Ne zaman Hasan Hüseyin Korkmazgil’in Nazım için yazdığı “Haziranda ölmek zor” şiirini okusam veya hatırlasam, acaba hangi ay kolay diye düşünürüm!.. Çünki hiç bir ay, Mart kadar “gitmeyi” sembolize edemez bana.. Ve, bu nedenle her Mart geldiğinde, ailemle bile dertleşmediğim acımın, dağın ardına o ay gitmekle ödeneceğini düşündüğümü kimselere söyleyemem..
Geçip giden her Mart ayında, “Burnum bile kanamadı” diye kendimi ayıplayışımı nasıl anlatabilirim?
Bu yüzden bunca yıl Mart geldiğinde inlerime çekilişim.. mümkün olduğunca elimi eteğimi gezmekten eğlenmekten çekip, herhangi bir yere gitmemeye özen gösterişim.. Ve her mart bitip giderken “bu da bitti işte” diye düşünüp bu duyguları da hiç kimse ile paylaşmayışım..
Şimdi.. neden mi fikir değiştirdim?? bir huzme belirdi bu ay.. şimdilik belli belirsiz .. Sanki, Hasan Hüseyin’e “Mart’ta kolay” diyebilme hakkı doğmuş gibi!..
Bayramda Çanakkale’deydim.. Batı kıyılarındaki pek çok ilimizin sahip olduğu medeniyeti.. tarihi.. düzeni.. güzel insanlarını seyredip huzur pompaladım ruhuma..
Oğlumun bayram hediyesi olan son model dijital fotoğraf makinesini kullan/ama/ma heyecanından kayıt hatalarını hoş göreceğinizi umduğum bir Çanakkale gezisi yapmanızı istedim..
Önce sizi selâmlamalıyım gölgemi düşürüp tarihe!
Aslında aklımdan geçen,
arkamdaki güneş saatine olsun "dur" diyebilmek!
torunum.. EYLÜL İMGE' m..
ecdadını öğreniyor..
tarihini öğreniyor..
kıymetini bilmek için!
***
VEEEE...
troy.... truva!!
filminde seyrettiğimiz truva atının
birebir aynısının sahile monte edilen hali.
Sonra Nusret gemisini ziyaret..
Oradaki defterde kayıtlı bir yazıyı yazmadan geçemem..
" Gemilerdeki seyir defterine Jurnal denir..."Jurnal" gemi seyirde, ya da limanda iken gemi ile alâkalı bilgilerin yazıldığı defterdir...
Geminin rotası, hızı, geldiği – gideceği liman, vardiya değişimleri, hava durumu ve diğer bilgiler not edilir...
Mesela, Kilitbahir bölgesi geçildiğinde; "saat: 15:30 Kilitbahir geçildi" yazılır...
Mesela, Kilitbahir bölgesi geçildiğinde; "saat: 15:30 Kilitbahir geçildi" yazılır...
İstanbul Boğazı geçildikten sonra; "saat: 05:00 İstanbul Boğazı geçildi" yazılır...
Bu tüm dünyadaki boğazlar için aynıdır...
ÇANAKKALE hariç..!
Çanakkale Boğazının seyri tamanlanınca Jurnal'e; "saat: 22:00, Çanakkale'den ÇIKILDI"..
Ya da; "saat : 22:00 Şehitlik Abidesi 2 milden selamlandı" yazılır.
Çünkü bilirler ki,
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ..!"
Burada gördüğünüz
bulunan bir alman denizaltısının torpito dairesinin yarısı
burası çimenlik tepe..
Kalenin duvar kalınlığı 9 metre.. top mermisi duvar içinde kalarak patlamamış..
Ve orada bir çanak şekli oluşturmuş. ÇANAK KALE adının buradan geldiği söylenmekte.
Her şeyde olduğu gibi,
Mustafa Kemal Atatürk'e borçlu olduğumuz
bir şehir Çanakkale..
Diğer şehirlerimiz gibi..
"Dur Yolcu"
diye yazıyor taşı toprağı şehit kanıyla sulanmış
karşı dağın eteğinde..
karşı dağın eteğinde..
















