16 Haziran 2017 Cuma


…HANE’ ler!!   Ve …PARK’lar.. !!

Oynak bir lisanımız var.. Güzel Türkçemize bayılıyorum bu yüzden..  

HANE denince, Türkçemizde, insanın ilk aklına gelen  başını soktuğu evidir.. Hani pek çok kişinin iki göz bir HANEm olsun yeter diye düşündüğü..

Ama gözünü mü seveyim gözü mü çıksın bilemem bu oynak Türkçenin.. Bazı kelimelerin başına bir hece eklemiş!! Ortada ne hane kalmış ne de onu isteyen..

Başına gelebilecek hecelerden al “HASTA” hecesini mesela, koy HANE' nin başına.. !! Allah eksikliğini göstermesin ama muhtaç da etmesin. Bunun gibi PASTA’ yı al koy  veya MEY’ i al koy hane'nin başına..  Haa bir de KER var tabii…pek çok kişinin soyunun yetiştiği!!

***
 
PARK denince de sizin aklınıza ne gelir bilemem ama benim aklıma çiçeklerin yetiştiği, insanların huzur bulduğu, çocukların oynayıp koştuğu, gençliğin kaçamak yaptığı bir mekan GELMİYOR!!!

Özellikle bu kelimeyi başka bir kelime ile birleşmiş görünce nevrim dönüyor.. medikal / PARK gibi..

İçine girildiğinde, en lüks pastaHANEyi aratmayacak kadar bol ve süslü pastaları ve yiyecekleri ile… Damı tamamen cam kaplı muhteşem dizaynı ile ve kapalı mekanda yetişmiş çam ağaçları ile.. Göz alabildiğine uzanan ÇOK geniş koridorlarının yer mermerleri, duvar aynaları  ve terası ve lokantası ile medikalPARK, bir PARKı aratmayacak kadar huzur veriyor hasta insana İLK GİRİŞTE… Ohh diyor içinden bir ses hiç korkma ve üzülme bak etrafına bu hastaneye ölü girsen diri çıkarsın!!!

Ve tıbbın zaman zaman çaresiz kaldığı bir hastalığın teşhis edildiği bedenini gönül rahatlığı ile buradaki ilgili bölümde gerçekten muhteşem bir doktora  emanet ediyorsun..

Ama o da ne???? AMAN ALLAHIM.. Oldukça sık, (35günde 3 kez) yattığın yerin altından geçip  üstüne dönerek daire çizen ve Radyoterapi yapan o muazzam 4 adet devasa radyasyon veren alet tık diyor ve bozuluyor.. hatta bir başka gün tangır tungur tependen aşağı o koca aletin birisinin kapağı düşüyor..  Dışarıda seyredenler odaya girip yeterince su içmediğini söyleyerek aletin durmasında seni suçlu bulup su içmen için yarım saat mola diyerek dışarı çıkartıyor..
VE BU KIRIK ALETLERLE BEDENİNE RADYASYON VERİLİYOR. Nerene denk gelirse!!  
 
Bunu niye mi yazdım? İlgililere duyurulsun diye değil!
Bu hayati önemi olan olaya ilgisiz kalan, mesuliyet duygusundan mahrum biri/leri  varsa eğer,  ve ilgi duyması gerekenler, bir de üst makamı da işgal ediyorsa üstelik, dilerim aletin tamamı bir gün onların kafasına düşsün!.


gv

 

20 yorum:

Nihansu dedi ki...

Hangisine neye geçmiş olsun diyeceğimi şaşırdım Mamim... Çok şaşkınım, nasıl olur, niye hep sizi bulur? Yalnız böylesi bir olayı ve sitemi bile bu kadar ince naif ve su gibi okuttunuz ya bu yazının üzerine ne denir bilmiyorum. Tekrar tekrar hepsi için çok geçmiş olsun ve dilerim bu mesajlar ilgili yerlere ulaşır.

gülsen VAROL dedi ki...

Yapılan yorumların iznime gerek olmadan yayınlanmasına ok. diyeli, "yorum" yazanın kim olduğunu sayfayı açmadan göremiyorum. Yatmadan önce baktım "1 yorum" yazıyor.. Nihan'dandır dedim içimden yorumu açmadan.. ana kız duygu bağı gibi!!
İnan ben de şaşkınım orkidem .. Bedensel yorgunluğa gönül yorgunluğunun eklenmesi beni gerçekten yıprattı.. İstediğim tek şey, bu yazımı okuyan herkesin bunu sayfasında paylaşıp okuyanların dikkatine sunması.. İnşallah bu isteğim ciddiye alınır. İyi geceler bitanem.

Hanife Mert dedi ki...

Güzel cennet kokulu ülkemde artık hiçbir şey beni şaşırtmıyor. Herşey mümkündür. Çünkü dış güzelliğe önem verilir oldu. Dostlar alış verişte görsün mantığı. Hiç bir şey önceden düşünülmüyor, önlem alınmıyor... Ne diyelim size çok geçmiş olsun.

Arzu sarıyer dedi ki...

Geçmiş olsun sevgili Öğretmenim;kime ,neye güveneceğiz bilemedim...En iyilere ,acaba demek mi gerekiyor...Acı durumdan haberdar ettiğiniz çok teşekkürler.Sağlığınıza duacığım.

gülsen VAROL dedi ki...

Doğru düşüncelerin ve dileklerin için teşekkür ederim Hanife.. Her meslek alanında işletmecilik, ticaret yani bir anlamda kazanç mantığına dönüştüğü için her birime kök salmış durumda.

gülsen VAROL dedi ki...

Sevgili Arzu'm dualarını eksik etmeyeceğine inancım tam.. Yazımı sayfanda paylaşırsan sevinirim. Keşke herkes bu isteğimi yerine getirse..

Makbule Abalı dedi ki...

Önce okumadan yazınızı görünce çok sevindim.Daha iyisiniz ve tekrar yazıyorsunuz diye düşündüm. Altta bir yorum ve sizin yanıtınız. Bu da güzel bir işaretti. Ve sonra yazınızı okudum. İnanılmaz bir şey. O zengin Türkçemizde adı zor konacak bir olay; Sorumsuzluk, ihmal, aldırmazlık, patavatsızlık, beceriksizlik...
Aynı adı taşıyan hastane inşaatı Mersin'de evimize çok yakın bir yerde, yıkılan büyük bir Migros binasının yerinde devam ediyor. Yazınızı okuduktan sonra adı bile ürkütücü gelmeye başladı.

Hastalık -adı ne olursa olsun- insanın hassas olduğu bir dönem. İnsanın daha çok ilgiye, sevgiye, özenli bakıma ihtiyaç duyduğu günler. Güven duygumuzun zedelenmesi, hayal kırıklıkları, kırgınlıklar elbette yaşam kalitesini de düşürüyor.
Sizi çok iyi anlıyorum. Bir ameliyat sırasında yanlış dozda narkoz verilerek ölümden dönmüş biri olarak tepkilerin gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Büyük geçmiş olsun. Dileğim tekrar bir olumsuzluk yaşamamanız.
Rahatsız etmemek için telefon etmiyorum.Mesajlarım elinize ulaşmıştır sanırım.
Daha güzel bir dünyada daha güzel insanlarla, sağlıkla-huzurla yaşamanızı yürekten diliyorum.

.

ali zafer sapci dedi ki...

Geçmiş olsun, iyilikler dileriz.

gülsen VAROL dedi ki...

Temennilerini yürekten dile getirdiğini hissedebiliyorum Makbule'm.. O güzel ifadenle yazdıklarını zaman zaman merhem yaptığım oluyor!! İki şeye aklım takıldı .. ilki senin hastanede geçirdiğin ciddi olay.. Allah başımıza gelen bu tip her tür olaylardan korusun.. İkincisi de senden hiç bir mesaj almadığım.. hatta artık hiç güvenemediğim için hafızama, yeniden kontrol ettim.
Sistem, muhabbetimizi kıskanmış olmalı!! :))

gülsen VAROL dedi ki...

Ahhh sevgili Alizafer.. seni sayfamda yine görmek .. unutulmadığımı anlamak..
NE GÜZEL!!

Arzu Sarıyer dedi ki...


Blogumda yayınladım Sevgili Öğretmenim ,selam ve sevgiler.
http://arzusaryer.blogspot.com.tr/2017/06/bir-gercek_18.html

gülsen VAROL dedi ki...

Gördüm Arzu'm gördüm.. Benim değerli ve duygusal meslekdaşım sağol..

hikayelerdirgeriyekalan dedi ki...

şaşkınım üzgünüm öfkeliyim..Çok çok geçmiş olsun:(
o an tabii ki tepki verememiş olmanız çok doğal,peki daha sonra yetkilerle görüşme olanağınız olmadı mı? ya da çok yakınınız şu an aklıma oğlunuz geliyor, yetkililerle görüşme imkanı bulamazmıydı? bunların sebebi sorumlusu mutlaka birisi birileri vardır diye düşünüyorum..tekrar tekrar geçmiş olsun sağlıklı mutlu günler dilerim..saygı sevgilerimle

WebKenti dedi ki...

Çok çok geçmiş olsun

Esin Bozdemir dedi ki...

Çok geçmiş olsun Gülsen Hoca'm.
Ne yazık ki, sağlık sektörü ülkemizde bir türlü istenilen düzeye gelemedi. Tıpkı bahsettiğiniz gibi özellikle özel hastahaneler, adeta lüks bir pastahane ve otel gibi... Görsel açıdan göze hoş, temizlik yönüyle evet pırıl pırıl olmasına bir sözümüz yok, ancak asıl mühimi sorumluluk bilincinde olan donanımlı insan kalitesinde!. Çok başarılı, işinde uzman doktarlarımız var, hem de dünya çapında oldukça iyiler. Ancak kademe kademe pozisyonlar aşağılara doğru indikçe aynı şeyi, genellikle söylemek mümkün olmuyor. O araçların bu birimlerdeki asist. uzman vs. elamanlarınca, arızalı olduğu gözlenmeli, ilgili birimlere iletilmeli.Çünkü, hasta psikolojisinin, insanı böyle süreçlerden geçerken ne denli hassaslaştırdığı ve bu detayların - ki onlar detay denilmeyecek kadar ciddi bir durum - hasta ve tetkikler için ne kadar önemli olduğu bilinmeli!. Sağlık sorununa çare için gelen hastalar için, lüks görünümlü hastehanelerden daha fazla, asıl önemlisi; donanımlı, bilinçli, işini ve çalıştığı kurumu seven, hastasına ve sağlık kurumuna karşı kendini sorumlu hisseden insan kalitesi(n)dir. Ayrıca konusunda tecrübeli olmayıp, torpille de işe alınan.. vs. sahip olduğu işe tepeden inme geldiği için değerini bilmeyen de çok personel var. Ülkemizde ne, insana saygı var, ne değer, ne de adalet var!..
her şey göstermelik!. her şey.. hepsinin içi boş!.

Sağlık kurumlarında bile böylesine sağlıksız şeyler yaşanıyor.
Benzer şeyleri (kazaları vs.) yaşamış biri olarak sizi çok iyi anlıyorum. Tekrar geçmiş olsun Gülsen Hoca'm. Umarım söz konusu hastahanede gereken düzenlemeler yapılır, araçlar elden geçirilir, ilgili personellere de gerekli olan denetimler (eğitim ve cezalandırma vs..) yapılır. Şifalar diliyorum. Daima umutla..

Kaleminize, emeğinize sağlık..
En içten sevgi ve saygılarımla Gülsen Hoca'm..

gülsen VAROL dedi ki...

Tepkin çok hoşuma gitti sevgili Hikayem... Şimdilik bu yazdıklarımı bir gazeteye göndermekle yetindim. Henüz hastanenin onkoloji bölümü ile irtibatım kesilmedi.. Henüz ödenen o yüklü bedelin gereğini de tamamlamadılar.. Temmuz 20 de kontrol var bakalım!!

gülsen VAROL dedi ki...

Web kenti ilgine ve dileğine çok teşekkür ediyorum.. Güzel şartlarda tanışmak isterdim sizinle.

gülsen VAROL dedi ki...

Ah... Esin'im.... sarışınım benim.. ne güzel tepki vermişsin.. bayıldım inan. Çok ciddi ama bir o kadar da gerçeklere temas ederek ve son derece asil bir davranışın düşüncelerini kaleme almışsın.. Ben kızdığım zaman, hele de %100 haklı olduğuma inandığım konularda ... bir da üstüne üstlük karşımdaki allamae-i cihan bile olsa.. pespaye davranışlı ise eğer... beni anlayabilmesi için onun seviyesine inip onun lisanı ile ona hitap ediyor hatta küfür bile edebiliyorum. (kimseye söyleme aramızda kalsın) :) :)
Sana çok samimi bir düşüncemi daha doğrusu tecrübemi söyleyeyim Esin.. İLGİ, bir hasta için en büyük şifa..

Klio'nun Şarkısı dedi ki...

Ah Gülsen Hocam, geçmiş olsun! Hakikaten kabul edilecek gibi değil. Sizi o kadar iyi anlıyorum ki... Belki önceki yazılarımda okumuşsunuzdur, hastanede yapılan bir hata yüzünden oğlum maddi-manevi çok acı çekti. Tabii onunla beraber biz de... "Neden o hastaneyi seçtim?" diye hala kendimi yer dururum ve bu duygu beni hiç terk etmeyecek. 3.5 sene acısını yaşadı oğlum ve ancak geçen yaz iyileşti. Umarım iyi şekilde devam eder. İçimde hep bir tedirginlik. Söz konusu hastaneye karşı dava açtık. Lehimize sonuçlanacağını düşünüyorum. Lehimize de sonuçlansa bize yaşattıklarını asla unutamayacağız. Dava sonuçlanınca yazacağım yaşadıklarımızı. Ne yazık ki kimse işini layığıyla yapmıyor artık. Söz konusu olumsuz hizmet sağlık sektöründe olunca telafisi zor ya da imkansız şeyler yaşıyor insan. İnsana verilen değerin gitgide azaldığı dönemlerdeyiz ne yazık ki. Allah iyi insanların karşısına iyi insanları çıkarsın. Çok çok geçmiş olsun. Yazınızı da paylaşacağım. Sevgiler benden size...

gülsen VAROL dedi ki...

Buna ve bundan sonraki yazıma yaptığın yorumları defalarca okudum.. önce, daha sonra yazdığıma yaptığın yorumu cevapladım.. Şimdi buradayım.. Aradan geçen süre içinde kaç kere tekrarladım yazdıklarını bilsen. Söz konusu hastane BU hastane mi diye merak ettim anlayış kıtlığımın hoş görülmesini dileyerek..
Sana güzel evladına ve tüm ailene yüreğimin yettiğince geçmiş olsun diye haykırıyorum Sezer'im.. İzmirliler geçmiş olsun demez, "bu kadarla kalsın" derler.. Adanalılar da "eksik dua kabul görmez" der.. Yazımı paylaşmana çok sevindim.. Aydınlık ve huzurlu günlerle yaşayın..