Herkesin aklında kalması gereken günlerin hatırlanması için bir düzen tutturulmuş ve adına da "Anma günü" denmiş.. Neye ve kime göre bilinmez.. Kimin aklına göre benim aklımda kalması gerektiğine inanılarak düzenlenmiş? Meçhul!
Normal mi, yani olması gerektiği için mi, yoksa ticari bir gayeye uşak olanların tezgâhı mı?
Bayramları muaf tutmak isterim bu seremoniden. Çünki ister dinî, ister millî olsun bayramlarımızın unutulmaması ve hep hatırda kalmalarının sağlanması için gereklidir bence o anılan bayramlar..
Bir de , Ölüm denen o meçhule gidenlerin hatırlanması ve gidenlerin unutulmadığını ispat etmek için yapılan törenler, eğer göstermelik değilse ve eğer seçilmiş özel kişilerin unutulmadığının ve unutulmayacağının ispatı adına düzenleniyorsa gereklidir, yapılmalıdır!..
Ama, bir bakıyoruz bir yaygara.. Yaş günleri, ilk göz göze gelme günleri.. ilk öpüşme günleri.. nişan nikâh ve evlilik günlerinin devriyesi..
Sonra.. Anneler, babalar, öğretmenler, doktorlar, şairler sevgililer vs.. vs.. ler için yapılan anma ve kutlama günleri.. Kişisel olması gerekirken topluma mal edilmek istenen ve bir şekilde insanı mecbur hissettiren yığınla anma günü..
Mesela bugün de, benim için çok çok özel bir gün. Kimsenin haberi yok! Tam On altı yıl olmuş mesela bu şiiri yazalı.. Trende.. Ankara'dan ve orayı yaşanası yapan insanlardan ayrıldığımda.. Geride bıraktığım anılarım için fasılasız ağlarken..
Hasreti götürüyorum İstanbul’a.
Hüznü Ankara’da bıraktım..
Bir ev buldum Acıbadem’de,
“hoş geldin” diyerek
Hüznü Ankara’da bıraktım..
Bir ev buldum Acıbadem’de,
“hoş geldin” diyerek
içimdeki mahcup sevince,
acıyı bademde bıraktım.
acıyı bademde bıraktım.
Biliyorum
yine hasretinle yaşanacak geceler
yeni evimde..
Çaresizliğime derman bulamayınca,
çalsın kapımı diye
umudu dışarda bıraktım!
çalsın kapımı diye
umudu dışarda bıraktım!
/.. 1999
g.v

10 yorum:
Anma günlerinin "zorunluluk" haline dönüştürülmesine ben de karşıyım. Özellikle bazı günlerde "reklamlar" dikkatimi çeker. Yükte hafif pahada ağır ne varsa çocuklar kanalıyla satışa sunulur. Oysa o hediyeleri satın alabilecek kaç çocuk vardır toplumda? Tüketim toplumu haline dönüştükçe kutlanacak-anılacak günlerimiz de çoğaldı...
On altı yıl önce yazılmış şiirinizi ilgiyle okudum. Duygularınızı ne güzel aktarmışsınız.Son üç dize öylesine anlamlı ki...
"UMUT" hep yanı başınızda olsun diliyorum...
"umut" şiirdeki gibi sadece fakirin değil herkesin ekmeği sevgili Makbule.. Onsuz yaşanması ne mümkün?
Ahh bu tarihlerle içimizde yaşadığımız o eşsiz didişme, ahh bu istesek de unutamama ve hatırlama hali... O özel gün bu güzel gün demeden kendi tarihimizde kendi özelimizde kronolojimizi yapma hali, kendi unutulmayanlarımız... Bilirim, biliyorum da... Ama bu şiirinizi ilk kez okudum, çok çok beğendim. Ne duygularla ayrıldınız kimbilir ne duygularla geldiğiniz bu şehirden...
"şimdiki aklım olsaydı".. lafına ezelden beri gülerim Nihan.. Yenilgiyi bir anlamda süsleyerek kabullenmenin mazeret beyan eden cümlesi.. Sanki o gün o hatayı yapan akıl şimdi varmış gibi..
Ben hayatımda AYNI hatayı ikinci kez yaptım. Ve inan şimdiki aklım olsaydı... da yine yapardım. Yine aynı yok oluşu yaşayacağımı bile bile. İstanbul denen kahpe bir şehre tek başına evlat yollamamak adına!! Kapımı hiç çalmayacak olan Umudu dışarıda bırakarak!!
İşte bunlar hep önemsenme ihtiyacı:) Anma günleri. Nişan yıldönümümüz, nikah yıldönümümüz, düğün yıldönümümüz hepsi ayrı.
Merhaba sevgili Kadriye hoş geldin sayfama.. Ankara'nın güzel havasını soludum sayfalarını gezerken.. :)
Evet haklısın bu anma günleri önemsenme ihtiyacı.. olması da gerekli bence .. ama iki kişinin özelidir bu.. ya da bir ailenin.. böylesine abartılarak afişe edilmesi, "günün" değerini yok ediyor bana göre.. itirazım bu yüzden :)))
Merhabalar.
Kaleme aldığınız bu yazı için çok teşekkür ederim. Kaleminize ve yüreğinize sağlıklar dilerim. Size katılıyorum. Aynı düşüncedeyiz. Milli ve dini bayramlarımızın haricinde TÜM GÜNLERE ben de karşıyım.
Şiirinizi de çok beğenerek okudum. Yüreğinize sağlık ve mutluluklar dilerim. Hasret gidenle beraber gider, hüzün de kalanla beraber kalır. Şiirinizde bu gerçeği ne güzel dile getirmişsiniz. Tabi umutlar da kapı önünde bırakılmalı, yoksa geldiğinden nasıl haberdar olabiliriz değil mi?
Selam ve dualarımla.
ÖZEL kabul edilen her şey, bana göre o özeli paylaşanlar arasında kalmalı Recep bey.. Ama bizim gibi kültürü fazla gelişmemiş, medeniyetten nasibini hâlâ almamakta ısrarcı bir millet, sadece özenti içinde yaşamaya mahkumdur.
Birisine hediye vermek için uydurulmuş bir güne ihtiyacımız yok.
Mesela anneler günü yaklaşırken şunu söylemek isterim. Bütün bir ömür boyunca annenize kan kusturup sonra bir gün hediye almanın ne değeri olabilir?
İnsanlara huzur verelim. Tebessüm hediye edelim. Başka bir şeye gerek kalmayacaktır.
Birisine hediye vermek için olsa, yine hoş görülebilir bence ama bu, BİRİLERİNİN kurnazlığı ile duygu sömürü yapıp ticarî amaçlı bir yaklaşım olursa gereksiz bir anma günü olur. Dediğinize katılıyorum Renklerle Yolculuk, keşke gönül almak hediye almakla mümkün olabilseydi..
Yorum Gönder