10 Şubat 2017 Cuma

"öylesine duygusal takılmalar" ... ... .... .... .... .... .... .... demişim ..

7 yıl önceki yazımı okudum az önce..
Aradan geçen yıllar, ne çok şeyi değiştiriyor Tanrım..

Günlerdir hiç bir şey düşünmeden penceremden dışarısını seyrediyorum.. Bomboş bir kafa ile!! Sanki elimde bir silgi var ve aklıma takılan ne varsa hemen anında siliveriyorum görüntüyü. Silmek uzun sürünce de yırtıp atıveriyorum hepsini hayalimde seyrettiğim denize!...

O sırada bir gemi geçiyor uzaklardan sisin altından zar-zor seçtiğim... VE, sanki o an bir fırtına kopuyor anılarımın denizinde.. dalgalar kabarıp yırtıp attığım sayfaları suratıma geri fırlatıyor ıslak ıslak!..

Bakıyorum böyle olmayacak, önce geçiyorum piyanomun başına.. deli gibi rast gele doğru/yanlış aklıma ne gelirse pedalın sonuna kadar basıp çalıyorum.. sonra,  her birini yeniden okumak için, buruşturduğum, göz yaşlarımdan ıslanmış sayfaları düzenleyip yeniden okuyorum kaldırmadan ya da gerçekten yırtmadan önce...

Ama .. O DA NE??? Yok hayır!!.. ben.. ben yazmış olamam bunları.. diye düşünüyorum O AN bana hiç bir şey ifade etmeyen bu yazılanlar için!..

Sonra... hiç etkilenmeden sanki bir başka kalemin dile getirdiği yazılar gibi düşünüp yeniden okuyorum arada bazı imlâ hataları görerek üstelik!! Dudaklarıma az bir şey, çarpık hüzünlü bir tebessüm yapışıp kalıyor.

Yıllar !! elinde kazma kürekle beklemiyor insanı .. ama o sınırsız sanılan duygulara vurdu mu kazmasını.. kürüyüp atıveriyor geçmişin çöpüne küreğiyle hepsini..

İnanın edebiyat parçalamıyorum.. En ufak bir duygusallık yaratmak çabası içinde değilim. Zaman zaman blog sayfalarımın geçmişine ziyarette bulunuyorum.. Yazdıklarımı aradan en az 6 - 7 yıl geçtikten sonra yeniden okumak ve öğrenmenin yaşının olmadığını ama unutmanın yaşa bağlı olduğunu yeniden öğrenmek hoşuma gidiyor..

Zira ZAMAN denen kahpe, insanın sadece bedenine indirmiyor balyozunu.. duygularını da törpülüyor .. anılarını savuruveriyor.. arada sırada yapmaman gerekenler geldiğinde aklına suratına tükürüyor..

Aynaya baktığın an ise, onun, "zamanın" en mutlu olduğu an!.. Çünki sadece o zaman onunla yüz-yüze gelebiliyor insan.. O nedenle bazı yazılarımda salaklığıma kızsam da, bazı şeylerin oluşacağını önceden hissedebilmiş olduğuma seviniyorum.

Ancak... çok ender olarak tam 7 yıl önce yazdığım bir yazımı sanki dün yazmışım gibi hissedince, aradaki duygu farkını "varsa eğer" yazan hariç, okuyan fark edeceği için sizlere yeniden sunmaya karar verdim.


***
Dikkat ettim, sınırsız coşkular ya da derin, dipsiz acılar yaşamayan insanların hayatında büyük çöküşler olmuyor. Yani, yaşamayı sadece bir görev olarak kabul edip çizdiği ya da çizilen sınırlar içinde kalan ve kuralların hepsine sorgusuz sualsiz uyan insanlar için coşku ile delilik arasında pek bir fark yok..

"Huzur" denince, genelde nedense akla çarşaf gibi denizde süzülen beyaz bir yelkenli gelir.. İz bile bırakmadan süzülen bir sessizlik!! Eğer batma tehlikesi yaşamamış, dalgalarla boğuşmamış, korkunun elini tutmamış ve acıyı göğüslememiş iseniz, bilin ki, o görüntü, sadece bir manzaradır. Huzurun ne olduğunu gerçekten bilen ise, dümende olandır, o fırtınayı yaşayan ve atlatandır. Yani hak edendir!.

Akıl yaşta değil baştadır diyenler eminim kendilerince haklıdırlar.. Benim de haklı olduklarını düşündüğüm zamanlar yok değil. Ama çelişkilerim var.(her konuda olduğu gibi!!) Gün be gün azalacağına artmakta üstelik!  Biliyorsunuz, hata yapmak, insana yol-su- elektrik olarak olmasa da tecrübe olarak geri dönüyor!.. Onun için hatalarından dolayı insanın kendini küçük görmesi de söz konusu olmuyor bu nedenle..

Amma velâkin bazı erdemleri vardır insanın, bozulmadan saklanmasına özen gösterilen.. Feragat sayfasına hiç not düşülmemiş olan.. Ben onlardan bahsediyorum.  Yoksa, insan kendi görgüsünden, kalitesinden  ve insanlık düzeyinden ödün verirse ancak,    bu onun kendi gözünde küçülmesine sebep olabilir.

Bu nedenle bugünlerde yaşamakta olduğum çelişkilerimde çok zorlandığımı hissediyorum.. ve bu derece yıpratıcı üzülüşüme katlanamıyorum..

Ama bir tesellim var... Yok hayır orhan babanın şarkısından bahsetmiyorum!!  Gerçekten bir teselli bu.   
Size de öğüt olsun!

Bir şey yitirilmişse, hiç üzülmeyin..
Çünki artık hiç eskimeyecektir!
Ve tek tesellisi budur!


6 Şubat 2017 Pazartesi

Bugün özel bir gün..

 
Nice güzel yıllarını,
eşinle ve evladınla
sağlık + varlık
içinde yaşamanı diliyorum kızım..
 
 
annen