Çünki şu an, ben de sanki hiç olmamış gibi kabul etmek istediğim adeta can çekişerek geçirdiğim 12 günü, yanlış yapılan tedavi neticesi allerjiden doğan boğulma riskini, devamlı serum takılı oluşu nedeniyle o muhteşem yorumlara cevap veremeyişimi, kulağıma inen perdeyi, ses tellerimdeki sessiz isyanı ve bu arada grip aşısının beni paramparça hale getirişini ve daha pek çok şeyi geride bırakarak, biraz kırgın, çokça yorgun.. ama derinlerimde huzur dolu olarak evimdeyim ve yanınızdayım!..
Şimdi, (yaşadığım onca şeyi sanki hiç olmamış gibi düşünsem de) hak edip etmediğim konusunda şüphelerimin olduğu bunca yoğun ilgiye, sevgiye, nasıl olur da sadece sıradan kuru bir, ”herkese teşekkürler” diyebilirim??
“herkes” olarak görmemin mümkün olmadığı güzel insanlara, özel insanlara, yaşama tutunma nedenlerimin mayası olanlara.. DOSTLARIMA, yüreğimin sevgi dolu şükranlarını sunmadan nasıl ilgisiz kalabilirim?
Beni neredeyse her gün telefonla arayanları, konuşamadığım için üzüntüden ağlayıp beni üzenleri :)) sesimi duyup tanıyamayanları!! "ayyy ama hasta gibi konuşma hocam" diyenleri .. Bir telefonumla "hadi" dememi, ellerinde çorba kâseleri ile bekleyenleri.. hatta hatta beni tanımanın bir ayrıcalık olduğu fikrinden vazgeçenleri bile .. nasıl unutabilirim??
Bana “hişşşt gülsen hanım şakası yok bu işin…” diye seslenip beni ciddi(!) bir şekilde uyaran ve bu sayfalarda iz bıraktığımı düşünen; … gelip “üşümemen için üstüne battaniye örttüm” deyip tüm duygularımı ısıtan; … beni, “özlenecek ender insanlar “..’ı içinde kabul eden; … “koca yüreğinden gitmeme manifestosunu açıklıyorum” diyerek kendi koca yüreğinin mührünü basan;.. “Çeri çöpü ayıklanmış bir hayatın başkaldıran seramonisi mi bu?” diye sorarak anlatamadığım izahı yapan; … "çünki siz emanetsiniz bize örnek aldığım müdürümden" dedikten sonra bloğun bensiz tadının olmadığını söyleyip beni güldüren; ... “en büyük coşkumun” ne olduğunu ya da ne olmadığını anlayan!!; … “sihirli bir değnek gibi yaşamlarımıza apayrı güzellikler kattınız” diyerek, varlığımın, gözümdeki varlığı kadar önemli olduğunu vurgulayan; … “çok içselleştirdim yazını” diye muhteşem kalemiyle satırlarımda kendini bulduğunu söyleyen; … “sen anladın beni mutlaka..” diyerek aslında beni anladığını ispatlayan; … "hiç yatıştıramadığı heyecanını" sayfalarımda bulduğunu söyleyen; ... “uzat kelimelerini bana da öpeyim her birini diyerek beni ağlatan … vee yazmasalar da okuduklarını hissettiğim güzel insanlara sadece teşekkür yeter mi ?? … arsız arsız sanki hiç olmamış gibi davransam, beni şaşkınlığa uğratan yoğunlukta, yokluğumu bunca hissedenlere lâyık olabilir miyim?
O zaman, beni sınıfın kapısında beklediklerini düşündüklerimin ve olmayan öğretmenler odasında olmayan varlığımın yokluğunu hissedenlerin yüzüne nasıl bakarım??
Bir haberle başlamak istiyordum yazıma aslında ama bunları yazamadan da duramadım..
Bundan böyle (blogcudan tanıdığım dostlarım bilir) yine Cuma günleri, sizlere kısa paragraflar halinde, bölüm başlıkları olarak oluşturmaya çalıştığım bir anlatının taslaklarını sunmak istiyorum.. Tıpkı “albümdekiler” de olduğu gibi, bilgi ve duygularına inanıp güvendiğim dostlarıma .. Bir nabız yoklaması olarak kabul ettiğim ve çok değer verdiğim menfi ya da müsbet değerlendirmelerinizi önemsediğim için..
Bir şiir okudum az önce .. beni düşündüren!.. Sizler de okuyun istedim..
Hadi .. şimdi sımsıcak sarılın bana…
Sizleri özledim! ve biliyorum.. adım kadar eminim ki, sizler de beni özlediniz :)
photo:flickr/kuytular/b.a.d - şiir/düş hekimi
"Yere düşünce mi,
yoksa yere düşemeyince mi
acır yaprağın canı?
Uzun, soğuk kışın başında
kalan son yapraksan
tüm yaprakları dökülmüş ağaçta,
yorgun çöpçüler süpürürken
solmuş anıları aşağıda,
daha sıkı tutunmalısın dalına.
Gayretle direnmelisin fırtınalara,
gözyaşların değil, terin karışırken kara..
Ve uzun,
ve soğuk kışın sonunda başlamalısın
bildiklerini anlatmaya
gelecek yazın yemyeşil yapraklarına!..."
yoksa yere düşemeyince mi
acır yaprağın canı?
Uzun, soğuk kışın başında
kalan son yapraksan
tüm yaprakları dökülmüş ağaçta,
yorgun çöpçüler süpürürken
solmuş anıları aşağıda,
daha sıkı tutunmalısın dalına.
Gayretle direnmelisin fırtınalara,
gözyaşların değil, terin karışırken kara..
Ve uzun,
ve soğuk kışın sonunda başlamalısın
bildiklerini anlatmaya
gelecek yazın yemyeşil yapraklarına!..."


57 yorum:
çok geçmiş olsun ve
hoş geldiniz...
teşekkür ederim sevgi.. beni ilk karşılayansın .. sanki yolumu gözlemişsin gibi!! :) ama neden sarılmadın anlamadım!!!
Gülsen hanım sanırım ağır bir duygu
yoğunluğu yaşıyorum,yorum yapamayacağım özür dilerim.
ondan mıdır..
düşmemeye karar vermesi kimi yaprağın...
hoşgeldiniz der..
atalet..
sarılarak.. =)
Sımsıcak sevgiler ile hoşgeldin. Hadi başla artık bildiklerini anlatmaya, gelecek yazın yemyeşil yapraklarına, sen eğitmen sen öğretmen, yeşermeye hazır yapraklar sana emanet...
gribim size bulaşsın istemedim çünkü :)
Usta ne derse o!!
Yoksa hortlak görmüş gibi mi oldun ustacım???
yani o kadar da değil :)
aslanım atalet sarıl !!!
kim korkar vircinya... ay pardon gripten!!!
Valla ne olursa olsun dalda kalmak güzel.. tabii şimdilik!!! :)
yok o kadar da değil sevgili yaşamınkıyısında.. ben bildiklerimi unutmamaya razıyım!!bir de sevdiklerimi.. :)
mikroba mikrop etki etmiyor sevgili Sevgi!!! ediyor da... mikrop yine de nakavt!!..
yani doktorun yaptığını yapabilirsin. :))
Sayın Hasret senfonileri, sevgili Gülsen hocam,
Lütfen uzatırmısınız o mübarek elinizi öperek hoşgeldiniz demem için.
Şifa dileklerimizi yolluyorduk engel olunacağını sanmıyorum çünkü rabbim sevilene yardım eder engel tanımaz dua ile gönderilenleri sahibine teslimde öncelik tanır. Dileklerimizin size ulaştığına eminimi ki şu an aramızdasınız ve etrafınızı çevreleyen dostlarınızlasınız.
Şükürler olsun ki görebildik.
Saygıyla selamlıyor ve hoşgeldiniz diyorum.
Bende mübarek el ne gezer ilâhi sevgili Haykırış.. Ayrıca yukarıdakiyle aramız pek iyi değildir.. onu karıştırma istersen.. :) Hani bir lutuf ihsan eylemişse sebep sen olabilirsin!!!
Çok sevinçli olduğumu yazmaya gerek var mı?
...neyse hoşbulduk!!!
O yaprak dalında kalsa da, yere düşüp çöpçüler süpürmeden düştüğü ağacın toprağına karışsa da yine de canı acımasa.Ki O can bayram öncesinden şu canımın içinde sarmalanıp durdu dememin şu anda bir faydası yok.Aynen öyle oldu... Sesini duymak için büyüyen dayanılmaz özlemimin üstü (ateşin üstünü külle örtüp o ateşi uyuyan ateş haline getiren)dualarım ve seni erenlere emanet etmemle örtüldü.Şükür ki sana yeniden kavuştuk dostum. O ağaçta yeniden yeşeren yaprak sen ol dilerim.Dilek
sevmenin bir nedeni yoktur bilir misin diyeceğim ama bilirsin elbet, çünkü sen de nedensizce sevenlerdensin.
ağlattın beni, hem de pazar günü, hem de güneşli bir günde, hem de nedensizce severken hem de gülerken, ağlattın beni.
Ah... o dalda yeniden yeşeren yaprak olmak ne mümkün sevgili dileğim... eşyanın tabiatına aykırı bu! Ben, ağacı (bir tek damla bile olsam)besleyen olmak isterim ki yeni yapraklar yeşerebilsin ve tıpkı senin gibi o yeni filizlere, davranışlarım-düşüncelerim ve geçmişimle bir örnek teşkil edebilsin sevgili Sufi'm..
Bu mümkün mü? Hiç sanmıyorum... keşke olsa!
Erenlere selâm olsun onları seviyorummmm.. :)
""ÖDEŞTİK!! dersem, çok mu sadistçe davranmış olurum bilemem sevgili novella.. Ben bu tür ağlayışı, gereksiz pek çok gülüşe tercih ederim.. seni bilmem???
"aslında hiç bir şeyin ters gittiği yok, sadece şeytanın işidir rast giden" derdi annem olumsuzluklar karşısında...
biz rutin hayatımızı yaşamaktayız ama ah o yanlış teşhisler!!! yaşadığım kanser korkusu ve korkunç bir içgüdü ile reddettiğim terapiler ve ben bu gün şeytanın tekerine çomak sokmakla ne güzel bir şey yaptığımı düşünüyorum...
...
bazen insan sadece kendini dinlemeli,
size bir köy yaşantısı önermiştim ve inat ediyorum halen...
deniz kenarında sakin bir köy ve artık modern dünyanın çöplüğü olmamak gerek kabilinden önerimi yineliyorum...
ben geçip gideceğine inanmıştım o illet her ne ise ve umudum vardı o yüzden boşluğu karman çorman yazılarımla doldurmuştum, biliyordum boşaltılmayacağını...
...
hoş geldin öğretmenin
ve
hep hoş kal,
zamanı geldiğinde hep birlikte gideriz...
...
sağlık ve sevgiyle...
ben gidişlerin sırasız olanını görenim Asi biliyorsun.. O çomak elime bir geçse onu şeytanın tekerine sokmayacağım kesin!!!! :)
Yalnız çok enteresandır bu yazımda verdiğim ana habere (benim için) hiç ama hiç değinilmediğine göre, demek ki önemsenmedi diye düşünmekteyim!!
Bir insan tanıdım ve bütün hayatım değişti diyerek başlamak istiyorum, tüm masal kahramanlarımı gözümde sıfırlayan ve gerçek yaşamın içinde gerçek bir kahraman; sevgili Mamy'im...
Blogcuda henüz çaylak bir blog yazarı iken diğer tüm bloglardan farklı olan blogunuzu keşfettiğimde yaşadığım heyecanı anımsıyorum bir, bir de benim blogumu ziyaret edip de yazdığınız o ilk ve çok özel yorumu. Yazınızı okurken gerçekten film şeridi gibi gözümün önünden geçti tüm yaşanılanlar, yaşadıklarımız, paylaştıklarımız, gidip gelen elektronik postalar, telefonlar, yudumlanan o çok özel çayın tadı, yenilen Kup Griyeler,kuymaklar, hangi birini sayayım ki... Ne çok anı ne çok özel an var hafızamda hiç unutmak istemediğim.
Benim için artık blog demek Siz demek, kendi sayfamdan önce sizin sayfanıza uğramak demek, yazılarınızla güç bulmak demek, yokluğunuz öyle uzun ve zor geldi ki bana. Bir daha sınıfı Siz'siz bırakmayın ne olur...
Blogcuda her hafta heyecanla arkası yarın gibi beklememin bir nedeni olan ve Albümdekiler'i bizlerle ilk orada tanıştırdığınız gündür Cuma'lar. Ve şimdi aldığım bu haber yine aynı heyecanı yeniden duymama neden oldu. Benim için bu "CUMA BULUŞMALARI" nın çok ayrı ve çok özel bir yeri var. Kaleminizin gücünü her şiirinizde, her yazınızda bize hissettirirken şimdi bu yeni paylaşımda bizleri nasıl güzel bir yolculuğun beklediğini hayal bile edemiyorum.
Çok uzattım biliyorum, son olarak size çok büyük geçmiş olsun diyorum ve verdiğiniz bu güzel haber için de kendi adıma teşekkür edip nasıl da sabırsızlıkla beklediğimi bilmenizi istiyorum.
Yinelemekte zarar yok değil mi sizi ne kadar çok sevdiğimin?
Güzel bir yorum... diğer tüm yorumlar gibi.. ancak bu aynı zamanda özel bir yorum!!!
Verdiğim haberin fark edilmediği veya önemsenmediği düşüncesini biraz buruk yaşarken gelen bu yorum!!!
Belki de henüz vakti gelmemiştir
O CUMALARIN!!!
İnsanın sevdiğine sevdiğini söylemesi kadar güzel doğal ve insanca bir ikinci duygu tanımıyorum ben sevgili Nihansu'm.. Ne güzelmiş o seni tanıdığım gün meğerse!
Gülsen öğretmenim, hoş geldiniz, hoş geldiniz... Ne güzel, sizi yeniden böyle yeni projelerle, yeni umutlarla dönmüş görmek. Telefonda konuşamayışınız nasıl da oturmuştu içime. Sizi o halde konuşmak zorunda bıraktığımı düşünmek nasıl da canımı yakmıştı anlatamam. Ama hastayken insanın kimseye tahammülü olmayacağını düşünüp, beklemekten başka çare de bulamadım.
İyi olduğunuzu, aramıza dönüğünüzü göremketn inanılmaz mutluyum. Sımsıcak sarılmak istiyorum. Ve de yeni projenizi heyecanla bekliyorum. Biliyorsunuz Albümdekileri de ilk okumaya başladığımda, onların blog sayfasında kalmaması gerektiğini baştan beri düşünmüş ve belirtmiştim. Albümdekiler müthiş bir başarı kazandı. Yeni başarılara da imza atacağınıza çok am açok eminim. Bu arada ne zaman çağırırsanız koşup geleceğimi de hatırlatayım. Tekrar hoş geldiniz Gülsen öğretmenim, sağlıklı ve huzurlu olmanız dileklerimle...
BİR MAİL ALDIM AZ ÖNCE "BÖYLE HERKESE LâF YETİŞTİDİĞİNE VE KİKİRDEDİĞİNE GÖRE İYİLEŞMİŞSİN SEN" DİYORDU... NE GÜLDÜM ANLATAMAM..
YENİ DÜŞÜNCEMİ de FARK ETTİĞİN AYRICA TEŞEKKÜR EDİYORUM AKGÜL'ÜM..
güzellik ve iyilik sizlerin yüreğinde..
"önümüzdeki hafta çarşamba günü belki??"
... Ve yaz gelecek, o yemyeşil devasa yaprakların gölgesinde, sessiz, dingin, sağlıklı günler bekleyecek, kelebekler-arılar yine konacak...bazen bir iki satır , bazen romanlar şiirler dolusu kelamlar edilecek, bazen hiç konuşulmayacak, birbirini anlayanlar aynı geminin içinde kış olmayan sıcak ummanlara açılıp uzun yolculuklar yapacak... ne güzel tanrım, bu döngü uzun yıllar böyle devam edecek...
Kökleri derinde olan çınarların yapraklarına birşey olmaz sevgili Gülsen Hocam, arasıra fırtınalar çıkar, düşmeden sallanırlar, hepsi o kadar!
İyi pazarlar..Sevgiler, Saygılar Hocam
Hep aklımda olan ve bugüne kadar yazamadığım bir şey var sevgili Jivago.. Ben seni hep uzak uzak diyarların kaptanı olarak düşünüyorum nedense.. Bazen kendi kocaman gemisinden kaçıp bir taka ile kendi gemisi ile yarışan!!..
Köklerimden memnunum.. bana hiç ihanet etmediler bugüne kadar ve beni hiç yanıltmadılar. Tekerrür eden bir tarih gibiyim :))
Bugün, bu pazar size uğrayıp gözleri sulanmayan var mı!..
Hani oğluş sorsa neden ağlıyorsun? tek cevabım uzaktan uzağa sevmenin, merak etmenin, yanında olamamanın ve özlemenin bedeli bu olsa gerek diyeceğim.
çok geçmiş olsun hoş geldiniz ..Anlatmalarınızın hiç bitmemesi dileğiyle sevgili gülsen hocam..
teşekkürler sevgili mimarım.. çok bekledim o güzel meyve ağaçlarının altında seni ama sen hiç evde değildin!!! :)) hasret telafi edilemez ama ilerlemesi engellenir ne dersin sevgili bilge?
Önce geçmiş olsun, sonra hoş geldiniz diyorum. Evet, bir kikirdeme söz konusu olduğuna göre iyi olmuşsunuz demektir, diyebiliriz:) Ama haberiniz olsun ben, kahkahalarınızı duyuncaya kadar sizi merak edeceğim.
Ama hocam..Cumaya çok var daha! En kısa sürede kitaplığımdaki yerini alacağını umut ettiğim, yeni kitabınızla ön buluşmalarımız için şimdiden sabırsızlanmaya başladım bile..
**
Şimdilik buradan sevgilerimi gönderdim ve sarıldım ama..Zamanı gelince sarılıp, koklayıp öpeceğim sizi:)
Lodoscum az önce konuştuk kahroluşumu anlatmaya çalıştım Haydarpaşa Garının hemen evinim karşısında cayır cayır yanışını seyretmekteyim... itfaiyeyi aradığımda bize bir bildirim yok diyen zihniyete ve CHP nin yüz karası kadıköy belediye başkanının verdiği demeçlere lanetler yağdırmakla ve hiç durmadan ağlamakla meşgulüm..
evet bana kikirdemek bile haram!!
Üzülmeyin demek zor, ben bu kadar üzülürken ama..sizin üzülmemeniz gerekli..
Yangın kontrol altına alınmış..bina yaşamaya devam edebilecek gibi..
Dikkat edin kendinize..lütfen.
ayfer
Geçmiş olsun iyi olmanıza çok sevindim.
Ben de aynı cümleyi sana senin kardeşinden alacağın ve paylaşacağın haberle yazmak istiyorum ve buna yürekten inanıyorum sevgili Şirvan.
Bizim yolumuz biraz uzun; ama ben de onun iyileşeceğine inanıyorum.
Sevgili Gülsen Hocam,
O güzel duygu yüklü yazınızı satır satır okudum. Çok şükür ki yeniden bizlere "merhaba" derken ve yürekten teşekkür ederken aynı zamanda bizlere örnek olacak o hayata tutunma azminizle ve güzel haberlerinizle yine karşımızdasınız...
Hasretliğin ardından önce size özlemle sımsıkı sarıldım. Sonrada o içime işleyen güzel şiirinizi durup durup düşünerek ve her kelimesini öperek okudum.Yüreğinize ve usta kaleminize sağlık Hocam. Artık Cumaları iple çekeceğim. İnanıyorum apayrı bir lezzet ve farklı bir sinerji olacak her bririmiz için bu yazılarınız...
Bu arada maalesef Haydarpaşa çatısında çıkan yangını üzülerek tv dan izledim. Daha dün gibi anımsıyorum eşimle geçen yıl bu zamanlar video çekimi yapmıştık o tarihi mekanda!(http://izlerveyansimalar.blogspot.com/2010/01/dogu-ekspresi-ile-anadolu-manzaralar.html)
Otel yapılacağı söylentileri ve bu yangın!!! benzer pek çok tarihi mekanın başına gelenleri anımsatıyor gibi!..
Dikkatsizlik mi?sabotaj mı? şimdilik bilinmiyor!Yangın kontrol altına alınmış!bir yığın zarar, ziyan...
yürek yangınlarımızı söndürmeye yetmeyecek hiç biri ama her şey bir yana siz bir yana:)neyin kadri kıymeti bilinmiş ki bu ülkede!bizim için siz önemlisiniz Hocam, üzülmeyin, yorulmayın..
Sağlık, sevgi ve huzur dolu geçsin günleriniz...Tekrar sevgiyle öpüyorum hocam
Sevgili öğretmenim hoşgeldiniz.Geçmişler olsun,sağlığınızda bu ne şansızlıklar dedim.Umarım ve dilerim ki gelecekte sağlınızla ilgili sorunlar olmasın.Sizsizlik çok kötü öğretmenim.Yaprakların daima yeşereceğini,bizim de hayran hayran okuyacağımızı sevinçle karşılıyorum.Sımsıcak sevginiz beni ne çok ısıtıyor biliyorsunuz siz.Sevgiler ve selamlarımla...
Yok usta bildiğim bir hastalık yok
bilmediklerim mümkün.Dün gece yazını okurken bir betlik yaşadım,
dışarı çıkmak zorunda kaldım.
Şiir çok güzeldi.ama bazı yapraklar
vardır,kara bile inat yaşar ertesi
baharı görmek için.
Var oluşuda yok oluşuda acı vermez yaprağa,yaşama kattıkları vede kacaklarıyla mükafatlandırmıştır onu yaratan,gelişi gibi gidişide bereket doludur.
Ya hayata bıraktıkları,ya cansuyu oldukları,bu her şeye değer...
Saygılar,kucak dolusu sevgiler...
Hani "şahtı şahbaz oldu" diye bir lâf vardır ya sevgili Esmir işte ben öyle oldum!! Yani değil kahkaha atmak hafif tertip kikirdemek bile haram bana .. Tarifini yapamayacak kadar üzüldüm o yangına.. Ben bir kere daha anladım ki ben, ülkemin taşını toprağını anılarını tarihini çok seviyorum.. belki saniye saniye o yangını izleyişimin de etkisi oldu bu yoğun üzüntüme bilemem..
Bir minik açıklama: artık sadece diğer bloğum "kuytular"da yayınladığım şiirler bana ait.. Bu, düş hekiminin bir şiiri, fotoğraf da oğluma ait..
Cuma günlerine gelince.. bir deneme yapmakta fayda var diye düşünüyorum.. Albümdekileri de yayınlarken tefrika gibi çok tereddüt etmiştim.. Eleştiriye çok açık oluşum ve öğrenmeye aç olan bir beynim oluşu nedeniyle sizlerin eleklerinize ihtiyaç duyuyorum bu yüzden sevgili Esin.. Eleyip hataları, eksikleri bulmanız açısından..
Newbahar pazar yazılarımda sohbeti yeğliyorum artık.. Cuma günleri ise sizlere yeni bir romanın yapraklarını aralamayı düşünmekteyim.. Belki gözler orada daha çok sulanır..
Oğluşa edeceğin izaha "hem de tanımadan" başlığı atmayı unutma!!
Biliyorum sevgili Arzu'm.. zira aynı duyguyla ben de ısınmaktayım.
teşekkürler ediyorum devamlı ve azalmayan ilgine..
Artık içeri gir ustacım üşütürsün allah etmeye! :)
Kış gününe bir adım kala; bir adım bahar yaşanmış burada... Öğretilerin kalemi, kalemin insani ruhu; geçmişler olsun diyorum size.
Çok geçmiş olsun ve hoşgeldiniz.
Tüm yaprakları dökülüp, yağmurla çamurla toprağa karışmış o ağacın, doğaya inat ısrarla dalında kalan ve hatta hala yemyeşil olan o tek yaprak gibisiniz, vakur ve güçlü. Rüzgara tipiye kara rağmen. Öyle ki; bahar gelip yeni minicik filizler verdiğinde ağaç, yol göstereceksiniz onlara duruşunuzla ve yaşadıklarınızla.
Sevgiler Gülsen Hocam
Hoşgeldin sevgili Güven.. az önce sayfalarındaydım.. gecikmiş bir kavuşma olarak düşünüyorum ziyaretlerimizi..
Güzel duyguların ve dileklerin yüzümde özlediğim bir tebessüm yarattı sevgili çınar.. teşekkürler canım..
evet haklısın sevgili Tufan.. çünki hem varken hem de yok olduktan sonra bile faydalıdır geride bıraktılarına..
Benim blogumun adı "yapraklar" gibi!..
sımsıkı sarıldım o kocaman yüreğiize yüreğimden...
çok ama çok geçmiş olsun. ve hoş geldiniz yine, yeni, yeniden...
o yürek, inan bana beenmaya sizin gibi yüreklilerle kuşatıldığı için koca yürek oldu.. eğer öyleyse tabii :))
Oh çok şükür:)Hoşgeldiniz Gülsen öğretmenim.Görmeden,dokunmadan, tanımadan sever mi insan? Severmiş. Hemde onun acısını ta yüreğinde hissederek,sevinci içini titreterek severmiş.Bende yeriniz çok özel öğretmenim.
Yokluğunuzun sebebinin rahatsızlığınız olduğunu geç öğrendim.Çok geçmiş olsun.Umarım sağlığınız,keyfiniz yerindedir. Kelimelerinize kavuştuğumuza göre sorunun cevabını da almış oldum aslında.Cuma buluşmalarınızı merakla bekliyorum.Öperim ellerinizden sevgiyle ..
!:(çok çok geçmiş olsun hocam, ben sizi bayram münasebetiyle tatile gittiniz diye düşünürken hastalık olasılığını hiç aklıma getirmemiştim, üzüldüm, tekrar çok geçmiş olsun umarım size dadanan hastalıklar pılısını pırtısını toplayıp bir daha gelmemek üzere bir ay sonra gidecek olan seneyle birlikte giderler...sevgiler
artık sınıfın kapısında beklemene gerek yok rahat rahat sırana oturabilirsin gülayşe!! içtenliğin içimi ısıtıyor..
İster istemez bir yıl önce başıma gelenleri düşündüm sevgili jediperim!! Aradan bunca geçen zamandan sonra sana yine böyle hitap edebildiğim için gerçekten memnunum..
Ama şimdi düşümdüm de o bir ay sonra geçip gidecek yılın içine
bana dadanan ne çok şey sığdırmam gerekecek .. bir daha gelmemek üzere gitmesi için..
çok geçmiş olsun sevgili Hasretsenfonileri...
keşke hiç karşılaşmasanız/karşılaşmasak böyle sağlık sorunlarıyla...
ama olmuyor ne yazık ki...
bir dostum trafik kazası geçirdi bir kaç ay önce...
benzer konuları onlada konuşmuştuk...
belkide şerden çıkan hayr... incelenmeye açık dostlukların kritik edilmesi oluyor...
hakettiğiniz bu ilgi ve sevgi için yaşadığınız mutluluk
inanıyorum ki bir parçada olsa silmiştir hastalığın izlerini...
tekrar geçmiş olsun...
sevgi ve sağlıkla...
sn:cuma günkü aktarımlar belki biraz daha uzun olur geçen yılkinden ve çabuk bitmez :)
HAKLISIN EVET.. ÇEKİLENLER UNUTULUNCA YA DA HATIRLAMAK İSTENMEYİNCE, GERİYE UNUTULMAMASI GEREKENLER KALIYOR SEVGİLİ SEDEN..
Cuma günü için bir şey diyemem, kim bilir belki de okuanlar "bari kısa kesse" de diyebilirler..:)
Sana hep geç kalıyorum sevgili Gülsen Öğretmenim.En son yazıdan başlıyorum okumaya...
Yorumları okuyorum her birine bakıp eveeet diyorum ,doğru.
Onlar kadar veciz yanıtlarım yok.
içimde taşıdığım hep köy öğretmeni olduğumdan mı nedir biraz kabaca yüreğim :)
Cuma yazılarınızı bazen pazar, pazartesi okyacağım korkarım.
ama birgün detayı -çay içerken karşılıklı-alacağım inşaallah.
Bu sefer sevgili kırlangıçın cümlesiyle koyayım noktayı
"hoş geldin öğretmenin
ve
hep hoş kal,
zamanı geldiğinde hep birlikte gideriz..."
Geç kalmak hiç gelmemekten evlâdır sevgili Nalân.. Ama, kendi yeteneklerine haksızlık edip, tevazuu denen herkese pek nasip olmayan duyguyu fazla dile getirme.
Cok cok gecmis olsun. Okurken cok uzuldum, neler neler yasamissiniz. Allaha sukur simdi hersey geri kaldi.
Bu kadar seveniniz, sizi dusunen esiniz dostunuz varmis. Orada olsam bir corba da ben yapardim.
Yorum Gönder