Niye her bölüm bir öncekinden daha çok soru işaretleriyle dolu oluyor? Üstelik tam da düğümün bir ucundan yakaladığımı düşünürken... Ve tam da o anda yeni bir düğüm daha geliyor karşıma çözülmeyi bekleyen. Farkında olmadan okurken saçlarımın uçlarını düğüm yapıp çözmeye çalışırken buldum kendimi. Romanın bu inanılmaz kurgusu, geçmişe dönüşü, bir anda Ömer'den Işıl'ın dünyasının karanlık koridorlarında beni serseme çevirmesini şimdilik bir yana bırakırsam diğer tarafta aile içi ilişkileri yani baba-oğul, karı-koca, gelin-kayınpeder ilişkilerini ve de hayvan sevgisini, dostluğunu böylesine incelikli irdeliyişinize de hayran oldum. Üstelik her biri bir başka düğümken.. Nasıl geçer bir hafta daha?
Okusam bir türlü okumasam bir türlü ne yapacağımı şaşırdım arkadaşım. Romanı bekleyip bir çırpıda okusam olmaz çünkü içine girdim bir kere. Bekleyip okumak haftada bir uzun yol. Sende haklısın boyacı küpü değil ki bu, batır çıkar koy ortaya. Gittikçe artan gizem de bir yandan.Ama bu gece beklediğime deydi, okudum ve gidiyorum. İyi geceler...
Evdeki radikal değişiklikler, Işıl'ın kişiliğini yeni bulmakta olan eşi, Damla'yla olan telepatik hassas olaylar, ve kayınpederin davranışlarıyla gelişen olaylar, "Yanlış Ritim"i her geçen zaman diliminde daha heyecanlı hale getiriyor. Son satırı okumasaydım, Damla'nın rahatsızlığını, Işıl'ın geçirdiği travmalara bağlayacaktım. Devamını merakla beklerken, iyi bir hafta sonu dilerim Sevgili Gülsen hocam. Sevgi ve Saygılarımla..
Bu bölüm daha da etkiledi beni. Olayların gerginliğini içinde yaşıyormuşçasına, tedirginlikle hissettim. Karakter analizleri müthiş. Hele "duygularındaki dolmayan boşluklardan" ifadesinin adeta elle tutulur gerçekliğine hayran oldum. Nasıl bir gözlem bu? Kendimi analiz etmeye kalksam, bu teşhisi bir türlü koyamazdım. Aradığım ama bir türlü bulamadığım bir gerçek karşıma çıkıvermiş gibi büyülendim. Öykü ise gitgide derinleşiyor. Ellerinize, aklınıza, yüreğinize sağlık Gülsen öğretmenim. Sevgilerimle...
Burada yazılanlar sayfa sayfa noterden tasdiklidir.. Bunu belirtmek istemedim baştan göz dağı verir gibi olmasın diye.. Ama, hani biri teşebbüs etse ve de eşşek yüküyle bedel ödese fena mı olur? Çünki bu kitabımın geliri de bağışlanacak .. üstüne eklenir.. :)
15 yorum:
Niye her bölüm bir öncekinden daha çok soru işaretleriyle dolu oluyor? Üstelik tam da düğümün bir ucundan yakaladığımı düşünürken... Ve tam da o anda yeni bir düğüm daha geliyor karşıma çözülmeyi bekleyen. Farkında olmadan okurken saçlarımın uçlarını düğüm yapıp çözmeye çalışırken buldum kendimi. Romanın bu inanılmaz kurgusu, geçmişe dönüşü, bir anda Ömer'den Işıl'ın dünyasının karanlık koridorlarında beni serseme çevirmesini şimdilik bir yana bırakırsam diğer tarafta aile içi ilişkileri yani baba-oğul, karı-koca, gelin-kayınpeder ilişkilerini ve de hayvan sevgisini, dostluğunu böylesine incelikli irdeliyişinize de hayran oldum. Üstelik her biri bir başka düğümken..
Nasıl geçer bir hafta daha?
Işılın sessizliği, babanın fazlaca yükselen sesi!...
Aslında fazlaca yükselen bu seslerin yanında Newbaharın sessiz bekleyişi!...
Belki Işılın yanına gidip Damlanın koynunda sabahı beklemek gerek. Bu sabahın adı gelecek Cuma olsa bile.
Okusam bir türlü okumasam bir türlü ne yapacağımı şaşırdım arkadaşım.
Romanı bekleyip bir çırpıda okusam olmaz çünkü içine girdim bir kere. Bekleyip okumak haftada bir uzun yol. Sende haklısın boyacı küpü değil ki bu, batır çıkar koy ortaya.
Gittikçe artan gizem de bir yandan.Ama bu gece beklediğime deydi, okudum ve gidiyorum.
İyi geceler...
Gittikce daha da surukleyici bir hal aliyor, harikasiniz :)
Bu beklemeler bana 'sabretmeyi' öğretiyor sevgili Gülsen hocam
teşekkürler,
Her bölüm daha gizemli daha sürükleyici. Çok güzell
Sabırsızlıkla bekliyorum yeni bölümü.
Sevgiler Hocam
Evdeki radikal değişiklikler, Işıl'ın kişiliğini yeni bulmakta olan eşi, Damla'yla olan telepatik hassas olaylar, ve kayınpederin davranışlarıyla gelişen olaylar, "Yanlış Ritim"i her geçen zaman diliminde daha heyecanlı hale getiriyor. Son satırı okumasaydım, Damla'nın rahatsızlığını, Işıl'ın geçirdiği travmalara bağlayacaktım. Devamını merakla beklerken, iyi bir hafta sonu dilerim Sevgili Gülsen hocam. Sevgi ve Saygılarımla..
Bu bölüm daha da etkiledi beni. Olayların gerginliğini içinde yaşıyormuşçasına, tedirginlikle hissettim. Karakter analizleri müthiş. Hele "duygularındaki dolmayan boşluklardan" ifadesinin adeta elle tutulur gerçekliğine hayran oldum. Nasıl bir gözlem bu? Kendimi analiz etmeye kalksam, bu teşhisi bir türlü koyamazdım. Aradığım ama bir türlü bulamadığım bir gerçek karşıma çıkıvermiş gibi büyülendim. Öykü ise gitgide derinleşiyor. Ellerinize, aklınıza, yüreğinize sağlık Gülsen öğretmenim. Sevgilerimle...
Bu sefer bir gün farkla okuyabildim. Ben de merak ve tahin yürüterek okuyorum her hafta.
Yorum yazamasam da.
sevgi ve saygılar
Okumayacağım desem de ne mümkün? Zor bekler oldum bir sonraki bölümleri.Hadi can kuşum, bileğine kuvvet diliyorum.sevgilerimle.
ben biraz kendimi buldum..
bu kahramanın hayattan kendini soyutlayıp gönül verdiklerine yanaşıp gerisini sorumluluk olarak görmesinde..
okur kendini buldukça daha içselleşiyor sanki eser..
atalet
bize haksızlık yaptığına tam emin oldum öğretmenim,
çin işkencesi çekeceğiz anlaşılan...
Bu romaniniz henuz basilmadi. Boyle bolum bolum yazdiginizda telif hakki vs.ne oluyor acaba?
Birileri okur da fikirlerinizi calar diye korktum allah korusun.
Sevgili arkadaşlar... pek çoğunuzun sorusunu sevgili DİDEM'in sorusuna bağlayıp cevaplamak istedim..
Burada yazılanlar sayfa sayfa noterden tasdiklidir.. Bunu belirtmek istemedim baştan göz dağı verir gibi olmasın diye.. Ama, hani biri teşebbüs etse ve de eşşek yüküyle bedel ödese fena mı olur? Çünki bu kitabımın geliri de bağışlanacak .. üstüne eklenir.. :)
İlginize teeşekkürler..
"Dede"de bir bit yenigi var gibi. Kuskulandim cok fena.
Yorum Gönder