Bugün canım klâsik müzik dinle(t)mek istemedi.. Bu şarkıyla ve bu muhteşem yorumla kutlamak istedim Şeker Bayramınızı..
Bayram şekeri niyetine,
Sunduğum bu şarkıyı,
isterseniz açıp dinleyebilirsiniz!
"gelmişine geçmişine." diye hürmetler sunacağınız bayramlık anılarınız varsa eğer!..
Ayıpsa ayıp!!
Uzanıp Kanlıca'nın orta yerinde bir taşa
Gözümün yaşını yüzdürürüm hisara doğru Bi lodos lazım şimdi bana bi kürek bi kayık Zulada birkaç şişe yakut yer-gök kırmızı Söverim gelmişine geçmişine ayıpsa ayıp Düşer üstüme akşamdan kalma sabah yıldızı Ah İstanbul İstanbul olalı Hiç görmedi böyle keder
Ne acı ne acı insan kendine ne kadar yenik
Yapacak hiç bişey yok gönül bu sevdi Yeni bir ten yeni bir heyecan, bilirim üstelik Bi lodos lazım şimdi bana bi kürek bi kayık Zulada birkaç şişe yakut yer-gök kırmızı Söverim gelmişine geçmişine ayıpsa ayıp
Bir hikâyesi olmalı bu şarkının diye düşündüm.. aslında herkes bir hikâye yazmalı bu şarkıyı dinlerken.. kendi hikâyesini.. sanki yaşamış gibi.. Yaşanmış gibi! Aslında yaşanmış olması da gerekmiyor.. Çünki, zaman aşımına uğrayan nice yaşananların yaşanıp yaşanmadığı konusunda çelişkiye düşebiliyor insan..
Ancak bilirsiniz, masallara konu olabilecek kadar güzel ve doyumsuz da olsa yaşanan bir olay, genelde kahramanlarının akıllarının ucundan bile geçmez ne aşkın ne de nefretin kahramanı olmak ..
Akşamdan kalma sabah yıldızı, akşamdan kalanın üstüne düştüğünde, kendine yenik olmanın acısı ile perdeyi kapayanın şarkısıdır bu bence..
Roman olması mümkün değil.... hikâye de olamaz.. Olsa olsa bir kısa bayramlık masal olabilir diye düşündüm.. elde horoz şekeri!!!
Siz en iyisi dinleyin şarkıyı öyle karar verin.. Anlayacağınız.. deliye her gün bayram!!
Yıllar öncesiyle, dün'ü harmanladığımda, suyun üstüne çıkanlar var.. Tek cümleyle de olsa bazı ifade edilen duygular,solmadan yaşayan köksüz nilüferler gibi suyun üstünde yaşıyor ..
“Sizinle konuşmak hayattan ders almaya benziyor ve bunun için size minnettarım” diyor bir genç dostum.. ve hiç aklına gelmiyor,“kendine bu dersleri verdin mi?” diye sormak!.. Ama yine de okudukça anlatılamaz ölçüde mutlu ediyor beni.. Tıpkı, yıllar önce “sizi tanımanın zenginiyim sıcak insan” diyen, bir meslekdaşımın da mutlu edişi gibi!..
Bana “okyanus yüreklim” diyen..“kalemimin incisi” diye seslenen.. bazı sevenlenler için “mami” oluşum, pek çoklarının “hocam” veya“öğretmenim” olarak seslendiğisayısız dostlarım.. Ses ver/e/mediğim anlarda, yolunu bulan su gibi, benden haber almayı bilen ve o yolu ..su'da bulan dostlarım.. gri saçlarımın kahkahalarındaki yaşları gören dostlarım.. Beni her gün, her gün bıkmadan arayan.. aramasalar da düşündüklerine emin olduklarım! Yorumlarına inanılmaz ölçüde değer verdiklerim.. iki satırla da olsa, fikirlerinden beni yoksun bıraktıkları için kırıldıklarım!..
gidenler geliyor aklıma.. Bir geçen olsa cam önünden hızla, can evimden vuran kaçıyor sanıyorum.. Hayâller karışıyor anlayacağınız, Sapıtıyorum!
“Geri tepmesidir anıların” diyor doktor.. "normaldir" .. dedikten sonra "Eşşek tepmesinden beterdir ama" diye ekliyor! Sonra, tepkisizliğime bakıp, 2 ilaç daha ilâve ediyor!.. suskunluğuma sebep, Anılarla eşeklerin eşleşmesi.. bilmiyor! Güzel insanlar, Bilgisayarıma yollanan virüsün yok edici gücü neticesinde, yazdığım tüm yazılarımın silindiğini yok olduğunu söylediğimde, silinenler içinde biri bitmiş diğeri bitmek üzere olan iki kitabımın da olduğundan söz ettim mi sizlere bilmiyorum.
Şimdi, zamanında, yazdığım bölümlerin çıktısını alıp dosyaladığım için, elimde kalan tek şey olan, "Cehennem Deresi " adındaki kitapçığımın, bu kalan tüm bölümlerini sizlerle paylaşmak istiyorum.. Yine her Cuma, 'devamı var' olarak!! Yazılanlar bitene kadar! Ondan sonra devamı olur mu olmaz mı, inanın ben de bilmiyorum.. Tıpkı, bunların da sizin için bir anlamı var mı, yok mu,.. onu da bilmediğim gibi..
Sözün özü,
Pazarlarınızı, her pazar beni hatırlayın diye size bırakıyorum..
eğer bir beddua, şiir gibi, müzikle ve böyle vasiyet gibi sunulursa..
boğazında düğümlenen hıçkırık olayım
unutma beni, unutama beni! ..
Gözünden damlayamayan göz yaşın olayım
Unutma beni, unutama beni ..
Gölgen gibi adım adım
Her solukta benim adım
Ben nasıl ki unutmadım
Sen de unutma beni, unutama beni!
cevabı bu olmalı! (bence !!!)
Öyle sarhoş olsam ki
Bir an seni unutsam
Öyle sarhoş olsam ki
Bir daha ayılmasam
Herşey bir rüya olsa unutarak uyansam.. Bir başka dünya bulsam, içinde sen olmasan!