12 Eylül 2010 Pazar

İSTANBUL .. (insan) manzaraları

     .. Elektrikçi..
 

Fıkra falan anlatmaya niyetli değilim.. ama yazacaklarım fıkra kadar geçerli hatta ondan daha etkili diyebilirim.. Bizim elektrikçi Selâhattin usta var mahallede.. Herkesin yaka silktiği ama herkesin sadece ona güvenip çağırdığı bir akbaba görünümlü Ecevit kasketli bir adam..


İnsanlara kendince seviye belirleyip “efendi” veya “bey” diye hitap edilmesini sevmiyorum ben.. yani kapıcı mutlaka  “….. efendi” olmak zorunda değil. Ayrıca onlara da "apartman görevlisi" denmekte zaten!! Neyse konu Selâhattin bey/efendi.. Ama nedense 100 kişiye “USTAAAA!” diye bağırsan bir tek o, “Hı?” diye cevap verir!! Konuştuğunu duyan hiç olmamış.. yani “hı-hı”… “ “Hı..??” “cık!” gibi sesli ünlemler haricinde konuşmayan bir adam.. Ama ibadet eder gibi çalışan bir adam.. Boynunda steteskop ile akciğer dinleyen doktor gibi gelir, bakar, hatayı, yanan kabloyu, kopanı, bağlananı vesaireyi bulur yapar .. gider.. daha arızayı bulmadığı ve gidermediği görülmemiş.. İstediği meblâğı da yazıp bırakır, beklemez. Tip yani!
Yaşlı, ak saçlı, bana yıllar öncesini hatırlatan hâki renk parkalı, 
ter kokmayan tertemiz bir adam… On yıldır tanırım kendisini ..


Yeni taşındığım eve biraz uzak düştüğü halde, çocuğunu sadece güvendiği doktora götüren bir anne titizliği ile yine onu aradım.. Konuşmadığı gibi konuşanı da sevmediğini bildiğimden telefonda kısaca “hocam, …… adrese gelirsen sevinirim .. ben Gülsen hoca …” dedim. “hı—hı..” dedi ve geldi!
Yeni avizeleri takacak bazı kablo uzantıları yapacak falan.. O çalışmaya başladı ben de bilgisayarın başında yazıları takip etmekteyim.. O sırada Yılmaz Özdil’in başımızdakilere giydirdiği(!) bir yazısını okuyorum.. Selâhattin ustanın evde olduğunu unutup oldukça yüksek sesle, bir kadına, hele hele bir öğretmene hiç yakışmayacak şekilde (kime göredir bu karar onu da bilemem, ayrıca hiç umurumda da değil) küfrettim!!! .. “ağzın dert görmesin” diye davudi bir ses tavandan aşağı yankılanınca, evde birinin varlığını unuttuğum için avazım çıktığı kadar bağırdım korkudan!!! Bu defa benim bağırmamdan korkan Selâhattin usta tavana takmakta olduğu avize ile beraber merdivenin tepesinden düşecekti az daha.. “amma bağırdın be”  dedi!.. A-aa adam konuşuyor eni konu.. ama benim dil tutuldu bu sefer.. Baktı bende cevap yok, “kime gitti o sunturlu küfür?” diye sordu.. Gidiş adresini söyleyince de işini bitirip merdivenden indi ve “bunlar ancak 50 yılda çözebildiler bizi hocam” dedi.. Nasıl şaşkınım anlatamam.. Hem konuşuyor hem de fikri var ve anlatabiliyor ve bana neredeyse birebir aynı cümlelerle fikrini anlatan bir başkasını hatırlatıyor..!!!.. “Nasıl ?” diyebildim sadece, devam etmesini istediğimden..
Başladı… :
“Ben ODTÜ elektrikte okuduğum yıllarda…” !!!...***.. ????...!!!..
anlattı… anlattı.. konuşmayı mı özlemişti, benim fikirlerim mi kendisininkiyle uyuşmuştu bilemem… Anlattıklarını buraya yazmamam gerektiğini düşünüyorum..
“şimdi bi çayını içerim “ dediğinde anlattıklarının bittiğini anladım..
“Bana duyduğun bu güvenin sebebi ne hocam?” diye sordum.. “cevap sorunun içinde bak.. çünkü sen beni olmak istediğim tek mesleğe lâyık görüp “hocam” diye hitap eden ikinci kişisin. Üstelik küfürbazsın!!!” dedi dişleri dökülmüş ağız görüntüsü veren oldukça çirkin gülüşüyle..


Yeni evimde ilk çay ikramımı, denize nazır balkonda ODTÜ elektrik mezunu, Selahattin ustaya.. bey’ e.. efendi’ ye .. HOCA’ ya yaptım...

İkinci ikram, İstanbul'un en güzel hanımefendilerine olacak!!




39 yorum:

Sevgi Gibi dedi ki...

mesafeler böyle uzar, kısalır. Ummadık zamanlarda, bazen bir tek kelimeyle bile.
O hanımefendilerin arasına kaynayabilir miyim lütfen?
:)

gülsen VAROL dedi ki...

onur konuğum olursun.. kaynamak ne demek??

ayferbilici dedi ki...

İbadet eder gibi çalışıyor olması bile onu nadir ve de değerli insanların içine dahil etmeye yeter bence.

Bu arada sizin onu tip'leyişinize ve ustanın buna sebep olan tavrına bayıldım:)

gülsen VAROL dedi ki...

ay sonuna doğru ... havalar fazla soğumadan ... bir hafta sonu !!!
Sen anladın ne demek istediğimi özlediğim!!

Akgül Çubukçu dedi ki...

Gülsen hocam, pirinçlerin arasından ara sıra "taş" bulmuş da olsanız, "insan" konusunda çok şanslı olduğunuza inanıyorum ben. Yazınızı keyifle okudum. Hem de bugün, bu kadar mutsuzken... :((
Çok teşekkürler!

Newbahar dedi ki...

Bir çok anafikir çıkarttım yazınızdan, bir ilkokul öğrencisi edasıyla!...

Fikirlerim bende kalsında ben çok merak ettim ODTÜ mezunu ustanın umarım işleri iyidir.
Hani İstanbul gibi bir şehirde umarım boğaz tokluğuna çalışmıyordur.

Çirkin ve zeki adamın ustalığına şapka çıkartır Newbahar.

gülsen VAROL dedi ki...

Canlılar(!) konusunda gerçekten şanslıyım ben sevgili Anjelika..
Ancak, muaf tutacağım pek çok dostum olduğu halde insan konusunda şanslı olduğumu söyleyemem..
Sen balkon safasına var mısın yok musun onu söyle!!

gülsen VAROL dedi ki...

Senin hafif naz, hafif tevazuu elbisesi giyerek yaptığın ilkokul öğrencisi edanı seveyim!!!

Merak ettiğin konuyu ben hiç merak etmedim.. Yani adamın ayakkabılarını görseydin eminim sen de merak etmezdin!!.. Veya, kızı İst. ünv. mimarlığı oğlu deniz askeri lisesini kazanmış bir babanın kayıt için gerekli parayı nasıl zor sağladığını anlatışını duysaydın..
Sadece çirkin ve zeki bir ustaya değil, Gururlu bir babaya şapka çıkarttın aynı zamanda sevgili newbahar..

nihansu dedi ki...

Madem içimizden geldiği gibi ya da layık gördüğümüz gibi hitap ediyoruz, o zaman şöyle başlamak isterim; benim için dünyanın en tatlı, en özel MAMY'sine bu yorum: (ve ayrıca gerçek annelerimden hiç mi hiç ayırt etmediğim eşsiz insan)

Nasıl güzel bir anlatımdır bu, nasıl güzel bir insan manzarasıdır. Bazı yerlerinde katılarak güldüm, kimi yerinde de o gülüşler asılı kaldı yüzümde hüzünlendim. Ne çok dersler var çıkarılacak günlük yaşamın içinde gizlenen, herkesin ne farklı hikayesi var ve asıl önemlisi herkesi kuytularından çıkaran bir başka dil... Siz bu ilginç insanı kuytularından çıkaracak sihirli sözcüğü bulmuşsunuz o da çözülüvermiş. Çok büyük bir keyifle okudum.

Bir yazınızdaki resmimin altına benim için "küçük zarif bir Hanımefendi" diye yazmıştınız. Bu cümleye güvenerek eşsiz manzaranızda çay içebilmek için sabırsızlanıyorum. Ve ayrıca sizi çok ama çok seviyorum.

oyumben dedi ki...

ODTÜ yerine İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliğini burs alarak kazanmış olsaydı belki de ülkeyi yönetecekti. ( Bakınız Turgut ÖZAL )
Oysa şimdi avize takıyor.
Tabi ki evet çıkacak. ehi. ( Ani bir geçiş oldu ama idare et. )

gülsen VAROL dedi ki...

Evimin ve en önemlisi gönlümün kapısı sana her zaman açık zarif küçük hanımefendi.. "biz" bir aileyiz..
Bunca yıl.. yaşadığım 18 ayrı şehirde o şehrin güzel evlerinde oturdum ama diyebilirim ki bu kadar güzel bir evde ilk defa oturuyorum.. O nedenle sevdiklerimin gölgesi değsin istiyorum duvarlarıma..

gülsen VAROL dedi ki...

Facebook sayfama avize takanı konuşturan cinsten bir yazı yazdım önce, sonra sayfa arkadaşlarıma haksızlık ve ayıp olur diye sildim ve çok azını bıraktım.. Tükrük yarışına katılabilirsin!!

Yaşamın kıyısında dedi ki...

Öncelikle güle güle otur Gülsen'cim, sonracıma acaba çay partisine de???

Ustayı çok sevdim tam bana göre çünkü "çok konuşan boş az konuşan öz konuşur" sözünü de çok severim.

Sevgiler...

Sedencik dedi ki...

hayat işte...
elektrik mühendisliğinden avize takmaya bir yol açıyor...
veya
ampül takamayanın da elektrik mühendisi taklidi yapmasına göz yumuyor...
güvenli eller tarafından montajların yapıldığını bilmek kadar...
insan tanımadaki başarınızı bir kez daha onaylamanızda güzel olmalı :)
sağlıklı,mutlu ve huzurlu bir yuva olsun inşallah yeni eviniz...
sevgiyle...

sufi dedi ki...

Selam olsun memleketimin avize takan ODTÜ mezunu ama konuşmayan, konuştumu susmayan vatandaşına."Sen onu konuşturana bak!" dedi içimdeki ses.Konuşturmayı bilen sevgili dostumsa beni çay içmeye davet etmemiş olsa da İstanbullu'lardan sonra elbet birgün bana da çay içme sırası gelir o muhteşem manzaralı balkonda diye düşündüm.Yanıldım mı?Can kuşum ben de geleceğim inşaallah birgün, kucak dolusu sevgilerimle.

gülsen VAROL dedi ki...

Sevgili yaşamın kıyısında.. "ne güzel bir blog adın var" diye selamlamıştım seni ilk yorumumda hatırlar mısın bilmem?? Benim g.mail adresime telefonunu yazanları çay partisine çağırırım.. SÖZ! yani eğer İstanbulda yaşıyorlarsa..

gülsen VAROL dedi ki...

Yorumlarını bile farklı bir lezzet alarak okuyorum sevgili Seden.. Yine hem güldüm hem hafif tertip düşündüm yazdıklarını okuyunca!!!
Hani hep sıraladığın mazeretler nedeniyle gelemediğin buluşnalarımız var ya... hıh! şimdi kaytarmak yok.. al kitabını getir imzalat!! hatta senin için ne zaman mümkündür en mümkün olan tarih söyle ona ayarlama yapayım..
OK?

gülsen VAROL dedi ki...

SUFİİİİ !! bana bak!! Yok öyle çabuk hırsız ev sahibini bastırır tripleri!!! Sen istanbulda olduğun halde bana gelmeyen (hem de tavanı çökmüş bir evde ölümden döndüğümü bildiğin halde) ve şimdi de seni çağırmadığımı söyleyen SEN!!!
Nazını niyazını seveyim senin dileğim.. :))
Bir gün seni çok çok ciddi şekilde mahcup etmeyi düşünüyorum.. Kapın çalınacak çok zamansız bir saatte.. ve açınca karşında ilk defa gördüğünü tanımayacaksın!!

Adsız dedi ki...

bu öykü iç ısıtan cinsten..
ama için hala katılmış halde..
gelecek kaygılarımı.. sorumlu olduklarımınkilere ekledim..
kişisel geleceğiminkini.. ulusal geleceğinkine ekledim..
onlar bana ben onlara bakıyorum..
yaşar gibi görünsem de..
bir ynım bir film karesi gibi dondu kaldı.. önce bir sarı leke belirecek sonra yanacak gözlerimin önünde diye tedirginim..
üstelik makinist de yok..

balkon keyifleriniz bol olsun dilerim..
anlık keyiflere dalma becerilerimizin artmasını bir de..

atalet..

atalet..

gülsen VAROL dedi ki...

İnan bana sevgili atalet, 40 küsur yıl önce yaşadıklarımla ve ustanın anlattıklarıyla benzerlik olsa da bu son olay bana göre SON olaydır!
"allah encamımızı hayreylesin" derdi babam... ben "allah belanızı versin" diyorum .. en büyük hayır bu olsa gerek diye düşündüğümden!

Seni görmek isterim eğer ikamet buralarda ise !...

Esin Bozdemir dedi ki...

Sevgili Gülsen Hocam,
Şu aralar ardı arkası kesilmeyen sağlık sorunlarına hafif çaplı benimkilerde eklenince...üzerime dahi almayı istemediğimden hemen kışşş deyip...(kendi kendimi rehabilite ederek!)bir solukta ancak bakabildiğim maillerime ve öncelikli takip ettiğim sitenizdeki yazınızla ve ardından tüm yorumlarla birlikte!..

ülkemizin içinde bulunduğu ve daha da derinleşen hatta kangrenleşen yaralarına...

memleketimden insan manzaralarına verdiğiniz örnek ustamıza ve daha pek çok gizli değerlerimize, insanların düştükleri durumlara! ve topyekun son olaya...söylenecek en doğru sözü söylemişsiniz....

kimin alim kimin ise zalim olduğu hiç belli olmuyor!..

kıssadan hisseler ve pek çok dersler alınacak güzel yazılarınızla... verdiğim kısa dinlencede bana çok iyi geldiniz hocam...

o zamana kadar iyileşirsem!..balkon hepimizi taşır değil mi:)sevgilerimle...

gülsen VAROL dedi ki...

Hasta mısın, hasta mı baktın?? denirdi .. vakti-zamanında!!! hasta bakmak en en en zor iş... Hasta iyilrşiyor da, bakan biraz zor !!
Geçmiş olsun top yekun!!
Sen yeter ki gel, balkon üç adet!! Zaten üç farklı panaromik görüntüyü değişim yapa yapa seyretmek gerekiyor!!

düşünce bahçesi dedi ki...

nefis bir hikayecik olmuş.
ilgi ile okudum.

balkonu çökertmeyelim gülsen hanım..
sevgiler.

gülsen VAROL dedi ki...

ORGANİZASYONU SEN YAP BAKALIM ZEYNEP.. BULUŞMA YERİ GÜNÜ VS...
ZATEN BÖREKLER ÇÖREKLER KEKLER SİZLERDEN...

BENİM İKRAMIM:

TATLI DİLİM...
GÜLER YÜZÜM...
PİYANOM!!!
veeeee
İSTANBUL MANZARASI!!

İster misin bu menüyü görünce kimse gelmesin!!! :))

Mehmet Osman Çağlar dedi ki...

Sevgili Gülsen Hocam; Aziz Nesin tarzı acı mizah kokan akıcı yazınızı okudum, okurken biraz da içinde kayboldum, düşünerekten...
Memleketimizden insan manzaraları, ne kadar insanın içini burkan, bir o kadar da düşündüren manzaralar.

Balkonun bayanlar tarafından revize edildiğini görüyor ve sizi İçel'e geldiğinizde 14.katta çay içmeye davet ediyorum.

Saygı ve Sevgilerimle..

gülsen VAROL dedi ki...

Davet için teşekkürler sevgili Jivago.. Yıllarca çalıştığım şehri, ve Babil'i her ne kadar özlemedi isem de güzel ve medeni şehirdir Mersin..

Talep bayanlardan geldi benim balkon için.. Yürekli bir beyefendi çıkmadı aranızdan neyleyim!!! :))

Çınar dedi ki...

Gülsen Hocam,
Sırtında geçmişi hatırlatan haki renk parkasıyla,suskun işinin ehli Selahattin usta/bey-efendi tiplemesi beni kendine hayran bıraktı, sizin anlatımınızda.

Bayram ziyaretimiz sırasında; bir bayan, oğlunun araba kullanırken hız yaptığından yakınırken, "babası mühendis, e anlamıyor tabi endişemi, gülüp geçiyor oğlunun bu merakına..." gibi bize çok anlamsız gelen, konunun neresine oturtacağımızı bilemediğimiz bir cümle kurdu. Konuyla ilgisini bulamayınca da, kadıncağızın eşinin mühendis olduğunu araya sıkıştırıverme gereğini duyduğunu düşünüp güldük kendi kendimize.

Yetenek ya da kişilikleriyle kendini ispatta yetersiz kalan insanlar kartvizitleriyle konuşurken, Yıllardır tanıdığınız ama ODTÜ okuduğunu yeni öğrendiğiniz Selahattin Bey, örnek bir kişilik gibi geldi bana.

ODTÜ bitirmiş bir insanın geçinebilmek için yan işler yapmak zorunda kalması ise acınası bir ülke manzarası...

Balkon sefanızı kıskandım :)

Sevgiler Gülsen Hocam

gülsen VAROL dedi ki...

Açık bir davet benim çağrım.. Özel ve kişi'ye mahsus değil!!! Yarenlerle toplantı gibi.. Yüreğime çok yakınsın ama yaşadığım şehre uzak mısın bilemem
yani kıskanmana gerek yok sevgili Çınar.. do it! :)

Çınar dedi ki...

Canım Gülsen Hocam; I don't it:) Ankara'dayım. Gönlüm sizinle.

Sevgiler

Antipatik Yazar dedi ki...

Suskun bir usta..
"Hıhılar" ve "Hahalar"
Uzun zaman sonra ilk kez gerçekleşen sohbetiniz. Şaşırmanız ve onu tiplemeniz, anlatımınız.

İşini severek (ki sevmese bile) layığıyla yapan bir bey amca.

Ve hayattan bir yazı

gülsen VAROL dedi ki...

UZUN ZAMAN GEÇTİĞİ FARK EDİLEN SOHBET ÖZLENEN SOHBETTİR DİYE DÜŞÜNÜYOR VE SENİ SOHBETİN CANLISINA BALKON SEFASINA DAVET EDİYORUM SEVGİLİ ANTİPATİK (OLMADIĞINI DÜŞÜNDÜĞÜM) YAZAR..
HEM BÖYLECE ANTİPATİK OLUP/OLMADIĞIN - HAKLI OLUP/OLMADIĞIM DA İSPATLANMIŞ OLUR.. NE DERSİN?

ANNEMİNELİ dedi ki...

Saygıdeğer meslektaşım, paylaşımlarınızı okuyunca,mutlu oluyorum.Rahmetli babam ''ne iş yaparsanız yapın ama en iyisini yapın'' derdi...Sevgi ve saygılarım sizinle olun......Elbet buluşacağımız balkonlar bulunur...

gülsen VAROL dedi ki...

"elbet buluşacağımız balkonlar bulunur" cümlesi, ... "orada olmasa da bir başka kentte mutlaka" .. anlamı mı taşıyor sevgili meslekdaşım annemineli? Yoksa, "ben de varım çağrınıza.." anlamına mı geliyor??

Bilmeden, satırlarımla seni mutlu edişimi sevinerek okudum, bilesin.

Dalgaları Aşmak dedi ki...

Öncelikle "USTA"yı selamlıyorum.Yeni evinde güle güle otur Sevgili Gülsen.Bana Öğretmen Evi balkonu kısmet oldu :)
Sevgilerimle

gülsen VAROL dedi ki...

O balkon ... senin yüreğinin ve yüzünün güzelliği ile dostluğun uvertürü idi sevgili dalgaları aşmak.. Bir anlamda sen başlangıca atılan ilk adımdın.. Hatırlaman ne güzel..

Akgül Çubukçu dedi ki...

Pardon Gülsen hocam, cevabınızı okumamışım, sorunuz da havada kalmış bağışlayın. Ben İstanbul aşığıyım, balkon ve manzara hastasıyım, hele de sizinki gibi ekstra ikramlı bir davet olursa.. Tek derdim davetinizin hafta sonu olması. Biz ailece bütün yapacaklarımızı hafta sonuna programladığımız için, çaresizlik içinde kaldım öylece. :((

gülsen VAROL dedi ki...

Bilmem ki ne desem sevgili anjelika??
Ya yardan ya serden.. desem???

Canan dedi ki...

Karşınızda ki kişinin,yürekten bir samimiyetle ettiği küfür bile inanılmaz derece de bir güven hissi uyandırıyor.
Yani Hocam siz ben de böle bir his uyandırdınız.
Anlattığınız hikaye o kadar şeker bir hikaye ki,zevkle okudum.
Oldum olası böle dümdüz,riyasız,dobra insanlar dikkatimi çekmiştir.Öyleki,ben bu tip insanlara kendim ısrarla yaklaşırım.İlham alırım zevkle...

İşte siz de böyle birisiniz Hocam,dümdüz,riyasız,dobra...

Sizi çok sevdim Hocam,bir vesileyle sizinle karşılaştım,yine sizin gibi güzel bir insan sayesinde...çok mutlu oldum.
Hikaye de sizin kadar çok güzeldi.:)

gülsen VAROL dedi ki...

Riyasız ve dobra oluşum, beni rahatlatan ama bazen çevremdekileri rahatsız eden bir davranış şekli sevgili canan.. Keşke hepsi senin gibi düşünseler diyeceğim ama bazen iyi ki düşünmüyorlar da diyebiliyorum..:))
Ben de seni riyasız buluyorum biliyor musun?..Kendine güveni olan ve etrafı pek takmayan ÇOK HOŞ bir duruşun var!!!