5 Haziran 2010 Cumartesi

HAZİRAN' da ölmek zor!



(BİR MESLEKDAŞIMI SAYGI İLE ANIYORUM..)

sokaktayım
elim yüzüm üstümbaşım gazete
sokaktayım
gece leylâk ve tomurcuk kokuyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor!
neden böyle acılıyım
neden böyle ağrılı
neden niçin bu sokaklar böyle boş
niçin neden bu evler böyle dolu?
sokaklarla solur evler
sokaklarla atar nabzı kentlerin
karanlıkta akan bir su
gibi vurdum kendimi caddelere


“ah yavrum
ah güzelim
canım benim / sevdiceğim
bitanem
kısa sürdü bu yolculuk
n'eylersin ki sonu yok! “


gece leylâk ve tomurcuk kokuyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor!


nerdeyim ben
nerdeyim ben
nerdeyim?
kimsiniz siz
kimsiniz siz
kimsiniz?
ne söyler bu radyolar
gazeteler ne yazar
kim ölmüş uzaklarda
göçen kim dünyamızdan?


kökü burda
yüreğimde
yaprakları uzaklarda bir çınar
ıslık çala çala göçtü bir çınar
göçtü memet diye diye

gece leylâk ve tomurcuk kokuyor
üstümbaşım elim yüzüm gazete
vurmuşum sokaklara
vurmuşum karanlığa
uy anam anam
haziranda ölmek zor!
«uyarına gelirse
tepemde bir de çınar»
demişti on yıl önce
demek ki on yıl sonra
demek ki sabah sabah
...  ...

demek ki göçtü usta
kaldı yürek sızısı
geride kalanlara


yıllar var ki ter içinde
taşıdım ben bu yükü
bıraktım acının alkışlarına
3 haziran '63'ü
bir kırmızı gül dalı şimdi uzakta
bir kırmızı gül dalı
iğilmiş üzerine
yatıyor oralarda
bir eski gömütlükte
yatıyor usta
bir kırmızı gül dalı
iğilmiş üzerine
okşar yanan alnın
bir kırmızı gül dalı
nâzım ustanın

gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
bir basın işçisiyim
elim yüzüm üstümbaşım gazete
geçsem de gölgesinden tankların tomsonların
şuramda bir çalıkuşu ötüyor


uy anam anam
haziranda ölmek zor!






Hasan Hüseyin KORKMAZGİL


(1927 Gürün - 26 Şubat 1984 Ankara)



Adana Erkek Lisesi (1948), Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü (1950) mezunu. Göksun'da (K.Maraş) başladığı öğretmenlikten siyasi eylemde bulunduğu gerekçesiyle atıldı, tutuklandı, hüküm giydi. Daha sonra Gürün'de ve Sivas'ta arzuhalcilik, tabela ve portre ressamlığı, inşaat işçiliği yaptı (1955-60). 1960'da İstanbul'a, sonra Ankara'ya yerleşti. Akis dergisinde çalıştı, bir süre de Forum dergisini yönetti (1968-70). Kızılırmak kitabı nedeniyle hakkında 142. maddeden dava açıldı, yargılandı, aklandı. Lise yıllarında şiir yazmaya başlayan Hasan Hüseyin'in ilk şiiri 1959'da Dost dergisinde çıktı. Bu yıllarda mizahi hikayeleri de yayımlandı. Kavel (1963) adlı kitabı ile 1964 Yeditepe Şiir Armağanı'nı, Kızılkuğu (1971) ile TRT'nin 1970 Sanat Başarı Ödülü'nü, Filizkıran Fırtınası (1981) ile 1981 Toprak ve Nevzat Üstün şiir ödüllerini aldı.

17 yorum:

Mehmet Osman Çağlar dedi ki...

Dünya çapındaki şairimizin ölüm yıldönümüne yakışan şiirin, başka ünlü bir rahmetli şairimizden bu kadar güçlü anlatılmasına
duygulanmamak mümkün değil sevgili Gülsen hocam. Hatırlattığınız için sizin de duyarlı, sanatçı yüreğinize sağlık.

Saygı ve sevgilerimle..

tufan dedi ki...

Ustalar,ustalar,nice koca çınarlar gölgesiz kaldı ak sayfalar,kaç kere ölmüşlerdi aslında,kaç kere kesilmişti en yiğit dalları.
Ustalar,ustalar,koca çınarlar,iyi ki görmüyorsunuz,iyi ki duymuyorsunuz yaşanan şu anı,eski baltacılar şimdi sizi yazıyorlar.

Teşekkürler sevgili hocam,gönlünden geleni dilinde saklamıyan her yüreğe saygıyla.


Saygılar sevgiler.

gülsen VAROL dedi ki...

SEVGİLİ JİVAGO BUNU YAZARKEN İLK SENİN YORUM YAPACAĞINI HİSSETMİŞTİM.. HANİ, YAPTIĞI BİR YAZILIDA ÖĞRENCİSİNİN KAÇ ALACAĞINI BİLEN BİR ÖĞRETMEN GİBİ!!
Ama, bir önceki sayfamda "Çok yorgunum" u dinlemediğine de üzüldüm ayrıca..

gülsen VAROL dedi ki...

Öğrenmenin yaşı yok sevgili Tufan, bazen gönülden geleni dilden sakınmak gerektiğini de hesaba katmalı..

Mehmet Osman Çağlar dedi ki...

Hocam şimdi "tekrar" dinledim.
Biliyordum, her zaman dinlenesi..
İyi pazarlar dilerim. Saygılarımla..

Newbahar dedi ki...

''göçtü usta geride kaldı yürek sızısı''...

öyle!

Akgül Çubukçu dedi ki...

Büyük şair'e, bir başka ustadan yazılan şiir müthiş duygular içeriyor. Acısını, hüznünü, hayal kırıklığını dökmüş satırlara. Hüzünle okudum. Paylaştığınız için çok teşekkürler Gülsen hocam. Haziran yazılarınıza hüzünle başladınız. İnşallah kendinizi daha keyifli hissedersiniz de, yazılarınız da keyiflenir. Sizi keyifli ve mutlu görmek en büyük dileğim.
Sevgilerimle Gülsen hocam.

sufi dedi ki...

Bir ustayı (Nazım Hikmet)yitirmenin acısını yüreğinden gelen dizelerle bize ulaştıran(Hasan Hüseyin Korkmazgil)in, müştereken anılışına vesile olan güzel ustamız Gülsen'imize teşekkürler ve sevgilerimizle.

gülsen VAROL dedi ki...

Her ne kadar senin için geçerli olmasa da, "tekrar" iyidir..her konuda her zaman nisyanı azaltır sevgili Jivago..

gülsen VAROL dedi ki...

Varsın kalsın sevgili newbahar..
O sızı bize yıllardır insan olduğumuzu/olmadığımızı hatırlatır!

gülsen VAROL dedi ki...

Ben ayları tasnif etmedim ruh halime göre sevgili Anjelika ama onlar kendiliğinden sıraya girdiler yaşamımda..
Bak güzel bir konu bu.. düşünüp işlemeye değer!

gülsen VAROL dedi ki...

Allahtan ki kendimi bilmek gibi bir irfana sahibim sevgili Sufi.. Yoksa çırak bile olmamın mümkün olmadığı bir ortamda, muhteşem ustalarla birlikte anılmanın ezik mahcubiyetinden kurtulamazdım.. Yine de coşkumu arttıran, bana verdiğin değere saygı duyarak teşekkürler ediyorum..

oyumben dedi ki...

Ölmek kolay, zor olanı yaşamak...

düşünce bahçesi dedi ki...

Haziranda ölmek zor"
Aydınlık çoktandır haram edilmiş aydına..
Bir bak bugünlere, hala karanlığa çekiliyoruz..
Ölecekmiyiz?
Kül olup doğmamışmıydık?

gülsen VAROL dedi ki...

bizi karanlığa çekmek isteyenler de kendilerini nur ile aydınlanmış aydın ve de nurlu kişiler olarak görmekte ne yazık ki sevgili Zeynep..
Küllerden yeniden doğabilmek mümkün müdür bilemem ama kül olmak için yanmayı beklemek niye?

Esin Bozdemir dedi ki...

Gerçekten son derece ustalıkla, yürekten hissedilerek yazılmış bir şiir.

Ölüm Yıldönümünde büyük şaire yine bir başka ustadan yazılmış olan bu şiiri ilk kez sizin aracılığınızla okuyorum.

Sayfanızda yer vererek bizlerle paylaştığınız için çok teşekkür ederim Sevgili Gülsen Hocam. Etkilenmemek mümkün değil!

Saygı ve sevgilerimle...

gülsen VAROL dedi ki...

İlk tayin olduğum yer eski köy enstitüsü olan Eskişehir Çifteler yeni adı ile Yunus Emre Öğretmen Okulu idi..
Oradaki eğitim henüz bozulmamış, medeniyet adı altında yozlaşmaya doğru yol almamıştı.. Büyük ve maalesef yasaklı ne kadar şair edip ve sanatçı varsa, onların hayatını ve eserlerini orada biz öğretmenler öğrencilerden öğrenirdik !!
Bir gün sınıfta Nazım'ın bir şiirini okumuştum, bir öğrencim de kalkıp amcasını anlatmıştı ve şiirlerini okumuştu.. Amcası hasan hüseyin Korkmazgil idi..