7 Kasım 2015 Cumartesi

Sitemler yükledim bulutlara..


Giderken,  ne çok şeyi beraberinde götürmüşsün.. Biliyorum daha yastığa değmeden başın, uykuya dalıyorsun götürdüğün uykularımla.. 

Ne çok şeyim yok olmuş.. neyimi arasam bulamıyorum.. sevinçlerim yok mesela.. heyecanlarım da yok!
Duygularıma ulaşamıyorum artık.. gördüklerim, okuduklarım, dinlediklerim etkisiz bu yüzden.. Şaşkınım!. Sen hiç birisini sevmezdin oysa, neden götürdün o zaman giderken hepsini?.. Neden boşalttın yüreğimi? nereye yükledin nasıl taşıdın ben görmeden, hissetmeden?
Senin aklın vardı hani.. hani bende olmayan! Hani duygusal takılmak aptalların bastonuydu? Hani yüreğine verdin mi emri, hazırol da beklerdi?..

O zaman neden boşalttın yüreğimi?? Günün batımı, gidişinin gölgesini uzattı ayak uçlarıma, sen giderken o yalvarıyordu! fark etmedin mi?..
 
Uykularımı geri ver hiç olmazsa.. Belki uyuyabilirim.. belki rüyalarıma girersin senin bile haberin olmadan sessizce!.. 
 
Ben ve Sen!.. biliyorum hiçbir zaman "Biz" olamayacak ikili idik .. Bu yüzden çaresizliğimi, çaresizliğime sebep sen olduğun için sevdim. Bu yüzden, ne zaman şakıyan bir kuş sesi duysam, onun onu duyamayacak kadar uzağındaki dallarda bir kuşa çaresizce serenat yaptığını düşündüm.

Denir ki, "Aşkın başkenti" olur çorak dağlar, birbirlerine kavuşanlar için..
"Mutluluğun başkenti" ise, başını dayadığı omuzun olduğu mekândır nicelerine.. 
Şimdi, "yalnızlığın başkenti" de, artık benim yaşadığım şehir..  

Ve şimdi Sen,  kalabalıklar içinde tek başına, Başkent'te yaşadığını düşün dur, olmayan aklını zorlayıp!..

 
 

7 yorum:

Makbule Abalı dedi ki...

Kaç kez ziyaret ettim bloğunuzu. Uzun zamandır yazmıyordunuz.Yeni bir yazı görünce nasıl da mutlu oldum.
Her yazınızda olduğu gibi okurken düşünüyor, hayal ediyor ve farklı anlamları bulmak amacıyla yeniden okuyor insan.
Gene farklı "başkentlerde" gezdiriyorsunuz okuyucuyu. Son durak "yalnızlığın başkenti" de sanırım o yalnızlık içinde, korkunç kalabalıklardan uzakta, hüzünlü ama güzeldir.Kendi kendine yeten insanlar mutlaka o yalnızlığın içini de en iyi şekilde doldurmayı bilirler.

gülsen VAROL dedi ki...

Ben de senin yorumunu defalarca okurum Makbule'm.. Tahta başında 'Aferin' alan çocuğun gurunu veya pat pat sırtı sıvazlanan bir evladın güvencesini yaşamak için. İçten yorumuna teşekkürler..

hikayelerdirgeriyekalan dedi ki...

Vay be..dedirdecek kadar duygu yüklü..hakikaken o kadar duygulandımki içimden çıkıverdi"vay be"
bu güne, geçmişe ve geleceğe dair düşündüren bir yolculuktu bu paylaşımınız ki serzeniş de olsa sevgiyle dolu sıcacık..kaleminizle yüreğinizle var olun..en içten sevgilerimle esen kalın..saygılar mutlu akşamlar

gülsen VAROL dedi ki...

Güzel Hikayem.. sen çok Özelsin.. bu asla bir iltifat değil. Eminim ki kişiliğinle de öylesindir.. Ancak, bu blog aleminde sayfası "EN ÇOK İZLENEN" olduğun halde yorum sayfanın açık olmaması ile özelsin.. Ne zaman okusam parmak uçlarımda biriken duyguları sana iletememenin sıkıntısını yaşarım.. İnanıyorum ki benim gibi duygularını sana ulaştıramayanlarla aynı hissi paylaşıyorum..
Vay be.. benim hayranlık nidamdır :)))

nihansu dedi ki...

Sevdiğim zaman kürek mahkumu gibi severim ben, bu hep böyle olmuştur, herkes için... Ne kolayca vazgeçerim, ne kolayca silebilirim ama yüceltirim hep sevgimle. Sonra bir de bakarım ki değmiyormuş ve ben niyeyse üzülen kırılan olurum. Yazınızı okuyunca yine aynı şeyi düşündüm haketmeyene hakettiğinden daha fazla değer veren ama haketmediğini de sonradan anlayan duygu yüklü insanlarız biz. Ve özel insanlarız ki bu duyguları her şeye rağmen hissedebiliyoruz.
İşte bu, haketmeyene yazılabilecek en güzel sitem yazısı...

gülsen VAROL dedi ki...

Sana çok samimi bir itiraf Nihan.. aslında bu yazı, hak etsin etmesin, bir insana verilebilecek en büyük değer..

ÇOBAN YILDIZI dedi ki...

Aşk ne kadar tek kişilikse sevgi de öyle..Yansımasını bulduğu yürekte ya parlar ya da zamanla sönmeye mahkum olur..Işığı biten yüreğe tekrar girmek mümkün mü??