Yanlış ritimi kitap çıkana dek okumayacağım demiştim ama yine dayanamadım.Ben şimdi haftaya kadar nasıl bekleyeceğim? Muhteşemsin eflatunum kalemine kuvvet, sevgilerimle.
Yine nefesimi tutarak okudum ama bittiğinde "Oldu mu ama şimdi?" dedim içimden. Öyle heyecanlı bir yerde bitti ki bu bölüm. Işıl'ın hayatındaki sır perdeleri yavaşça aralanıyor. Ne yapalım bizlere düşen sadece beklemek... Çok güzel ve bir o kadar da düşündürücü, merak uyandırıcı bir bölümdü bu seferki.
U.K’de bu ömerlerden çok var . Bide ‘Sir’ ünvanı veriliyor kraliçe tarafından! :))))) Yani benim için hiç önemli ve ilgi çekici değil romanınızın taslağı öğretmen hanım. Giderayak bir yorum daha yapayım bu sefer belki yayınlarsınız. istedimki kompetan olduğunuz söylenen şiirlerinizi bir bayram kart/postalı kadar beğeniyorum
Madem ki “giderayak” demişsiniz, benim bu ayaklara karnım tok olsa da, BU SEFER (maalesef kısaltarak)yayınlıyorum yorumunuzu. Kompetan kelimesinin bile ne anlama geldiğini bilmeden alay etmek, ve şiirlerime “bayram kart/postalları” yakıştırması yapmak, Can Yücel’in Duygu Asena’ya verdiği nükteli cevabı anımsamama sebep oldu. Gidenler rahmet istedi demek.. Siz de Güle güle gidin CAN/DAN hanım.
bu bölüm oldukça heyecanlıydı!..bambaşka bir pencere açılmış! okurken Damla'ya dair ve Işıl'ın yaşamına dair gizleri analiz etmeye ve farklı bir tarafından hayal etmeye çalışır bir halde buldum kendimi!gerilim giderek artıyor... kaleminize ve emeğinize sağlık Gülsen Hocam...
Yanlış Ritim heyecanımızın dozu gittikçe artarken, kalemle sihirli oynayışınız, başta psikolojik ve sosyolojik düşündürüşünüz takdire şayan sevgili Gülsen hocam. İleride yaşanılacakları tahmin etmekten uzak, gizemli bölümlerin gelişini merakla burada bekliyor olacağım. İyi hafta sonu dileklerimle Sevgi ve Saygılar...
Sevgili hocam,baltayı taşa vuranlar taşı gediğinde hissedince anlarlar. Hayat içinde yaşanlar için değerlidir,dışındakiler ise ancak kartpostaldan bakarlar..
CEVAPLAMAZSAM YORUMLARINIZI, SANKİ İLGİSİZ KALIYORMUŞUM GİBİ ALGILANMASINDAN KORKMAKTAYIM.. AMA ONDAN DAHA BÜYÜK KORKUM, TEK TEK YORUMLARA YAZACAĞIM CEVAPLAR İÇİNDE MUTLAKA KONUNUN BAZI BÖLÜMLERİNİN AÇIKLANMASI SÖZ KONUSU OLABİLİR.. AYRICA TAKDİR İLE TALTİFİN ÇOK ÇOK FARKLI OLDUĞUNUN BİLİNCİNDE OLDUĞUM HALDE, HEP TALTİF BEKLENTİSİ İÇİNDE OLDUĞUMU DÜŞÜNENLER OLABİLİR.. DİYEDİR SUSKUNLUĞUM.. HOŞ GÖRÜLECEĞİNİ UMUYORUM.
dedem defterdarmış, bir hafta sonu eve gelmemiş, atla gezmeye çıkmışmış ve atı gelip kapıda ortalığı vayvelaya verdiğinde anlamışlar neler olduğunu, takılıp atın peşine gitmişler, döndüklerinde kollarında ufak tefek bir adamın cesedi varmış akrabaların... o geldi aklıma... ... ve soluğum kesik okuyorum bir kez daha...
15 yorum:
Bu kadar da meraklı yerinde bırakılır mı? arkadaşım.
Gerçi anlamakla anlamamak arası yada nasıl birr kaza! işte merak:))
Yanlış ritimi kitap çıkana dek okumayacağım demiştim ama yine dayanamadım.Ben şimdi haftaya kadar nasıl bekleyeceğim?
Muhteşemsin eflatunum kalemine kuvvet, sevgilerimle.
Yine nefesimi tutarak okudum ama bittiğinde "Oldu mu ama şimdi?" dedim içimden. Öyle heyecanlı bir yerde bitti ki bu bölüm. Işıl'ın hayatındaki sır perdeleri yavaşça aralanıyor. Ne yapalım bizlere düşen sadece beklemek...
Çok güzel ve bir o kadar da düşündürücü, merak uyandırıcı bir bölümdü bu seferki.
gerilim.. bayılırım...
sevgiyle..
atalet..
U.K’de bu ömerlerden çok var . Bide ‘Sir’ ünvanı veriliyor kraliçe tarafından! :))))) Yani benim için hiç önemli ve ilgi çekici değil romanınızın taslağı öğretmen hanım. Giderayak bir yorum daha yapayım bu sefer belki yayınlarsınız. istedimki kompetan olduğunuz söylenen şiirlerinizi bir bayram kart/postalı kadar beğeniyorum
Madem ki “giderayak” demişsiniz, benim bu ayaklara karnım tok olsa da, BU SEFER (maalesef kısaltarak)yayınlıyorum yorumunuzu.
Kompetan kelimesinin bile ne anlama geldiğini bilmeden alay etmek, ve şiirlerime “bayram kart/postalları” yakıştırması yapmak, Can Yücel’in Duygu Asena’ya verdiği nükteli cevabı anımsamama sebep oldu.
Gidenler rahmet istedi demek..
Siz de Güle güle gidin CAN/DAN hanım.
Vay canınaaa! Neler oluyor? Nerelerden nerelere geldik? Çok heyecanlı olmaya başladı...
Kalemin ritmini hayranlıkla izlemekteyim....
bu bölüm oldukça heyecanlıydı!..bambaşka bir pencere açılmış! okurken Damla'ya dair ve Işıl'ın yaşamına dair gizleri analiz etmeye ve farklı bir tarafından hayal etmeye çalışır bir halde buldum kendimi!gerilim giderek artıyor...
kaleminize ve emeğinize sağlık Gülsen Hocam...
Sevgilerimle...
Yanlış Ritim heyecanımızın dozu gittikçe artarken, kalemle sihirli oynayışınız, başta psikolojik ve sosyolojik düşündürüşünüz takdire şayan sevgili Gülsen hocam.
İleride yaşanılacakları tahmin etmekten uzak, gizemli bölümlerin gelişini merakla burada bekliyor olacağım. İyi hafta sonu dileklerimle Sevgi ve Saygılar...
(blogunuz çok yavaş çalışıyor)
Ama en heyecanlı yerinde de bırakılmaz ki Gülsen Hocam.
Bekleyeceğiz artık ne yapalım.
Sevgiler
Sevgili hocam,baltayı taşa vuranlar taşı gediğinde hissedince anlarlar.
Hayat içinde yaşanlar için değerlidir,dışındakiler ise ancak kartpostaldan bakarlar..
Saygılar sevgiler.
DOSTLAR MERHABA...
CEVAPLAMAZSAM YORUMLARINIZI, SANKİ İLGİSİZ KALIYORMUŞUM GİBİ ALGILANMASINDAN KORKMAKTAYIM..
AMA ONDAN DAHA BÜYÜK KORKUM, TEK TEK YORUMLARA YAZACAĞIM CEVAPLAR İÇİNDE MUTLAKA KONUNUN BAZI BÖLÜMLERİNİN AÇIKLANMASI SÖZ KONUSU OLABİLİR..
AYRICA TAKDİR İLE TALTİFİN ÇOK ÇOK FARKLI OLDUĞUNUN BİLİNCİNDE OLDUĞUM HALDE, HEP TALTİF BEKLENTİSİ İÇİNDE OLDUĞUMU DÜŞÜNENLER OLABİLİR.. DİYEDİR SUSKUNLUĞUM..
HOŞ GÖRÜLECEĞİNİ UMUYORUM.
Bizi hem dusunduruyor hem meraklandiriyorsunuz. Kitabin cikisini bekliyorum.
dedem defterdarmış, bir hafta sonu eve gelmemiş, atla gezmeye çıkmışmış ve atı gelip kapıda ortalığı vayvelaya verdiğinde anlamışlar neler olduğunu, takılıp atın peşine gitmişler, döndüklerinde kollarında ufak tefek bir adamın cesedi varmış akrabaların...
o geldi aklıma...
...
ve soluğum kesik okuyorum bir kez daha...
Yorum Gönder