1 Mayıs 2017 Pazartesi

***

Mor ve Eflâtun
en sevdiğim renk.

Leylâk ve menekşe 
bu nedenle en  sevdiğim çiçek.
Belki,  Nisan ve Mayıs aylarını sevişim de
bu yüzdendi.. 

  Ve bugün 17 Nisan..

Kader denir ya hani başa gelene.. ya da.. yolcu ettiklerine yolun açık olsun der ya insanlar hani.. işte öyle!.. 
Bir kapı açıldı yüreğimde bugün.. hiç bilmediğim .. nedir, ne zaman, nasıl diye hiç düşünmediğim bir kapı açıldı bu gün gözlerim önüne.
Ve ben ömrümde hiç olmadığım kadar sakinim.. bugüne dek yaşamadığım bir duygusuzlukla, boşluktaki salıncakta gibiyim.

Haftalar süren sıkıntılarıma ağrılarıma çaresizliğime son vereceğine inanılan ve başarı ile sonuçlandığı söylenen ameliyatım sonucunda, şu an, hastaneden gelen ve doktorumun imzasını taşıyan raporu okuyorum..

Teşhiste "KANSER" olduğum yazmakta..

***

Ve bugün de 1 Mayıs..

İlk kez takvimime işaret koymayı unutmuşum.. Meğer Mayıs gelmiş..

Yok hayır!! olamaz.. gerçekten .. yemin ederim bu kişi ben olamam.. bu sakin, bu tevekkül içinde olan.. bu bedenini bırakmış ruhun, duygusuz sahibi ben olamam!..

GÜLSEN hırçın bir kadındır .. isyankârdır!.. Kendini haklı bulduğu konularda, kendisine atılan tokada öbür yanağını çevirmez!.. 
O zaman bana cevap ver hırçın kadın ????

Bugün başlayacak olan, 35 gün süreceği söylenen, ve doktorun radyoterapi sürecinde, oluşması tıbben şart olan .. acı verecek, kişiyi çaresiz bırakacak, isyan ettirecek dönemlerin olacağını söylediği gerçeklere sessiz kalışının NEDENİ,

Aciz oluşun mu.. gidişi kabullenişin mi?

 
 
 

11 yorum:

Makbule Abalı dedi ki...

Bu yıl da yeniden sevdiğimiz aylarda olmak ne güzel sevgili Gülsen Öğretmenim.Hayatın içinde çok iyi bildiğiniz gibi iyi günler-kötü günler iç içe. 19 Mayıs benim doğum günüm- ilk burada yazıyorum. Ama aynı gün, sıkıntılı bir gün de yaşatmıştı bana.Geçti bitti. Ve ne güzel rastlantı; mor benim de çok sevdiğim bir renk, yanında beyaz ve mavi de çok sevdiklerimden. Morun enerji verdiğine inanırım.

Ben sizin hastanede yatarken dahi yanınızdakilere enerji aşılayacağınıza inanıyorum.Her olumsuzluk vücudumuzdan bir şeyler götürürken bir şeyler de yüklüyor, inanıyorum.
Bu sessizlik ne aczin ifadesi, ne çaresizce kabulleniş. İradesi güçlü, cesaretli insanlar durumu olduğu gibi benimseyip mücadeleye karar veriyorlar. Tıpkı sizin yaptığınız gibi.
Eminim bundan sonra blogdaki güzel ve etkili yazılarınızın konusu biraz değişecek. Sayenizde bir başka konuda "bilgi" sahibi olacağız.

Lütfen sabrınızı, azminizi, yaşama arzunuzu, dayanma gücünüzü bir kez daha hepimize kanıtlayın.
Yürekten "GEÇMİŞ OLSUN" dileklerimle gönül dolusu selam ve sevgilerimi iletiyorum.

Nazlı Gül Orbay dedi ki...

''GÜÇLÜ'' oluşunuz Canim hocam.

Nihansu dedi ki...

Siz olduğunuz için Mamim.. içten içe aslında bu hastalığa sen de kimsin dediğiniz için... ve biliyorum ki bu da geçecek tıpkı diğerleri gibi, biliyorum...

Akgül Çubukçu dedi ki...

Gülsen hocam; benzer bir süreci ben yaşadığım dönemde, bir şeylere tutunma, çaresiz duygular içinde boğulmadan çıkış yolu arama, durumu sindirmeye çalışma aşamalarındayken, bazı sözler okumuştum. Michael J.Fox(Parkinson hastası) “Kabulleniş, teslimiyet anlamına gelmez; bir şeyi var olan durumunu anlamak ve bunu üstesinden gelmenin bir yolunun olduğunu bilmektir”. Henry Wadsworth Longfellow: “Her şeyden önce, yağmur yağdığında kişinin yapabileceği en iyi şey, yağmasına izin vermektir” gibi. Bizler de tıpkı yağmuru durduramayacağımız gibi, değiştiremeyeceğimiz bazı şeyler olduğunu istesek de istemesek de kabul etmek durumundayız. Değiştiremediğimiz şeyler için, yapabileceğimiz en iyi şey, kabullenmek ve her şeyi oluruna bırakmak. Yağmur yağmalı ki, ardından güneş açsın.

Oysa talihsizlik bunalımına kapılmak, enerjiyi boşa tüketiyor. Biz, bütün dost ve sevdikleriniz biliyoruz ki siz çok güçlü bir insansınız. Allah'ın izniyle, bunun da altından kalkacaksınız. Yaşadığınız, işte bu iç inancının tevekkülü... Geçecek Gülsen hocam, bu da geçecek, siz neler geçirmediniz ki? Yürekten sevgilerimle.

hikayelerdirgeriyekalan dedi ki...

Sezgilerim öyle güçlüki şu satırları yazarken bile bir sıkıntı bir olumsuzluk hissi duymaksızın çok güçlü bir enerji hissediyorum, farkındamısınız sizden bahsediyorum siz çok kıymetli çok sevecen ve çok güzel bir insansınız..tanımasam da görmesem de ben sizi çok seviyorum.

Mehmet Bilgehan Merki dedi ki...

Çok kısa bir zaman önce yaşadığımız kısa süreli bir şok sonrası uzun bir sürecin sonbahar aylarında sonuna gelmiştik. Ne yazık ki, yaş, yaşam düzeyi vs başkaca hiçbir barajı olmayan bu hastalık moral ve yaşama sevgi dolu bir bakış gerektiriyor. Güçlü olun güçlü kalın. Tüm sevgi enerjilerimizi size yolluyoruz.

Esin Bozdemir dedi ki...

Siz hem iradesi hem de sezgileri son derece güçlü bir insansınız. Ve yalnız olmadığınızı da biliyorsunuz değil mi Gülsen Hoca'm. Ben inanıyorum ki sahip olduğunuz o güçlü ve pozitif enerji ile bunu da atlatacaksınız. Yürekten sevgilerimle... sizi çok öpüyorum Gülsen Hocam..

Arzu sarıyer dedi ki...

Canım Sevgili Öğretmenim mor ve eflatunu menekşeleri ben çok severim biliyorsunuz...Gemiş olsun
ve geçecek diyorum inanınız yürek sesim böyle diyor...Sizi okurken aaa bu da mı uğradı ;kime uğradığını bilimiyor dedim...Selam ve sevgiler,sağlığınıza duacığım 💜

Klio'nun Şarkısı dedi ki...

Gülsen Hocam, sevgilerimi, pozitif enerjimi yolluyorum size. Yüz yüze tanışmadık belki ama hem buradan hem de "Albümdekiler" kitabınızdan hissettiğim sizin çok güçlü oluşunuz. Eminim bu sıkıntıları atlatacaksınız. Güzel yazılarınızı bekliyor olacağım. Dualarım sizinle. Güzel yanaklarınızdan öpüyorum.

Mehmet Osman Çağlar dedi ki...

Hayatımda tanıdığım en güçlü, en dirayetli karakterlerden birisiniz Gülsen Hoca'm. Bu açıdan bunun da en kısa sürede üstesinden geleceğinize inancım tamdır. Facede de yazmıştım, takipteyim. İyi haberlerinizi takip edeceğim. Selam, sağlık ve sevgilerimle...

engelsizrenkler.blogspot.com dedi ki...

Gülşen hocam, öncelikle Allah dan şifa diliyorum.Makbule hocamın tavsiyesi üzerine paylaşımınızı ve sizi tanıdım. 17 yıllık engelli yaşamımdan bir çok şeyler gördüm, yaşadım, tecrübe ettim. Sadece size şunu demek istiyorum. Sevgi ve saygınızı hiç bir zaman kaybetmeyin gerisi inanın misafir ve teferruat oluyor. Ben de her yıl kemik ölçümü testi yaptırmak için hastaneye gidiyorum ve rutin kontrollerimi de yaptırıyordum. Bu yıl 14 Nisanda hastaneye gittim. Kemik ölçüm testimi yaptırdım. Kan tahlili sonucunda zehirli triod olduğu ortaya çıktı. O an sadece gülümsedim ve bu da gelir bu da geçer dedim. Üç aydır tedavimin gerektirdiğini ne varsa yapmaya ve bol bol dinlenmeye çalışıyorum. Umarım en kısa zamanda sağlığınıza kavuşursunuz. İsterseniz bu post yazınızı blog sayfamda paylaşabilirim.
Saygılarımla.