Duygular, insanları bir süre sonra rahatsız etmeye başlar. Olumlu olması, ya da olumsuz olması şart değil; yoğunluğu önemli.. İnsan bir gün gelip kendi duygularından bile rahatsız olursa, yani bir gün, "ben bu dangalağın neresini sevmişim” diye düşünürse, ya da “uğruna ölümle tanıştığım salak bu mu tanrım” diye itirafların en acısını dile getirirse, veya artık bir kişi veya bir duygu yoluna, günahlarını bile feda etmeyeceğinin altını koyu koyu çizmişse … o zaman o insanın, başkalarının duygu yoğunluğundan etkilenmesi mümkün mü?
Ya da onun düşüncelerinden sıkılmaması?
Yani demem o ki, kabak tadı vermenin ne anlama geldiğini anlamak için, o kabağı yemenin şart olmadığını biliyorum ben!.
Ya da onun düşüncelerinden sıkılmaması?
Yani demem o ki, kabak tadı vermenin ne anlama geldiğini anlamak için, o kabağı yemenin şart olmadığını biliyorum ben!.
O nedenle bugün, bambaşka, güzel ve özel.. duygusallıktan
azade.. lây-lây lom şeyler anlatmak
istedi canım. Espri içeren, biraz cinsiyeti çağrıştıran.. az bi
şey ortalığa mavi boncuk serpen.. Hatta aba altı üstü hiç düşünmeden kimin eli
kimin cebinde diye ifşa içeren satırlarla dolu muziplik gibi muzurluk yapmak geldi içimden.. Nasıl olsa can simidim hazır.. sınırı geçer ileri gidersem yazdıklarımda, "nisan biiiiir" derim olur biter diye düşündüm. :))
Böyle manyak bir yazı yazmak istedim.. Hatta
başladım bile. Ama daha ikinci satırına geldiğimde, ilk satırı sildim, oralara noktalar koydum
parantez açıp içine “konu değiştir” diye yazdım. Yazdıklarımın bitmesine yakın,
aklıma takıldı değiştirmem gereken konu!! Sayfayı yukarı doğru kaydırıp, ilk satırda bir süre
düşündüm.. Aklıma gelen konuların hiç birini beğenmeyince de, o ikaz satırını da sildim. Bu sefer baktım, yazıya güm diye ortadan başlamışım gibi oldu, ne başı belli anlatmak
istediklerimin ne sonu! O zaman o satırı da
silip,
“burası facebook sayfan değil kendine gel” diye kendimi ciddi ciddi uyarıp, devamı olan alt satırı da sildim..
İnsanın, hayatından "nisan bir şakası" gibi gelip geçen, aklı başında her insanın, başa gelmesinin mümkün olmadığını düşündüğü o nisan bir şakası gibi yaşanan, her hatırlanışta görülen bir rüya ile karıştırılan, aslında yaşarken görülen kâbusun, salakça hayra yorulan bir rüya oluşunu, ve tüm bunların o "tesadüf" ün yaptığı "bir Nisan" şakası olduğunu da sonradan anladığını anlatacaktım.. Başıma gelen bir trajikomik olayla başlayarak..
“burası facebook sayfan değil kendine gel” diye kendimi ciddi ciddi uyarıp, devamı olan alt satırı da sildim..
İnsanın, hayatından "nisan bir şakası" gibi gelip geçen, aklı başında her insanın, başa gelmesinin mümkün olmadığını düşündüğü o nisan bir şakası gibi yaşanan, her hatırlanışta görülen bir rüya ile karıştırılan, aslında yaşarken görülen kâbusun, salakça hayra yorulan bir rüya oluşunu, ve tüm bunların o "tesadüf" ün yaptığı "bir Nisan" şakası olduğunu da sonradan anladığını anlatacaktım.. Başıma gelen bir trajikomik olayla başlayarak..
Ama olmadı.. Siline siline yazdığım bir sayfa dolusu yazı bitince, geriye kalan son iki satırı da okumadan silecekken baktım.. özetin özü kalmış geriye!..
İçinde , duygu olmayan! espri içermeyen.. Ne "Nisan bir", ne de diğer ayların 1' i ile başlayacak şakayla yakından uzaktan ilgisi olmayan.. Yeri, zamanı, sahibi de belli olmayan . Benim bile tanımlamakta zorlandığım.. "şimdi bunu yazsam ne olur silsem ne olur?" diye düşündüğüm..
Sonra karar verdim kaldığı şekilde bırakmaya!!.. bu da benim Nisan bir şakam olsun dedim!
Sözün özü, kabak tadı veren duygu artıklarından ve kirliliğinden rahatsız olanlara, pek çok yazılanları okumadan okumuş gibi yapanlara tüm yüreğimle hak verdim. Üstelik, kırpıla kırpıla, bana göre sözün özü, belki başkasına göre başlangıcı olan ve aşağıdaki satırlarla başlamasa da böyle 'biten' bir duyguyu okumak istemeyecek olan herkes için geçerli bu "HAK"!
"İnsanın aklı, ya kaçarken , ya s….... başına gelir " denir ya hani.. Doğruymuş meğerse bu söz.. Kaçtığımda diyemem ama diğerinde hep aklıma geliyorsun.”


10 yorum:
Merhaba, içinizdeki çocuğun var olması ne güzel bir duygu hiç gitmesin..En içten Sevgilerimle Saygılar
Mutlu akşamlar dilerim
Teşekkür ederim Hikayem.. Hiç büyütmüyorum o çocuğu bu yüzden.
Anladım hem de öyle bir anladım ki HAK verdim size... Şaka mı tesadüf mü yoksa olmayacak olanı oldurtan yüreğe mi isyan? Her ne ise ya da ne olduysa kaçarken bile akla gelmeye değmeyecek olanlara selam olsun. Bu NİSAN selamının da hangi anlamları barındırdığını da siz anladınız bilirim.
"İNZİVAYA ÇEKİLMEK" ne demektir diye sormuştum bir hocama 16 yaşımdayken!! Zaman zaman bahse konu ettiğim coğrafya hocamdı sorduğum, bir Mudanya seyahatinde.
Bana son derece ciddi "artık bok yememeye karar vermektir" demişti. Çok bozulduğumu görünce de, "genelde 60 yaştan sonrası için geçerli olur" diye eklemişti.
Bilmem ben de anlatabildim mi Nihan.. seni anladığımı!!! :))))))
Ne güzel Gülsen hocam, sizi yüzünüzde muzip bir ifadeyle muzurluk yapmaya çalışırken düşünmek. Çok hoşuma gitti. Yazınızın sonunda güldüm. Ne olursa olsun, ben size böyle mizahi yönü olan yazıları çok yakıştırıyorum. O iğneleyici ve şakacı, size özgü üslûbunuzu okumayı seviyorum. İçinizdeki yaramaz çocuğa bayılıyorum. Hüzünle karıştırıp harmanladığınız şakacı ifadelerinizin içinde zaman zaman üzülerek, zaman zaman keyifle dolaşıyorum. Ne diyeyim? Yüreğinize, aklınıza, ellerinize sağlık. Sevgilerimi gönderiyorum, sağlıcakla kalınız... <3
Yok, benim bunu anlamam için önümüzde ki Nisan bire kadar tekrar tekrar okuyup sindirmem lazım, belki o zaman aklım başıma gelir sevgili hocam!.
Saygılar sevgiler...
Saat gecenin biri.Ve ben ne komplolar düşüne dururken bu yazınızla bir anda kahkahalara boğuldum hele de son satırda :))))
Zaman zaman yazıyorum belki dikkatini çekmiştir Anjelika.. benim blogta bazı işler ters gidiyor.. Mesela bazı yorumların geldiğinden haberim olmadığı gibi bazı yorumların da yayınlandığından haberim olmuyor iyi mi? Şimdi yine bir yazımın kayıtları ile ilgili bir araştırma yaparken 3 adet yorum gördüm.. YAYINLANMIŞ... ve CEVAPSIZ!!! Bunu bir bilene sordum, :)) dedi ki yorum yollayan kişi yorumunu Google hesabı üzerinden yollamalı.. dedi :)) ben bir şey anlamadım sen??
Bu cevap da, yaptığın güzel yoruma bir cevap olmadı en azından bunu anladım ama belki bazı dostlar için aydınlatıcı olmuştur..
Senin aklın daima başındadır Tufan.. ama çok yakında bu bloğu temelli kapatmayı düşünecek kadar sinirlerimi bozuyor Google ve bunu kasıtlı yapıyor gibi sanki.. o nedenle benim aklımın başımda olduğunu söyleyemem..
Gerçekten çok güzel bir nicname bulmuşsun Çoban Yıldızım... hiç beklenmeyen bir anda sabahın, karanlığı kovmaya çalıştığı an olanca ışığınla çıkıveriyorsun ortaya.. :)
Yorum Gönder