14 Nisan 2013 Pazar

ÇİÇEKLERİN DİLİ..

KRİZANTEM..



"Fransızca bir kelimedir hatta bir cümledir crisan t’aime.!"

Crisan adlı genç bir köylü, toprak ağası pozisyonunda zengin bir adamın kızına deli gibi aşık olur. Kız da kendisine aşıktır, fakat babası vermez ve delikanlının bir daha eve girmesini de yasaklar.

Sonraki günlerde Crisan kızı görmek için her yolu dener fakat kıza ulaşamaz. Kız da Crisan'ın eve gelemeyişinin nedenini bilmediğinden,   kendisini unuttuğunu sanıp çok üzülür, hastalanır ve yataklara düşer.
 
Böyle olunca hizmetçisi,  Crisan'ı bulur, durumu anlatır, onu eve sokamayacağını, fakat mektuplarını götürebileceğini söyler.

Fakir ve romantik Crisan da sevgilisi için her gün ormandan çiçek toplar.. kasımpatıdır topladığı çiçekler ve bunlara her gün aynı notu iliştirir: "crisan t'aime.."
"Crisan seni seviyor!."

 *

Krizantem çiçekleri buzu parçalayarak yüzeye çıkarlar. Bu yüzden gücün, asaletin ve radikalizmin sembolü olarak düşünülür. 
Kasımpatı da denir. Bileşikgiller familyasından, sonbaharda çiçek açan bir süs bitkisidir. Renkleriyle konuşur çiçekler bilirsiniz..



beyaz krizantem: "sadakat"

 anlayacağını bilsem,
 anlatırım..




 

kırmızı krizantem: "sessiz istek"
Bana kulak ver ki,
sana ses verebileyim.
 
 



 


sarı krizantem: "karşılıksız sevgi"
ne güzel şey seni hatırlamak desem,

duyar mısın?.


 
 
 mor krizantem: burukluk                         
 


Ve ömrün oldukça
düşüneceksin,
hangi tarafında "şeref"
o kadehlerin?

 




 





 
 

30 yorum:

ÇOBAN YILDIZI dedi ki...

Beyaz Krizantem: Otuz yıldır seni seviyorum;bıkmadan,usanmadan..Seni hep sevdim ve her zaman seveceğim!

Kırmızı Krizantem: Seni duydum;
seni biliyorum, seni seviyorum..Tek isteğim bundan sonra senin öleyim..

Sarı Krizantem: Alışmışım karşıdan sevmeye;beklentisiz.Bilmiyorum senle geçecek günleri..

Mor Krizantem: Korkaksın! Bilemeyeceğiz birlikte yaşanacak günlerin tadını,tuzunu ve sonunu..

Bildiğim bir aşk hikayesini Krizantem aracılığıyla dillendirmek istedim Gülsen Hoca'm :))

Sevgilerle!

Asortik Krep dedi ki...

Aynı saatlerde ikimizde çiçek yazmışız :)) Sizinki yine enfes olmuş.

ali zafer sapci dedi ki...

"Ve ömrün oldukça
düşüneceksin,
hangi tarafında "şeref"
o kadehlerin?"
İyi müziğin eşlik ettiği çok hoş resimler ve dizeler.
Krizantem bana Mustafa Kemal i hatırlatır. 10 Kasım a yakın günlerde öğrenciler çiçek ararken komşu evlerin bahçelerinde(önceleri kasabamızda çiçekçi yoktu) en bol bulunan çiçekti krizantem. 1o Kasım sabahı Atatürk ün çevresi krizantem dolardı. Teşekkürler.

Mehmet Osman Çağlar dedi ki...

Renkli çiçeklerin öykülerine uzunca süre takılıp kaldım ve beyaz krizantem ile çok güzel bir yeni hafta diliyorum sevgili dostum.

nalan dedi ki...

Beyaz krizantemler yollarım sana dost:)

suskunbiradam dedi ki...

Değerli yazarımı tebrik ediyorum... Bana küsmüş olsa bile kendimi buldukça gelip okuyacağım...

Sevgiler... Saygılar...

Akgül Çubukçu dedi ki...

Yine ne kadar güzel bir konu ve yazı Gülsen hocam. Bu öyküyü duymamıştım. Çok duygusal, çok etkileyici gerçekten. Dağarcığıma bir bilgi daha eklendi sayenizde...

En içten sevgi ve teşekkürlerimle.

ELİF dedi ki...

Ne güzel değil mi çiçeklerim dili.Suskun cümleler gibi ve de konuşkan...
Leyl

ELİF dedi ki...

Birgün siz bana o pencere aralığından baktığımız zamana ait misafiliğe gelmiştiniz güzel cümlelerinizle ve bende o pencere aralığından ellerimde papatyalarla size vermeye geldim.
sevgimle...

nihansu dedi ki...

Müzik, çiçekler, öykü, çiçeğin her bir rengine yorumu, ustaca diğer yazılara ve şiirlere vurgu... Kısa, öz, delici ve etkileyici...

Yine klasiklerimden biri oldu bu yazı ve takıldım son cümleye, müzik eşliğinde düşünüp duruyorum. Mor krizantemin yorumuna... Hangi tarafında kadehlerin?

Bir de sizi çok ama çok özledim Mamy'im...

Orkide de sizi çok seviyor :)))

hikayelerdirgeriyekalan dedi ki...

Mutlu akşamlar..ilk kez bilgi edindiğim krizantem'in öyküsü için teşekkür ediyorum..görünümünden ziyade adı çok dikkat çekici..beyaz krizantem çok hoş..her ne kadar konunun dışında da olsa en sevdiğim çiçek papatya..bundan böyle krizantemle ilgili siz ve yazınız aklıma gelecek belki de kulaklarınız çınlayabilir çok hoş da bir anısı olacak..bu güzel paylaşımınız için tekrar ediyor esenlikler diliyorum..Sevgi Saygılarımla

gülsen VAROL dedi ki...

TEK TEK YORUMLARINIZI CEVAPLAMADAN ÖNCE HEPİNİZE BİR MERHABA DEMEK VE YÜREĞİMDEKİ MESAJI İLETMEK İSTİYORUM:

İSTER KRİZANTEM İSTER PAPATYA İSTERSE LEYLAK OLSUN.. TÜM ÇİÇEKLERİN KENARINA İLİŞTİRECEĞİM YAZIDIR..

SİZLERİ DE,

GÜLSEN T'AİME !!! :)))))



gülsen VAROL dedi ki...

Yüklediğin ve gerçek olduğundan asla şüpheye düşmediğim duygular için teşekkür ederim çoban yıldızım..

gülsen VAROL dedi ki...

Farklı zamanlarda ama aynı saatlerde aynı çelişkileri ya da benzer mutlulukları yaşadığımızı biliyorum ben sevgili Asortik krep.. Bu nedenle benim yazılarım aynı duygularla dolu yürekler için "enfes" sözcüğüne lâyık görülür.. :))

gülsen VAROL dedi ki...

Sevgili Alizafer aslında bu yazının senin sayfanda yayınlandığını ve isteğim üzerine bana yolladığını yazımın başında belirtmiştim ama sonra (nedense) vazgeçtim..
Atatürk'ü ise, hatırlatmayan bir güzellik var mıdır acaba?
Ve... Şerefe kalkan tüm kadehlerin, o şerefi hak etmiş olanlar tarafında yer almak güzel olmalı..

gülsen VAROL dedi ki...

Teşekkür ederim bembeyaz duygularla ilettiğin dileklerine sevgili Mehmet.. Bilmukabele!! :)))
Bu sözü küçükken çok duyar ve "bin mukabele" olarak algılardım.. bin kere mukabele!.. eeee ramazan 30 gün nasıl 1000 mukabele sığar içine diye de kafa yorardım!!! :))

gülsen VAROL dedi ki...

Sevgili Nalân ben harman ettim sana yolladıklarımı.. çünki sen hepsine lâyıksın..

gülsen VAROL dedi ki...

Sevgili dost..
Sevgili Suskun adam..
Sevgili meslekdaşım..
Sana darılmam ve kırılmam mümkün değil.. Adın gibi suskun kalınca uzuuuuuuun bir süre, ve de sana ulaşamayınca aramalarıma ara verdim sadece..
İyi olduğunu, iyileştiğini, ve yeniden güzel sohbetlerle biz dostlarını mutlu edeceğini umuyorum.

gülsen VAROL dedi ki...

Dağarcığına eklediklerin içinde yer almak çok güzel Anjelikam..
Bu, unutulmayı önler biliyor musun??

gülsen VAROL dedi ki...

ELİF'im, çiçekler, bilinenin aksine çok gevezedir.. anlatır dururlar.. tabii anlayana.. Papatyanın yeri ayrıdır gönlümde ve hiç solmazlar..

gülsen VAROL dedi ki...

Müzik.. çiçekler.. ve şiir!!! Sanki bunlarla tamamlanıyor gibiyim Nihanım.. Bir de seninle!.
Ben de seni çok özledim..

gülsen VAROL dedi ki...

Senin kadar engin bir bilgisi olan ve gerek bildiklerini gerekse hissettiklerini anlatabilen kuvvetli bir kaleme sahip bir kişiye ilk defa duyduğu bir masalı anlatmış olduğum için sevinçliyim sevgili Hikâyem..

Çınar dedi ki...

Krizantem ... Ne hoş ne ahenkli bir söylemi var. Ama ben kasımpatı diyeceğim yine de Çünkü Sevgili ali zafer sapci arkadaşım gibi Hep Ata'yı anımsatır bana kasımpatları. Bir de artık diğer tüm çiçekler solmaya yüz tutmuş mevsim yüzünü kışa çevirmişken, coşarlar ya öyle rengarenk, bu nedenle de çok severim krizantemleri. İnatçı dikbaşlı ve sert/radikal/ duruşlarını. Her rengini ...

Sevgiler Gülsen Hoca'm

gülsen VAROL dedi ki...

Sevgili Çınar.. Hem göze hem kulağa hoş gelen bu kadar az obje varken, bir de akla en değerli varlığımızı, Atatürk'ü çağrıştıran kasımpatı!! BU MİLLET SENİ SEVİYOR ATAM dercesine!..

Esin Bozdemir dedi ki...

Bandırma' daki müstakil evimizin bahçesinde her sonbaharda açan rengârenk kasımpatılarımız olurdu, bu yüzden mi.. yoksa Kasım ayının aile fertlerimizin hep özel günlerini temsil eden 'doğum, nişan,evlilik günleri..' ve hatta aralarında benim de dünyaya geldiğim bir ay olduğu için mi bilmem, kasımpatılarla aramda hep bir bağ kurarım..Ve bir de 10 Kasım sabahı, kırmızı kasımpatılarımızın, üzerlerine düşen çiğ tanelerinde akıttıkları gözyaşlarının matemini yaşarım...

Benim için ayrı bir yeri olan Kasımpatı çiçeğinin -Krizantemin- bu anlamlı hikâyesini de bundan böyle hiç unutmam artık..

Çiçeklerin de bir dili var gerçekten!hisleri var...

Kadınlar...Çiçek kokan kadınlarımız! Kâh beyaz, kâh kırmızı ve sarı, kâh mor renge bürünen dilleriyle..ve birbirlerinin dillerinden anlayan türlü renkleriyle; ince ruhlu, hassas, asil ve gururlu ve hatta sevildiğinde bazen çocuk gibi biraz şımarık biraz huysuz, kimi zaman da yaman mı yaman...ahenkli renkleriyle hayatımıza anlam katan kadınlar!..iyi ki varlar!..iyi ki varsınız Gülsen Hoca'm..Sayfanızda sanatın her rengiyle buluşmak çok güzeldi..Teşekkür ederim.

Sevgiler, saygılar dilerim..

gülsen VAROL dedi ki...

Her okuyanın farklı ama hepsinin müşterek duyguları ile söyleşti krizantem!! Kimini Atamın huzuruna çıkarttı, kimini çocuk dizlerinin kabuk bağladığı evlerinin bahçesine götürdü. Kimi kendisini
"crisan" olarak düşünürken, belki
"ağakızı" olduğuna lânet eden de oldu!!
İşte bu rengârenk duyguların gözle görülebilecek kadar bariz duygu fırtınalarına sebeptir çiçekler.. Adı ister kasımpatı olsun ister krizantem..
Düşüncelerini ve hislerini her okuyanın anlayabileceği kadar yalın ama yaman anlatan ESİN'im sen!.. sen de iyi ki varsın.

A-H dedi ki...

Uzak kalmisim buralardan, krizantemler pek iyi geldi :)

Gulsen hocam bir suredir memleketteyim ve yapilacaklar listemde en baslarda da sizin kitabinizi almak vardi, lakin bulamadim :( korkarak soruyorum yeni baskisi yokmu acaba diye?

gülsen VAROL dedi ki...

İster inan ister inanma sevgili A-H.. Daha dün seni düşünmüş ve nerelerde acaba diye geçirmiştim aklımdan.. sonra çok çok mutlu ve deli gibi çoşkulu seyahatler yaşadığına inandırıp kendimi rahatlatmiştim.. Aradaki köprünün yıkılmamış olmasına sevindim.. Kitabım 3. baskıdan sonra yine
"yok" sattığı halde yeniden basılmadı.. Bu piyasa da, diğerlerinde olduğu gibi bilinmeyen puştluklarla dolu maalesef.. Adresini yaz bana elimde kalan son kitaplardan birini seve seve yollayayım. Acele et zira çok yakında ikinci roman geliyor!!! :))

A-H dedi ki...

O halde elinizde kalan son kitaplardan birini benim icin ayirmaniz karsiliginda Istanbula ziyarete geldigimde bir cay-kahve ismarlama zevkini bana cok gormezsiniz umarim :)
zira havalar biraz isininca bir Istanbul turu beni bekler, kitabi da elden almaktan memnun olurum eger mumkunse :)

gülsen VAROL dedi ki...

Mümkün olmasa da imkan yaratırım sen yeter ki gel..
Bu yazını yayınlamamın sebebi de belki başka çay ısmarlayacaklar da vardır... Onlarla da tanışırım düşüncesindendir.. :)