Hani “BELKİ” diye düşündüklerimiz, sakladıklarımız, beynimize
kazıdıklarımız var ya!!
Bu yaşıma kadar hiçbir kelimeden bu kadar nefret etmedim ben..
Bu yaşıma kadar hiçbir kelimeden bu kadar nefret etmedim ben..
Henüz hiç biriniz bu virajı dönmediniz daha.. O nedenle “ah
bilmez miyimmm????” diye ahkâm kesmeyin hemen!!
Bugün yine aklıma üşüşen deli düşüncelerden kurtulmak için evde ne
kadar dolap varsa boşalttım!!.. Köşeli gardırobun oda kadar büyük köşe dolabının
içinde, kaldıramayacağımı düşündüğüm
büyüklükte bir dolap daha var içinde tül perdeler… kullanılmayan ama kaliteli
ne varsa saklama gereği duyduğum eşyalar var..
Oldukça zorlanarak uzandığım için, onu
biraz öne çekip içini boşaltmak istedim.. ve çektim!! AAA! Aaaaaaaaaaa!!! Dolabın arkasında bir bavul
daha var!! “belki”
diye düşündüklerimi yerleştirdiğim bir bavul! Hani, “belki lazım olur…” “ belki birisine
veririm..” diye düşündüğüm ne varsa!!
Ömrümde kendime küfrettiğim kadar HİÇ kimseye küfretmedim ben.. “soryyy” :)
Daha işin başındayken ve açtıklarım çektiklerim boşalttıklarım ortalığa
yayılmışken .. koltuğa oturup arkama yaslandım gözlerimi kapattım… baktım
hafıza daktilom çalışmaya başlamış… Onun “tık-tık” ları altında geçtim
bilgisayarın başına ve yazmaya başladım..
Bunca yıl.. az değil.. 80 yıl!!! Ne kadar “belki” diye düşünerek
parantez içine aldıklarım varsa, başladı gözlerimin önünden geçmeye.. Kimi
mahcup.. kimi arsız arsız gülerek.. kimi nanik yaparak, kimi önümde diz çökerek
sıraya girip geçmeye başladılar.. VAY BE!!
Düşündüğüm.. kabul ettiğim hatta doğruluğuna tüm kalbimle inandığım ne kadar
“belki” varsa yine yeniden hatırladım hepsini “hürmetlerimi sunarak” !!..
“belki ayıp olur..” diye
düşünerek yapmadığım, söylemediğim, iletmediğim ne varsa pişman oldum..
“trafikte takılmıştır belki” diye
düşündüğüm ama beklemeye devam ettiğim kişiler için harcadığım zamana pişman
oldum..
“belki yanlış anlamışımdır.. hatta belki yanlış duymuşumdur” diye
düşündüklerimden ..
“belki daha zamanı değil” diye tipik bir salak gibi düşündüğüm ne varsa
hepsinden..
Ve şu anda bunları yazmama sebep olan, darmadağınık dolap içinde ve odada yerlere saçılmış ne kadar “belki lazım olur” varsa!!
Sakın eksik bıraktığımı düşünmeyin “belki”lerimi.. Aslında yazsam
destanlar olur inanın ama, sizler de kendi “belki” lerinizi hatırlayın
istedim.. ve “O BELKİ” lerinizi defalarca.. yine yapacağınızı bilin istedim.

12 yorum:
Belki tekrar görüşme şansımız olur ... Ne dersiniz?
Günaydın sevgili Gülsen Öğretmenim. "Belki yeni bir yayın vardır" diyerek bloğunuza uğrayıp aradığımızı buluvermek nasıl da güzel... Yazınızı bazen tebessümle, bazen durup biraz düşünerek, bazen size hitaben estağfurullah diyerek sindire sindire okudum. Sizinle karşı karşıya hayali bir sohbet bile yaptım.
İnanın hepimizde belki' ler o kadar çok ki. Ama belki onlarla birlikte yaşamayı da öğreniyoruz. İnsanla konusunda kişiliğimizden ödün vermemeyi, eşyalar konusunda bir anı gibi dağıtmayı, anılarla ilgili olarak en vazgeçilmezleri saklamayı...
Akıl vermek değil de aklınızdan yararlanarak kendi belki'lerimi de bir gün gün ışığına çıkaracağım.Aziz Nesin'in nefis bir şiiri vardır. Bilirsiniz; "Arkadaşım Badem Ağacı" Duyarlı, naif, kırılgan insanlar bence hep o arkadaş grubunun içindeler.
Biraz zor ama, "belki" lerimi düzenlediğim gün sizi haberdar edeceğim. Blogda yeni bir yazım var; "sevmek Bir Ömür Boyu" Seversiniz sanırım.
İyi ki varsınız; Belki'leriniz, keşke'lerinizle...
Yürekten sevgiler.
Okurken yaşadım, içimde hissettim, izledim sizi âdeta o dolabı boşaltırken, o bavulu açarken... Tanıdık geldi tüm duygular, belki ben de geleceğimi izledim sizde. Ne şanslıyım ki bunca benzerlik, yol gösterici sizin sayenizde önceden bir sunum yapıyor duygularla, bak, gör, dinle, anla, hisset diyor, bunlar da olacak, bunları da hissedeceksin...
Tanıştığımızda 33 yaşındaydım, “hele 40’lı yaşlara bir gel, bir dönemeç olacak ve anlayacaksın” demiştiniz, sonraki dönemecimi de 50’li yaşlar olarak tariflediniz. Değişemem sanıyordum ama gerçekten de şimdi kendimi tanıyamıyorum bazen...
Bu nedenledir ki ben bir başka okudum, bir başka hissettim, yaşadım ve bunu da diğerleri gibi anlayarak içime sindirdim.
Gülsen Hocam, eşyalarınızla dostlarınızı ne kadar önem verip onları belkilerinin arasına alıp ne kadar güzel ifade etmişsiniz. İkisi arasındaki bağları ortaya çıkarıp, bizlere belkilerimize yaşatan her şeyi anlamamamıza sağlamak istemişsiniz.. Özellikle şu sözlerinize gerçekten hayran oldum ve gülümsedim.
“trafikte takılmıştır belki” diye düşündüğüm ama beklemeye devam ettiğim kişiler için harcadığım zamana pişman oldum..
İlk yıllarımda benimde bir çok belkilerim vardı. Ama sonraları belkilerim yerine hoş geldin güle güle aldı. Artık " trafiğe takılanlar değil" " trafiğe takılmadan gelenler beklemeye değer. " " Tabi bu devirde trafiğe takılmadan gelenleri görebilirsek ne ala... Belkilerimi ben trafikte takılanların arasına bıraktım. O zamandan beri cesaret edip bir daha yanıma gelemiyorlar. Sadece selamları geliyor...
Saygılarımla.
Sevgili dostlarım.. arkadaşlarım... sırdaşlarım.. evlatlarım!!
Asortik krep'im - Makbule'm - Nihan'ım orkidem..
Bazı yorumlar olur kısacıktır ama oku - oku bitmez!!
Bazıları uzundur.. derindir! tekrar tekrar okursun sindirmek için..
Bazı yorumlar ise, içine işler,kalıcı olur..
Bazıları da seslidir!!! Onun sesini duyarsın hatta o yorumun yazılışını izlersin..
BENİ YALNIZ BIRAKMADIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM..
SEVGİLİ ABDULLAH.. SANA ÖZEL YAZMAK GELDİ İÇİMDEN.. YAZDIĞIN HER BİR SATIR VE CÜMLE O KADAR DOĞAL VE İÇTEN Kİ, BAZEN KARŞILIKLI KONUŞUYORUZ ZANNEDİYORUM.. SEVGİLERİMLE..
Ah Gülsen hocam, o yıpratıcı belkiler, acabalar, keşkelerle dolu geçmişimi geride bıraktım desem, doğru olur mu bilmem? Bazılarını bırakmış olabilirim (halâ da emin değilim bakın) ama huylu huyundan vazgeçer mi? Ya da "insan 7'sinde neyse, 70'inde de odur" atasözünü boşa çıkarmamak adına, bende devam ediyor bu sözcüklerin anlattığı duygular. İflâh olmam ben. Neyse, sizin her yazınız gibi, bu da kendimi sorgulamama neden oldu. Ders bunlar, hep ders aslında. Tecrübeyi paylaşma. "Ben çektim, onlar da çeksin" değil, "Ben yaşadım ama, başkaları bu hatalara düşmesin" yüce düşüncesi. Siz elinizden geleni yapıyorsunuz, artık dersi almak ya da almamak öğrencinize kalmış. İnanın, kendimi bir sürü işte/konuda her zorladığımda, yorduğumda, kulağıma hemen beni uyaran sesiniz geliyor. Durup bir düşünüyor, kendimi frenliyorum, ya da mümkün olduğunca frenlemeye çalışıyorum.
Amaaa, o saklananlar var ya, atamadıklarım, biriktirdiklerim. İşte o iş nasıl olacak bilemiyorum. İpin ucu kaçtı çünki. Ancak bu evden taşınırken olabilir. Gözüm yemiyor sizin gibi ortalığa dökmeyi. Aslında zamanım da yok. Onlara daldığımda, tek tek değerlendirme öylesine zaman alıyor ki, başka hiç bir işe bakamıyorum. Zorunluluk gerek kısacası. Bir de her sakladığım eşyanın maddi olduğundan çok, manevi bir değeri, bir anısı var. Ayrıca onların da bir ruhu olduğuna inanıyorum. Atamam, vermeye gelince, değerini bilmeyecek olana gitmelerini asla istemem. Üzülüyorum. Sizin de aynen bu şekilde hissettiğinizi çok iyi biliyorum. Neyse, bakalım gelecek günler (ne kadar olduğunu Allah bilir) neler gösterecek? Yaşarsak, göreceğiz. Sevgilerimle...
Akgül merhaba canım.. o günden bu güne yani az önceye kadar feleğimi şaşırtacak derecede çoğalan ağrılarla boğuştum.. Bir ara bakmış ve okumuştum yorumunu .. sonra yazarım cevabı dedim... ama biraz öncesine kadar o gücü kendimde bulamadım.. hoş görüleceği inancı ile.. Sevgiler..
Esintili bir hüzün;erdem sahibi insanların tatlı yorgunluğu;yorulmuşluğu...
Ne kadar kısa ama ÖZ.. oku oku bitmiyor yorumun Güven.. :)
Ben şimdi sana ne diyeyim...
Düşüncelerimi kelimelere dökemez haldeyim [gerçekten] bir yan etki olabilir malum davetsiz misafirimden.
Sana neler olduğunu kaçırmışım, iyi şeyler olmadığı belli.
Ama daha buluşacaktık?
Elbet birgün, öyle ya da böyle buluşacağız gibi geliyor !
Hoş geldin sevgili dostum.. arkadaşım.. güzel insan BANU..
Yorumuna çok sevindim .. zaman zaman seni izliyorum.. seni ziyarete gelen dostlarını hayranlıkla izliyorum üstelik. Biliyorsun, biz salak kullar buluşmanın sadece bu dünyada olmadığına inanırız!!! :)..
Yorum Gönder