ciğeri yanan bir anne ve babadan daha iyi kim anlayabilir bu duyguyu!en çok onlar bilebilir! ama sonuçta onlar hepimizin evlatları!yangının orta yerinde yanan kadar olunmasa da alevi buralara kadar geliyor!.. duygularım alt üst, boğazımdaki düğümlerin hıçkırığa sonra gözyaşına ve öfkeye ardından da yerini "hayatın aslında bir hiç olduğuna" hiçliğe döndürdüğü hallerdeyim!.. kazananın olmadığı ama insanlığın kaybettiği bir hayatın içinde sürüklenip gidiyoruz...
Evet ölüm, Allahın emri! Öyle öğretildiği için öyle kabul edilen!!! Ancak, ölümleri asla bir kayıp olmayacak bunca insana benzer yaratık varken, o emir,neden ölümleri yıkım olanlar için verilir??? diye sorar dururum yıllardır sevgili Esmir..
Geçen gün karneleri dağıtırken duyduğumuz silah sesleriyle irkildik.Karadeniz'e ulaşmak için bizim bölgeden geçmeyi tercih etmişler.Görev yaptığım köy dağlık bir yerde ve tehlike arz ediyor. Cuma günü yol üstünden geçen onlarca askerle,başımızdan geçen helikopterlerle ve peş peşe gelen silah sesleriyle hüznümüz bin kat daha arttı.Kuzenim avukat olduğu için yakalanan bir teröristin sorgusunu aldı.İşletme mezunu bir genç...Aslında daha da fazlası var anlatılacak. İçim acıyor gerçekten...
işin en acı tarafı da bugüne kadar sinsice yapılmakta olanın artık alenen söylenmesi ve halkı ordu üzerine kışkırtıp mesul Türk ordusunun mensuplarıymış gibi "bu halk nasıl sormaz orduya?" diye çatlak sesle konuşmaya başlanması.. yolun sonu göründü .. inşallah yolun sonundaki ışık da net görünür sevgili ezgi..
Demokrasiyi tramvaya benzetenlerin kurbanlarıdır bu şehitlerimiz.. Allah sabır versin ailelerine.. Yazman gerektiğini düşündüklerine sayfanda yer vermeni isterim bir eğitimci olarak..
11 fidan daha devrildi 11 baba bugün yavrusunun telefonuyla uyanacaktı belki. Onu nasıl özlediğini söyleyen, babalar gününü kutlayan telefonuyla ama olmadı. Babalar oğullarının albayraklı tabutlarına sarıldılar bu özel günlerinde.
Yine çıktı büyüklerimiz, yine ahkam kestiler o bildik tavırlarıyla.
Bir de; gazze'ye giden gemide kaybettiklerimiz için toplanan kalabalıkların, vatan nöbetini tutarken kalleşçe şehit edilen yavrularımız için neden sesleri çıkmaz, 'bunu çok merak ediyorum.'
İnan bana sevgili çınar, tek başıma da olsam meydanlara elimde bir tef'le çıkıp, def oluşlarına oyun havası ritmi ile milleti coşturmaya and içtim!!!!!!!!
Babalar gününde yollardaydık Gülsen hocam. Ama bu sene hiç mutlu değilim. İçimdeki sevinçleri kaybettim sanki. Sanki ruhumu kara bulutlar sardı bu sene. Evet, ruhum yaslarda... Bu kadar acı yaşanıyorken güzelim ülkemde, ana babalar, eşler, evlatlar, kahramanlar bu kadar acı çekiyorken, mutlu olmak mümkün değil benim için. O çekilen acıları, hüzünleri, isyanları en derin biçimde ruhumda hissediyorum. Ateş düştüğü yeri yakar elbet, onlar kadar kimse acı çekemez kesinlikle... Annelik duygusunu yaşayan her kadın gibi yüreğim kanıyor, haberleri ağlamadan izleyemiyorum. Kimin evladı olduğu farketmez, hepsi bizim evladımız. Bazı kesimlerin yarattığı bölünmüşlük beni inanılmaz öfkelendiriyor. İsyanlardayım...
18 yorum:
Bu sabah boğazım düğüm düğüm...
Ekranda ya da gazetelerde kimi görsem feryadı ayyuka çıkan; a--aa
bakıyorum ben!
öyle tanıdık.. o kadar bildik!
ciğeri yanan bir anne ve babadan daha iyi kim anlayabilir bu duyguyu!en çok onlar bilebilir! ama sonuçta onlar hepimizin evlatları!yangının orta yerinde yanan kadar olunmasa da alevi buralara kadar geliyor!..
duygularım alt üst, boğazımdaki düğümlerin hıçkırığa sonra gözyaşına ve öfkeye ardından da yerini "hayatın aslında bir hiç olduğuna" hiçliğe döndürdüğü hallerdeyim!..
kazananın olmadığı ama insanlığın kaybettiği bir hayatın içinde sürüklenip gidiyoruz...
Evet ölüm, Allahın emri!
Öyle öğretildiği için öyle kabul edilen!!!
Ancak, ölümleri asla bir kayıp olmayacak bunca insana benzer yaratık varken, o emir,neden ölümleri yıkım olanlar için verilir??? diye sorar dururum yıllardır sevgili Esmir..
En acı babalar günü:((
ACI, sadece babaları kavurduğu için değil, "babalar günü" denen bir güne denk geldiği için en acı babalar günü sevgili yaşamın kıyısında..
Geçen gün karneleri dağıtırken duyduğumuz silah sesleriyle irkildik.Karadeniz'e ulaşmak için bizim bölgeden geçmeyi tercih etmişler.Görev yaptığım köy dağlık bir yerde ve tehlike arz ediyor. Cuma günü yol üstünden geçen onlarca askerle,başımızdan geçen helikopterlerle ve peş peşe gelen silah sesleriyle hüznümüz bin kat daha arttı.Kuzenim avukat olduğu için yakalanan bir teröristin sorgusunu aldı.İşletme mezunu bir genç...Aslında daha da fazlası var anlatılacak.
İçim acıyor gerçekten...
işin en acı tarafı da bugüne kadar sinsice yapılmakta olanın artık alenen söylenmesi ve halkı ordu üzerine kışkırtıp mesul Türk ordusunun mensuplarıymış gibi "bu halk nasıl sormaz orduya?" diye çatlak sesle konuşmaya başlanması.. yolun sonu göründü .. inşallah yolun sonundaki ışık da net görünür sevgili ezgi..
Demokrasiyi tramvaya benzetenlerin kurbanlarıdır bu şehitlerimiz..
Allah sabır versin ailelerine..
Yazman gerektiğini düşündüklerine sayfanda yer vermeni isterim bir eğitimci olarak..
Ulus olarak kederliyiz, yastayız Gülsen hocam . Çınar hanıma bıraktığınız yoruma da sarsıldım. Sevgi ve saygılarımla..
ilgine ve dikkatine teşekkürler sevgili Jivago.. Pek çok şiirimde anlatmaya çalıştığım hasret! belki daha net anlaşılır..
Evet yastayız..
Her şeyin özeti bu,yaşamla ölüm arasındaki ince çizgi...
Lanet olsun hocam,binlerce lanet olsun...
Haklısın Tufan.. ne ince bir çizgi hem de.. ve o ince çizgi ne kadar kalın aslında!!!
11 fidan daha devrildi 11 baba bugün yavrusunun telefonuyla uyanacaktı belki. Onu nasıl özlediğini söyleyen, babalar gününü kutlayan telefonuyla ama olmadı. Babalar oğullarının albayraklı tabutlarına sarıldılar bu özel günlerinde.
Yine çıktı büyüklerimiz, yine ahkam kestiler o bildik tavırlarıyla.
Bir de; gazze'ye giden gemide kaybettiklerimiz için toplanan kalabalıkların, vatan nöbetini tutarken kalleşçe şehit edilen yavrularımız için neden sesleri çıkmaz, 'bunu çok merak ediyorum.'
Sevgiler hocam
İnan bana sevgili çınar, tek başıma da olsam meydanlara elimde bir tef'le çıkıp, def oluşlarına oyun havası ritmi ile milleti coşturmaya and içtim!!!!!!!!
Büyük bir zevkle yanınızda olacağım...
Sevgiler Hocam
Bazen çaresiz bir ruhun çırpınışları ve göz yaşları yazı olur... http://www.benoyum.com/?p=1637
o nedenle ben hep yazıyorum..sevgili oyumben!
Babalar gününde yollardaydık Gülsen hocam. Ama bu sene hiç mutlu değilim. İçimdeki sevinçleri kaybettim sanki. Sanki ruhumu kara bulutlar sardı bu sene. Evet, ruhum yaslarda... Bu kadar acı yaşanıyorken güzelim ülkemde, ana babalar, eşler, evlatlar, kahramanlar bu kadar acı çekiyorken, mutlu olmak mümkün değil benim için. O çekilen acıları, hüzünleri, isyanları en derin biçimde ruhumda hissediyorum. Ateş düştüğü yeri yakar elbet, onlar kadar kimse acı çekemez kesinlikle... Annelik duygusunu yaşayan her kadın gibi yüreğim kanıyor, haberleri ağlamadan izleyemiyorum. Kimin evladı olduğu farketmez, hepsi bizim evladımız. Bazı kesimlerin yarattığı bölünmüşlük beni inanılmaz öfkelendiriyor. İsyanlardayım...
Yorum Gönder