Ayy! Öyle bir yerde kaldı ki, son hızla giderken, aniden fren yapan arabanın içinde öne fırlayıp cama yapışmışım gibi hissettim. Gülsen hocam, meraktan ölüyorum... Ne olacak bu işin sonu? 1 hafta daha bekle bakalım şimdi.
Çare ne? Hangi çare kendiliğinden geldi? Ama oldu mu şimdi? Burada böyle kesilir mi? İlmek ilmek dokunmuş bir olay örgüsü bu, tesadüflerle dolu, hayatın tuhaf cilveleriyle bezeli, heyecanlı ve okurken insanın kendisini kaptırdığı ve kendisini orada ve o anda hissettiği bir kurgu... Yine çok etkilendim, yine binlerce soru işareti ile kalakaldım...
Bazen tereddütlerim oluyor müzik seçimlerimde sevgili Alizafer.. Ama bir otoritenin kaleminden doğru olduğunu okumak,kararımda isabetli olduğumu anlatıyor. Görseller ise, zaten sadece görebilenler için!..
Sabah sabah fren benzetmene kahkahalarla güldürdün beni sevgili Anjelika.. Ve düşündüm, yakında "bir hafta sonra" bekleme sıkıntınız sona erecek desem?
Gerçekten doğru teşhis Nihanım.. ilmek ilmek örülmüş.. bazen kaçtığı oluyor o ilmeğin. tutana kadar da canım çıkıyor.. "yaaa.. bu kadar da olmaz.." ... "yok artık daha neler.." .. ve benzeri itirazlardan korumaya çalışıyorum kalemimi ama o zaman da, tek düze.. "the happy end" olmaya başlıyor.. Ben de, "tesadüf" denen o enerjinin, haklı/haksız, güzel/çirkin, doğru/yanlış kararlarını düşünüyorum yazmaya devam edebilmek için...
"Haftaya bekleme sıkıntınız sona erecek" diye yorumlamışsınız bir dosta. Öyküye nokta koyma kararında olduğunuzu okuyunca hem şaşırdım, hem de üzüldüm, acaba ben mi yanlış anladım sevgili Gülsen hocam? Keşke hayat, öyküler, şiirler nokta koymadan virgüllerle devam etseydi diye düşünmeden edemedim bir an.
Öykünün haftaya nerelere savrulacağının en ufak bir ip ucunu yakalayamadım bu bölümde ama bildiğim tek şey, son derece bilinmezler içinde sofistike devam ettiği... işte bu yüzden merak ve heyecanımızın doruklara ulaştığıdır bildiğim. Bunu sağlayan yüreğinize, kaleminize sağlık. Güzel bir hafta sonu dileklerimle sevgiler, saygılar...
Hemen haftaya değil verdiğim karar.. daha doğrusu düşüncem sevgili Mehmet.. Ben albümdekileri de böyle 1.bölüm bitene kadar yayınlayıp, ara vermiş sonra kitabın bittiğini ve basıldığını haber vermiştim.. Aynı şeyi "yanlış ritim" romanında da uyguladım ama bazı engellere takıldığı için biten kitabın basılması rafa kalktı.. Şimdi bunun için yani "cehennem deresi için" ikilem yaşamaktayım.. Ya hepsini yayınlamak.... ya da bir süre sonra yayına ara verip baskı işine yönelmek.. Tam tersi de olabilir... hepsini yayınlamak ve kitabı hiç bastırmamak.. ?? Fikirler önemli.. ??
Ben demiştim zaten hiçbir tesadüf tesadüfi değildir diye. Ya da kimbilir kim demişti de hemen sahiplenip kendime maletmiştim, bilmem:)) Burada da tesadüfler ilmek ilmek halkalarını birbirine geçirerek zinciri tamamlıyacak, kader ağlarını örecek belli ki ...
Ama yine en heyecanlı yerinde bitiverdi ve bize yine beklemek düştü bir hafta daha.
ben de o tesadüfün tanrının görünmemek için büründüğü şekil olduğunu söylüyorum durmadan.. Tabii burası için geçerli değil bu söz.. nihayetinde buradaki kurgunun yön değiştirmesi benim elimde.. :)) Şimdi bir arkadaşıma senin bloğundaki tanıtımı anlatıyordum.. ve beni ne kadar mutlu ettiğini..
Burası benim sadece ürettiğim bir yer değil Esin'im.. yaşadığım yer bir anlamda..Bunu anlayacağını biliyorum.. arif/tarif ilişkisine dayanarak :) burası benim bazen de ürettiğimi yok ettiğim bir yer.. zaman zaman sabrıma şaşıyorum yazının konusu ile ilgili uyum sağlayacak onlarca müziği dinleyip birinde karar kılına kadar.. bazen sessizlik olmalı müzik ile ilgili bir konu değil bu diyorum.. İnan bana bunu hisseden farkeden olduğunda da tüm yorgunluğum yavaş yavaş bir rehavete bırakıyor yerini.. Ben de sana teşekkür ediyorum benim güzel yürekli sarışınım..
Sabırsızlıkla okudum yazıyı ve yorumları yine:) İçinden geleni yapmanı bekliyorum diyorum. Hem sonunu öğrenmek hem imzalı kitabını elime alıp öğrenmek ikileminden hangisi daha güzel seçemiyorum. Sabırla kararını bekleyeceğim sevgili Gülsen Öğretmenim. Seni çok özlediğimi belirtmeden geçemeyeceğim:)
Bir soru var beynimi tırmalayan sevgili Nalân.. sonunu buradan öğrenenler, kitabı eline alıp yeniden okumak ister mi istemez mi?? Bu defa gelirinin şehit annelerine bırakılmasını düşündüğüm kitap, kitapçıların rafında ömrünü doldurup sandıklara doldurulursa..???
ah benim doğuştan sabırlı olduğuna inandığım (hissettiğim mi demeliyim yoksa?)Nazlı'm..Her sabrın mükafatı olmuyor ne yazık ki.. Ama bazen de dediğin gibi beklediğine ve o bekleyiş süreci içinde yaşadıklarına değiyor..
'Cehennem Deresinin' okuyucuda tam olaylar çözüme ulaşaçakmış gibi bir duygu uyandırdığı an yeniden dolaşıveren sürükleyici bir temposu var...bu da romanının gizemli çekiciliğini oluşturuyor...Yalnız benim bir sıkıntım var abla ...sana açılmak istiyorum...bir cumadan öbür cumaya kadar araya o kadar çok reklam koyuyorlarki ben her seferinde bazı bölümleri, baştan almak zorunda kalıyorum...ya bu romanı kitab olarak elime ver ya da senaristden rica et çarşambalarıda yazıversin lütfen...(Gülsenciğim beni bağışla bu parağrafı içimdeki çocuk yazdırdı.sevgiler.Leyal)
Hah hahaha.... beni nasıl şaşırttın bilsen.. ve nasıl güldürdün Leyâl'im.. Senin bu blogda sayfanın olmayışı blog için bir eksiklik..Ve yazacaklarını okuyamayan gözlere de haksızlık.. Sevgili Mehmet haklı bu konuda.. Yılbaşına kadar (ki ne kadar az kaldığını görüp seviniyorum... manyaklık parayla mı dedim kimse cevaplamadı bir yorumumda.. şimdi yıl bitiyor diye sevinişime kim yorum getirebilir??..) yayınlamayı sürdürebilirim.. ablanın kuzusu!!! Ve belki 2013.. bir farklı huzur almaya götürür sizleri kalamış'a!!! kitabımı okurken!:))
Asortik krepim blogda bir enayilik başladı... az önce yaptığım yorum kendi sayfamda "adsız" yorum olarak çıktı.. ve senin son yorumun da, ne yaptıysam yayınlanmadı..
25 yorum:
Teşekkürler, ayrıca müzik seçimleriniz ve görseller için de...
Ayy! Öyle bir yerde kaldı ki, son hızla giderken, aniden fren yapan arabanın içinde öne fırlayıp cama yapışmışım gibi hissettim. Gülsen hocam, meraktan ölüyorum... Ne olacak bu işin sonu? 1 hafta daha bekle bakalım şimdi.
Emeğinize sağlık, sonsuz saygı ve sevgilerimle...
Çare ne? Hangi çare kendiliğinden geldi? Ama oldu mu şimdi? Burada böyle kesilir mi?
İlmek ilmek dokunmuş bir olay örgüsü bu, tesadüflerle dolu, hayatın tuhaf cilveleriyle bezeli, heyecanlı ve okurken insanın kendisini kaptırdığı ve kendisini orada ve o anda hissettiği bir kurgu... Yine çok etkilendim, yine binlerce soru işareti ile kalakaldım...
Bazen tereddütlerim oluyor müzik seçimlerimde sevgili Alizafer.. Ama bir otoritenin kaleminden doğru olduğunu okumak,kararımda isabetli olduğumu anlatıyor. Görseller ise, zaten sadece görebilenler için!..
Sabah sabah fren benzetmene kahkahalarla güldürdün beni sevgili Anjelika.. Ve düşündüm, yakında "bir hafta sonra" bekleme sıkıntınız sona erecek desem?
Gerçekten doğru teşhis Nihanım.. ilmek ilmek örülmüş.. bazen kaçtığı oluyor o ilmeğin. tutana kadar da canım çıkıyor.. "yaaa.. bu kadar da olmaz.." ... "yok artık daha neler.." .. ve benzeri itirazlardan korumaya çalışıyorum kalemimi ama o zaman da, tek düze.. "the happy end" olmaya başlıyor.. Ben de, "tesadüf" denen o enerjinin, haklı/haksız, güzel/çirkin, doğru/yanlış kararlarını düşünüyorum yazmaya devam edebilmek için...
Tesadüfler, tesadüfler, bazen tesadüflerin bir yazgı olduğuna inanası geliyor insanın, yaşanması zorunlu bir yazgı adeta..
``TESADÜF, Tanrı`nın, göze görünmeden geçip giderken büründüğü şekildir`` sözünüz bu hikayede yerini buluyor galiba sevgili hocam..
Şimdi hayatımdaki tüm şaşırtıcı olaylar bir bir geçiyor zihnimden, acaba diyorum, acaba!.
Saygılar sevgiler...
İnsanın, Acaba' lardan sıyrıldığı an kabulleniş başlıyor sevgili Tufan.. Tesadüf gerçekten bir güç.. geçip giderken yakalayabilirsen!
AAAAAAA! Gülsen hocaaam! Ne diyorsunuz? Gerçekten mi? 1 hafta beklemeyecek miyiz? Ay, n'oluur, beklemeyelim o zaman, valla sabrım kalmadı. :))
yine güldürdün beni.. derde deva gibisin Akgül.. bardağın dolu tarafını görmek ne güzel bir meziyet..
"Haftaya bekleme sıkıntınız sona erecek" diye yorumlamışsınız bir dosta. Öyküye nokta koyma kararında olduğunuzu okuyunca hem şaşırdım, hem de üzüldüm, acaba ben mi yanlış anladım sevgili Gülsen hocam? Keşke hayat, öyküler, şiirler nokta koymadan virgüllerle devam etseydi diye düşünmeden edemedim bir an.
Öykünün haftaya nerelere savrulacağının en ufak bir ip ucunu yakalayamadım bu bölümde ama bildiğim tek şey, son derece bilinmezler içinde sofistike devam ettiği... işte bu yüzden merak ve heyecanımızın doruklara ulaştığıdır bildiğim. Bunu sağlayan yüreğinize, kaleminize sağlık. Güzel bir hafta sonu dileklerimle sevgiler, saygılar...
Hemen haftaya değil verdiğim karar.. daha doğrusu düşüncem sevgili Mehmet.. Ben albümdekileri de böyle 1.bölüm bitene kadar yayınlayıp, ara vermiş sonra kitabın bittiğini ve basıldığını haber vermiştim.. Aynı şeyi "yanlış ritim" romanında da uyguladım ama bazı engellere takıldığı için biten kitabın basılması rafa kalktı..
Şimdi bunun için yani "cehennem deresi için" ikilem yaşamaktayım.. Ya hepsini yayınlamak.... ya da bir süre sonra yayına ara verip baskı işine yönelmek..
Tam tersi de olabilir... hepsini yayınlamak ve kitabı hiç bastırmamak.. ??
Fikirler önemli.. ??
Ben demiştim zaten hiçbir tesadüf tesadüfi değildir diye. Ya da kimbilir kim demişti de hemen sahiplenip kendime maletmiştim, bilmem:)) Burada da tesadüfler ilmek ilmek halkalarını birbirine geçirerek zinciri tamamlıyacak, kader ağlarını örecek belli ki ...
Ama yine en heyecanlı yerinde bitiverdi ve bize yine beklemek düştü bir hafta daha.
Emeğinize yüreğinize sağlık Canım Gülsen Hoca'm
ben de o tesadüfün tanrının görünmemek için büründüğü şekil olduğunu söylüyorum durmadan.. Tabii burası için geçerli değil bu söz.. nihayetinde buradaki kurgunun yön değiştirmesi benim elimde.. :)) Şimdi bir arkadaşıma senin bloğundaki tanıtımı anlatıyordum.. ve beni ne kadar mutlu ettiğini..
Yine bir solukta okunuverdi ve o harika müzik eşliğinde 'hiç bitmesin' dediğim bir bölümdü!..
Teşekkürler Gülsen Hoca'm..O durmadan üreten yetenekli kaleminize, emeklerinize ve duyumsayan yüreğinize sağlık..
Sevgi ve saygılarımla...
Burası benim sadece ürettiğim bir yer değil Esin'im.. yaşadığım yer bir anlamda..Bunu anlayacağını biliyorum.. arif/tarif ilişkisine dayanarak :) burası benim bazen de ürettiğimi yok ettiğim bir yer.. zaman zaman sabrıma şaşıyorum yazının konusu ile ilgili uyum sağlayacak onlarca müziği dinleyip birinde karar kılına kadar.. bazen sessizlik olmalı müzik ile ilgili bir konu değil bu diyorum.. İnan bana bunu hisseden farkeden olduğunda da tüm yorgunluğum yavaş yavaş bir rehavete bırakıyor yerini..
Ben de sana teşekkür ediyorum benim güzel yürekli sarışınım..
Sabırsızlıkla okudum yazıyı ve yorumları yine:)
İçinden geleni yapmanı bekliyorum diyorum.
Hem sonunu öğrenmek hem imzalı kitabını elime alıp öğrenmek ikileminden hangisi daha güzel seçemiyorum.
Sabırla kararını bekleyeceğim sevgili Gülsen Öğretmenim.
Seni çok özlediğimi belirtmeden geçemeyeceğim:)
Bir soru var beynimi tırmalayan sevgili Nalân.. sonunu buradan öğrenenler, kitabı eline alıp yeniden okumak ister mi istemez mi??
Bu defa gelirinin şehit annelerine bırakılmasını düşündüğüm kitap, kitapçıların rafında ömrünü doldurup sandıklara doldurulursa..???
Size bir teşekkür daha borçluyum. Bana sabretmeyi öğrettiğiniz için.....
Bekleyeceğiz ve ben bu beklemenin tadını çıkaracağım:)
sevgilerimle
ah benim doğuştan sabırlı olduğuna inandığım (hissettiğim mi demeliyim yoksa?)Nazlı'm..Her sabrın mükafatı olmuyor ne yazık ki.. Ama bazen de dediğin gibi beklediğine ve o bekleyiş süreci içinde yaşadıklarına değiyor..
'Cehennem Deresinin' okuyucuda tam olaylar çözüme ulaşaçakmış gibi bir duygu uyandırdığı an yeniden dolaşıveren sürükleyici bir temposu var...bu da romanının gizemli çekiciliğini oluşturuyor...Yalnız benim bir sıkıntım var abla ...sana açılmak istiyorum...bir cumadan öbür cumaya kadar araya o kadar çok reklam koyuyorlarki ben her seferinde bazı bölümleri, baştan almak zorunda kalıyorum...ya bu romanı kitab olarak elime ver ya da senaristden rica et çarşambalarıda yazıversin lütfen...(Gülsenciğim beni bağışla bu parağrafı içimdeki çocuk yazdırdı.sevgiler.Leyal)
Hah hahaha.... beni nasıl şaşırttın bilsen.. ve nasıl güldürdün Leyâl'im.. Senin bu blogda sayfanın olmayışı blog için bir eksiklik..Ve yazacaklarını okuyamayan gözlere de haksızlık.. Sevgili Mehmet haklı bu konuda.. Yılbaşına kadar (ki ne kadar az kaldığını görüp seviniyorum... manyaklık parayla mı dedim kimse cevaplamadı bir yorumumda.. şimdi yıl bitiyor diye sevinişime kim yorum getirebilir??..) yayınlamayı sürdürebilirim.. ablanın kuzusu!!!
Ve belki 2013.. bir farklı huzur almaya götürür sizleri kalamış'a!!! kitabımı okurken!:))
Ben sabırsızlıkla bekliyorum yeni kitabınızı :)
Asortik krepim blogda bir enayilik başladı... az önce yaptığım yorum kendi sayfamda "adsız" yorum olarak çıktı.. ve senin son yorumun da, ne yaptıysam yayınlanmadı..
Sanırım düzelmiş..
Yorum Gönder