'en mutlu olduğun yer,
uyumadan önce gittiğin yerdir..'
Kuyrukta sıra beklerken, Tanrı’ya ne söyleyeceğini düşünüyordu..
Af mı dilemeliydi? Yalvarmalı mıydı kendisini affetmesi için? Yoksa sağında solunda sırasını bekleyenler gibi yere oturup dizlerini mi dövmeliydi kanatıncaya kadar?? Önündeki kadın sağ elini yumruk yapmış sol göğsüne vura vura ağıt yakmaktaydı.. herkes ağlıyordu..
Günahkârlar kuyruğunda hiç kimse birbiriyle konuşmuyor hatta etrafına bile bakmıyordu.. Bir tek o sakindi.. içeri girdiğinde neler söyleyeceğini düşünmekten de vaz geçmişti..
O sırada tıpkı filimlerdeki gibi bulutların üstünde duran devasa kapı açıldı ve bir görevli gelip önünde durdu.. eliyle kapıyı istikametledi "yürü" der gibi, konuşmuyordu!.... Sıra çok uzundu oysa.. sıra kendisinde değildi.. ama adamın arkasına takılıp geçti bulutları ve kapıdan girdi!!
Ve hiç kimse!.
Sonra, birden beyninden kulaklarına inen o sesi duydu… “anlat" dedi.. "neden burdasın?” İtiraf bekliyordu Tanrı, günahları için.. ki, cezasını kesebilsin.. hafifçe güldü 'sanki neden burada olduğumu bilmiyormuş gibi' , diye geçirdi içinden.. ve…………. beynindeki uğultu sese dönüşüp, içinden geçeni söylemeden konuşmaya başladı…
"Sen söyle neden burada olduğumu tanrım" diye başladı.. "O iyi ve kötü huylarımı, o değerli ve değersiz duygularımı içime yerleştiren sensin.. İnsanları sev dedin.. ben de sevdim tanrım!.. ihanet günahtır diye buyurduğun söylendi ihanetin alâsını yapanlar tarafından, ama ben zaten hiç kimseye ihanet etmedim.. hiç kimsenin ihanet etmesine de sebep olmadım.. Şimdi buradaysam ve suçumu itiraf etmem bekleniyorsa, önce neden bu duygularla beni bezediğini, doğaya, hayvanlara, insanlara neden aşık olmama izin verdiğini anlat bana.. Bu mu suçum? Evet hatalar yaptım.. hata olduğunu bilmeden.. Hata yapan kullarına yardım etmezsen nerde kaldı senin gücün? İçimdeki o çocuğu al, utandırıyor beni diye yalvardım sana yıllarca, sen tuttun canımdan can verdiğimin canını aldın. O zaman sen söyle tanrım BEN neden günahkârlar kuyruğundayım?
Ve neden hâlâ affedilmeyi beklemekteyim??? "
Ceryan kesilmiş gibi birden tüm ışıklar söndü.. biri arkasından itti sanki.. ne kapı ne bulutlar ne de kuyrukta bekleyenler kalmıştı çevresinde.. "Tanrım ne olur cevap ver.. cevap ver banaaaaa" diye bağırırken, birden boşluktan aşağı düşmeye başladı.. başını vurmuş olmalıydı.. acıyla bağırınca, bir el usul usul saçlarını okşamaya başladı..
konuşanlar vardı!!
“çok başarılı geçti ameliyat” diyordu biri diğerine..





