Nihan ve Aysel... İki kadın ve iki farklı duygular... Aralarındaki diyalog çok etkiledi beni ve çok da gerçekçi buldum. Özellikle Nihan'ın biraz çocukça hatta biraz bencilce ama çok insani duyguları ve bunun yanında Aysel'in madalyonun diğer yüzünü gösteren, belki biraz acımasız ama haklılık payı çok fazla olan gerçekçi yorumları...
Sanırım bir veya iki hafta sonra bu sayfada Cehennem Deresi son bulacak ve ben nasıl olup da devamını bekleyeceğim bilemiyorum. Hem de böylesi kilit bir noktada iken..
İşte mayaların bahsettiği 'kıyamet' bu olsa gerek....
Nihan'ın yerine kendimi koydum. Düşündüm . Çok üzücü ama beraberken bir kaza geçirilip böyle olmayacağını nereden bilebilir. Ya da aynısının kendisine olmayacağını.... Ben giderdim yalnızca sevdiğimin kokusunu duymak için bile....
Keşke tüm kilit noktaların açılması insanın kaleminin ucunda olsa Nihan.. O bahsettiğin o iki kadın arasındaki farklılık, her okuyucu için de geçerli.. Erkek ya da kadın olması da pek değişmiyor.. Sizler bana farkında olmadan yorumlarınızla, karanlık bir ortamda bir huzme yolluyorsunuz yolumu aydınlatan. Düşün ki henüz sonu yazılmamış bir roman okumaktasın :))
Ah sevgili Nazlı bir de beni düşün.Ben kaç milyon kere onların yerine koyuyorum kendimi! yine de kendi vereceğim kararlarımı onlara verdiremiyorum.. Beynimdeki sancıları anlatmam mümkün değil.
Bu bölümde, iki kadının televizyon programı ile başlayan diyaloglarında, Aysel'in geçmiş ve şimdiki olayları dışarıdan daha objektif değerlendireceği ve ne pahasına olursa olsun, acı da olsa dost gerçeği söyler düşüncesi ben de hasıl oldu. Nihan'ın yaşayıp biriktirdiği olumsuz olayların yarattığı travma nedeniyle sağlıklı kararlar alamayacağı, oysa hayatı sanat gibi yaşamayı düstur edinmiş Aysel'in, ona psikolojik destek verebileceğini düşünmekteyim. Elbette bunlar benim mütevazi, kendimce düşüncelerim sevgili hocam.
Sizin kocaman yüreğinizin bizi götüreceği yeni limanları heyecanla ve sabırsızca beklerken, gönlünüzce çok güzel bir hafta sonu diliyorum.
SAĞOL SEVGİLİ MEHMET.. SANA DA GÖNLÜNCE GÜZEL BİR HAFTA SONU DİLİYORUM.. HİÇ ABARTISIZ DÜRÜSTÇE SÖYLEMEM GEREKİRSE, SİZLERİN YORUMLARI VE ORADA BELİRTTİĞİNİZ DÜŞÜNCELER BAZEN BANA KAYBETTİĞİM YOLU BULMAMA YARDIMCI OLUYOR.. YA DA KAYBOLDUĞUM YOLDAN GERİ DÖNMEME.
İki kadın, farklı bakış açıları, yoğun ve karmaşık duyguların çatışması. Ne kadar yakın olunursa olunsun, bazen böylesi zorlu durumlarda karşı karşıya gelinebiliyor.
Nihan'ın korktuğunu düşünüyorum. Sevdiğini o haliyle, kendisine bir yabancı gibi tepkisiz gözlerle bakarken görmekten korkuyor. Bunca yıldır soğutmaya, alışmaya çalıştığı acılarının yeniden alevlenmesine dayanmak, onun için gerçekten zor. Üstelik şimdi Erim'in duygularını da düşünmek zorunda. Bu büyük bir sorumluluk. Bir anne için en zor, en kararsızlık yaratan, en çelişkiye düşüren duygularla boğuşuyor. Kendini bir yana bırakıp, çocuğu için en doğru olanı yapmak.
Ne yaparsa yapsın, hep içinde "Acaba"larla yaşamak annelerin kaderi. Acaba doğru mu yaptım? Acaba böyle yerine şöyle mi yapsaydım? Bu durum psikolojisini, gelecekteki hayatını nasıl etkiler? Her şeyi düşünmek zorunda. Karar vermek inanılmaz zor. Belki bu yüzden her şeyi olduğu gibi bırakmayı bile göze alıyor. Çünkü bunca yıldır çok yıprandı, daha fazlasını kaldırmaya gücünün yetmeyeceğini hissediyor.
Aysel'se hayatının bu dönemindeki en büyük mutluluğu yakalamışken, Nihan'dan hiç beklemediği bir tavır karşısında bütün soğukkanlılığını kaybedip, daha sonra belki çok pişman olacağı bir karar verme aşamasında. Oysa sakin olup, sağlıklı düşünme fırsatı vermeliydi kendisine. Çünkü ona çok iş düşüyor bu öyküde. Kilit karakter. Belki Nihan'ın bir arkadaştan çok, bir anneye ihtiyacı var.
Bu öykü gittikçe zorlaştı, hiç tahmin etmediğimiz yönlere doğru gidiyor. Bize beklemek düşüyor. Allah yardımcınız olsun Gülsen hocam.
Yaşım gereği,duygularım fedakarlığın aşktan üstün olması gerektiğini söylüyor. Aysel ve söyledikleri bana daha yakın. Evlat,baba ve sevgilinin yaratacağı şok suları durultabilir umuyorum. Öyle görmek istiyorum açıkcası. Hayatın dayattıkları zaten zor.En azından hayalde,sanalda,romanda mutlu son olmalı. Bencilce belki ama bence böyle...
SEVGİLİ ANJELİKA.. NE KADAR GÜZEL VE İÇTEN YAZABİLİYORSUN İÇİNDEN GEÇENLERİ.. DOĞAL OLAN YAZILAR BENİ DAHA ÇOK ETKİLİYOR.. VE EVET HAKLISIN HİÇ TAHMİN EDİLMEYEN YÖNE DOĞRU YÜRÜMEYE BAŞLADILAR :))
YAŞLA BİR İLGİSİ YOK BU DÜŞÜNCENİN NALAN.. NEDEN BİLİYOR MUSUN ÇÜNKİ BEN TAM TERSİNİ DÜŞÜNÜYORUM :))))ASLINDA SEN DE TENAKUZA DÜŞMÜŞSÜN GİBİ GELDİ BANA.. YANİ AŞK İÇİNSE FEDAKARLIK TAMAM.. AMA AŞK YOKSA KİM İÇİN?
DOST ZİYARETİ İNSANI MUTLU KILAR BİLİRSİN SEVGİLİ HİKAYEM.. OKUDUĞUNU BİLDİKLERİMDEN VE BİR NOKTA BİLE KOYSALAR, YAZILAN YORUMLARDAN GÜÇ ALIYORUM BEN..
Bu bölümün ritmi oldukça yüksekti ve yine bir solukta okudum Gülsen Hocam. Aysel'in ilkeli duruşu ve Nihan'ın şaşırtan davranışları çok gerçekçi ve aslında samimice itirafları çok yaşanılası doğallıktaydı.
Gerçek sevgiyi sorguladım ve zaman zaman tanımakta güçlük çektiğimiz değişebilen insan duygularını! hallerini!..ve bizi böyle düşünmelere sevk eden değişimlere yönelik yine (kişisel) yanılgı paylarını!..
Kesinlikle ben de giderdim!her şey bizim için!.ama Nihan'ın tepkileri de çok normal!Burada empati yapabilmek Aysel'e düşüyor..Öfkeyle hareket etmesinin kendi özeline yansıyacak -ihtimali yüksek!- bedellerini düşündüm!
Bu bölümü okurken, Yaşanılan travmaların ve ardından alınan sağlıksız kararların!!insanları(n) hayatlarını akıl almaz yerlere nasıl sürükleyebildiklerine şahit olduğum bir kaç arkadaşımın yaşamı geldi gözümün önüne!..
Hayatın içinden beslenerek, size yön veren yoğun duygu ve düşüncelerinizin, başarılı kurgulama tekniğiniz ve sınırsız hayal gücünüz ile bizleri maceralarla dolu bir hayatın içine çektiğiniz,"Cehennem Deresi" romanınıza emek veren güçlü kaleminiz için çok teşekkür ederim Gülsen Hocam..
Yeni bölümdeki gelişmeleri merakla bekliyor olacağım...
Herkesin dürüstçe yaptığı yorumların içinde, ben farklı yoğunluktaki duyguların tahlilini yapıyorum sevgili Esin.. Benim için arayıp bulamadığım, bulup yerine denk getiremediğim puzzle parçası gibi yorumlarınız.. Ve ayrıca doğru ya da yanlış kabul edilen davranışlar, ya da olmasının ya da olmamasının istendiği durumlar bir anlamda okuyucunun da kişiliğini tarif etmekte.. Yavan veya sıradan bulunmayışına seviniyorum ama acaba öyle olsa, söylenir, yazılır mıydı diye düşünmeden de duramıyorum..
Yazdığınız anda okudum neredeyse bu bölümü ama Çanakkale'deyim ve Alper derslerini bilgisayarda yaptığı için yorum yazacak kadar el koyamadım pc ye. :)
Ben olsaydım :) koşa koşa giderdim hiç düşünmeden. ( Hiç abartmıyorum. Biliyorum kendimi:)) Tabii gerçekten aşksa bu yaşanan. Aşkta mantık olmaz, ileriyi düşünemez insan, ne de şimdi sevdiğinin ne durumda olduğunu. Seven bir kadın yalnızca sevdiğinin yanında olmak ister, hem de bir an önce. Ama Nihan daha mantıklı bir insan olabilir, aşkta bile.
Aslında şaka bir tarafa; öyle ya da böyle, zor zamanlar beklemekte sanırım Nihan'ı. Ne yapmaya karar verirse versin, sanki, hep bir 'acaba' olacak kafasında.
Her bölüm daha da gizemli ve heyecanlı bir hal almaya başladı. Yakında bitireceksiniz yayınlamayı. Nasıl bekleyeceğiz kitabı bitirmenizi bilmiyorum. Acaba diyorum, arada bir, biraazcık haberdar eder misiniz bizi gelişmelerden:)
Ellerinize yüreğinize sağlık Sevgili Hoca'm, çook güzeldi bu bölüm de.
Dün akşam düşündüm yazarken... gönlümden geçenleri şablon olarak Nihan'a giydirsem ne kadar sıradan olur diye.. Onun yaptıklarını ve de yapacaklarını yapmam mümkün değil ama o yaptıkça bana sanki doğrusu O imiş gibi geliyor Çınar.. Evet 28/aralık'ta 20. bölümle I.bölüm bitiyor ve mola başlıyor.. Dilerim 2013 yılında sizlere bir haber verebilirim..
18 yorum:
Nihan ve Aysel... İki kadın ve iki farklı duygular... Aralarındaki diyalog çok etkiledi beni ve çok da gerçekçi buldum. Özellikle Nihan'ın biraz çocukça hatta biraz bencilce ama çok insani duyguları ve bunun yanında Aysel'in madalyonun diğer yüzünü gösteren, belki biraz acımasız ama haklılık payı çok fazla olan gerçekçi yorumları...
Sanırım bir veya iki hafta sonra bu sayfada Cehennem Deresi son bulacak ve ben nasıl olup da devamını bekleyeceğim bilemiyorum. Hem de böylesi kilit bir noktada iken..
İşte mayaların bahsettiği 'kıyamet' bu olsa gerek....
Nihan'ın yerine kendimi koydum. Düşündüm . Çok üzücü ama beraberken bir kaza geçirilip böyle olmayacağını nereden bilebilir. Ya da aynısının kendisine olmayacağını....
Ben giderdim yalnızca sevdiğimin kokusunu duymak için bile....
Keşke tüm kilit noktaların açılması insanın kaleminin ucunda olsa Nihan..
O bahsettiğin o iki kadın arasındaki farklılık, her okuyucu için de geçerli.. Erkek ya da kadın olması da pek değişmiyor.. Sizler bana farkında olmadan yorumlarınızla, karanlık bir ortamda bir huzme yolluyorsunuz yolumu aydınlatan. Düşün ki henüz sonu yazılmamış bir roman okumaktasın :))
Ah sevgili Nazlı bir de beni düşün.Ben kaç milyon kere onların yerine koyuyorum kendimi! yine de kendi vereceğim kararlarımı onlara verdiremiyorum..
Beynimdeki sancıları anlatmam mümkün değil.
Bu bölümde, iki kadının televizyon programı ile başlayan
diyaloglarında, Aysel'in geçmiş ve şimdiki olayları dışarıdan daha
objektif değerlendireceği ve ne pahasına olursa olsun, acı da olsa
dost gerçeği söyler düşüncesi ben de hasıl oldu. Nihan'ın yaşayıp
biriktirdiği olumsuz olayların yarattığı travma nedeniyle sağlıklı
kararlar alamayacağı, oysa hayatı sanat gibi yaşamayı düstur edinmiş
Aysel'in, ona psikolojik destek verebileceğini düşünmekteyim. Elbette bunlar benim mütevazi, kendimce düşüncelerim sevgili hocam.
Sizin kocaman yüreğinizin bizi götüreceği yeni limanları heyecanla ve sabırsızca beklerken, gönlünüzce çok güzel bir hafta sonu diliyorum.
Sevgi ve saygılarımla...
SAĞOL SEVGİLİ MEHMET.. SANA DA GÖNLÜNCE GÜZEL BİR HAFTA SONU DİLİYORUM.. HİÇ ABARTISIZ DÜRÜSTÇE SÖYLEMEM GEREKİRSE, SİZLERİN YORUMLARI VE ORADA BELİRTTİĞİNİZ DÜŞÜNCELER BAZEN BANA KAYBETTİĞİM YOLU BULMAMA YARDIMCI OLUYOR.. YA DA KAYBOLDUĞUM YOLDAN GERİ DÖNMEME.
İki kadın, farklı bakış açıları, yoğun ve karmaşık duyguların çatışması. Ne kadar yakın olunursa olunsun, bazen böylesi zorlu durumlarda karşı karşıya gelinebiliyor.
Nihan'ın korktuğunu düşünüyorum. Sevdiğini o haliyle, kendisine bir yabancı gibi tepkisiz gözlerle bakarken görmekten korkuyor. Bunca yıldır soğutmaya, alışmaya çalıştığı acılarının yeniden alevlenmesine dayanmak, onun için gerçekten zor. Üstelik şimdi Erim'in duygularını da düşünmek zorunda. Bu büyük bir sorumluluk. Bir anne için en zor, en kararsızlık yaratan, en çelişkiye düşüren duygularla boğuşuyor. Kendini bir yana bırakıp, çocuğu için en doğru olanı yapmak.
Ne yaparsa yapsın, hep içinde "Acaba"larla yaşamak annelerin kaderi. Acaba doğru mu yaptım? Acaba böyle yerine şöyle mi yapsaydım? Bu durum psikolojisini, gelecekteki hayatını nasıl etkiler? Her şeyi düşünmek zorunda. Karar vermek inanılmaz zor. Belki bu yüzden her şeyi olduğu gibi bırakmayı bile göze alıyor. Çünkü bunca yıldır çok yıprandı, daha fazlasını kaldırmaya gücünün yetmeyeceğini hissediyor.
Aysel'se hayatının bu dönemindeki en büyük mutluluğu yakalamışken, Nihan'dan hiç beklemediği bir tavır karşısında bütün soğukkanlılığını kaybedip, daha sonra belki çok pişman olacağı bir karar verme aşamasında. Oysa sakin olup, sağlıklı düşünme fırsatı vermeliydi kendisine. Çünkü ona çok iş düşüyor bu öyküde. Kilit karakter. Belki Nihan'ın bir arkadaştan çok, bir anneye ihtiyacı var.
Bu öykü gittikçe zorlaştı, hiç tahmin etmediğimiz yönlere doğru gidiyor. Bize beklemek düşüyor. Allah yardımcınız olsun Gülsen hocam.
Yaşım gereği,duygularım fedakarlığın aşktan üstün olması gerektiğini söylüyor. Aysel ve söyledikleri bana daha yakın.
Evlat,baba ve sevgilinin yaratacağı şok suları durultabilir umuyorum. Öyle görmek istiyorum açıkcası.
Hayatın dayattıkları zaten zor.En azından hayalde,sanalda,romanda mutlu son olmalı.
Bencilce belki ama bence böyle...
SEVGİLİ ANJELİKA.. NE KADAR GÜZEL VE İÇTEN YAZABİLİYORSUN İÇİNDEN GEÇENLERİ.. DOĞAL OLAN YAZILAR BENİ DAHA ÇOK ETKİLİYOR.. VE EVET HAKLISIN HİÇ TAHMİN EDİLMEYEN YÖNE DOĞRU YÜRÜMEYE BAŞLADILAR :))
YAŞLA BİR İLGİSİ YOK BU DÜŞÜNCENİN NALAN.. NEDEN BİLİYOR MUSUN ÇÜNKİ BEN TAM TERSİNİ DÜŞÜNÜYORUM :))))ASLINDA SEN DE TENAKUZA DÜŞMÜŞSÜN GİBİ GELDİ BANA..
YANİ AŞK İÇİNSE FEDAKARLIK TAMAM.. AMA AŞK YOKSA KİM İÇİN?
Arkadaşların yorumları o denli güzel ki yazınıza ayrı bir değer kattığını söylesem umarım abartmış olmam..
yine yeniden harikalar yaratan kaleminize sağlıkla teşekkür ediyor,mutlu bir hafta sonu diliyorum.Sevgiyle esen kalın Saygılar
DOST ZİYARETİ İNSANI MUTLU KILAR BİLİRSİN SEVGİLİ HİKAYEM.. OKUDUĞUNU BİLDİKLERİMDEN VE BİR NOKTA BİLE KOYSALAR, YAZILAN YORUMLARDAN GÜÇ ALIYORUM BEN..
Düşünüyorum da Kıbrıstan ben bu durumda dönseydim, ailem, sevdiklerim nasıl karşılardı bu durumu..
Hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağı kesin, normal olmayacağıda, ama yaşanmak zorunda, acı veye tatlı yaşanmalı sevgili hocam..
Saygılar sevgiler...
"Gazi" unvanı keşke her gidip dönene nasip olsa Tufan.. ne mutlu sana!Ercanın durumu ne olacak bakalım?? :))
Bu bölümün ritmi oldukça yüksekti ve yine bir solukta okudum Gülsen Hocam. Aysel'in ilkeli duruşu ve Nihan'ın şaşırtan davranışları çok gerçekçi ve aslında samimice itirafları çok yaşanılası doğallıktaydı.
Gerçek sevgiyi sorguladım ve zaman zaman tanımakta güçlük çektiğimiz değişebilen insan duygularını! hallerini!..ve bizi böyle düşünmelere sevk eden değişimlere yönelik yine (kişisel) yanılgı paylarını!..
Kesinlikle ben de giderdim!her şey bizim için!.ama Nihan'ın tepkileri de çok normal!Burada empati yapabilmek Aysel'e düşüyor..Öfkeyle hareket etmesinin kendi özeline yansıyacak -ihtimali yüksek!- bedellerini düşündüm!
Bu bölümü okurken,
Yaşanılan travmaların ve ardından alınan sağlıksız kararların!!insanları(n) hayatlarını akıl almaz yerlere nasıl sürükleyebildiklerine şahit olduğum bir kaç arkadaşımın yaşamı geldi gözümün önüne!..
Hayatın içinden beslenerek, size yön veren yoğun duygu ve düşüncelerinizin, başarılı kurgulama tekniğiniz ve sınırsız hayal gücünüz ile bizleri maceralarla dolu bir hayatın içine çektiğiniz,"Cehennem Deresi" romanınıza emek veren güçlü kaleminiz için çok teşekkür ederim Gülsen Hocam..
Yeni bölümdeki gelişmeleri merakla bekliyor olacağım...
Sevgi ve saygılarımla...
Herkesin dürüstçe yaptığı yorumların içinde, ben farklı yoğunluktaki duyguların tahlilini yapıyorum sevgili Esin..
Benim için arayıp bulamadığım, bulup yerine denk getiremediğim puzzle parçası gibi yorumlarınız.. Ve ayrıca doğru ya da yanlış kabul edilen davranışlar, ya da olmasının ya da olmamasının istendiği durumlar bir anlamda okuyucunun da kişiliğini tarif etmekte..
Yavan veya sıradan bulunmayışına seviniyorum ama acaba öyle olsa, söylenir, yazılır mıydı diye düşünmeden de duramıyorum..
Yazdığınız anda okudum neredeyse bu bölümü ama Çanakkale'deyim ve Alper derslerini bilgisayarda yaptığı için yorum yazacak kadar el koyamadım pc ye. :)
Ben olsaydım :) koşa koşa giderdim hiç düşünmeden. ( Hiç abartmıyorum. Biliyorum kendimi:))
Tabii gerçekten aşksa bu yaşanan. Aşkta mantık olmaz, ileriyi düşünemez insan, ne de şimdi sevdiğinin ne durumda olduğunu. Seven bir kadın yalnızca sevdiğinin yanında olmak ister, hem de bir an önce. Ama Nihan daha mantıklı bir insan olabilir, aşkta bile.
Aslında şaka bir tarafa; öyle ya da böyle, zor zamanlar beklemekte sanırım Nihan'ı. Ne yapmaya karar verirse versin, sanki, hep bir 'acaba' olacak kafasında.
Her bölüm daha da gizemli ve heyecanlı bir hal almaya başladı. Yakında bitireceksiniz yayınlamayı. Nasıl bekleyeceğiz kitabı bitirmenizi bilmiyorum. Acaba diyorum, arada bir, biraazcık haberdar eder misiniz bizi gelişmelerden:)
Ellerinize yüreğinize sağlık Sevgili Hoca'm, çook güzeldi bu bölüm de.
Dün akşam düşündüm yazarken... gönlümden geçenleri şablon olarak Nihan'a giydirsem ne kadar sıradan olur diye.. Onun yaptıklarını ve de yapacaklarını yapmam mümkün değil ama o yaptıkça bana sanki doğrusu O imiş gibi geliyor Çınar..
Evet 28/aralık'ta 20. bölümle I.bölüm bitiyor ve mola başlıyor.. Dilerim 2013 yılında sizlere bir haber verebilirim..
Yorum Gönder