5 Temmuz 2015 Pazar

Tuş'a getirmek !..


"İçimde mis kokulu kızıl bir gül
gibi duruyor zaman..
Ama bugün cumaymış ,
yarın cumartesiymiş ,
Çoğum gitmiş de azım kalmış, umurumda değil."
                      


5/ Temmuz ..




Hadi kalk.. dedim kendime.. böyle kukumav kuşu gibi düşünmeyi bırak.
Geç piyanonun başına .. en kısık pedala bas ve
çal içindeki beslenmemiş güftelerin şarkılarını.,
Hasretleri, kavuşmasız ayrılıkları ve dile getiremediğin özlemleri tuşlarda dile getir..
Hissedemeyenlere inat!

Ama, bugünlerde ne zaman piyanomun başına geçsem, daha ilk tuşa dokunduğumda, aklıma üşüşen ve gözlerime birikip tuşları görmemi engelleyen anılarla boğuşmaya başlıyorum.
Sanki, yıllık anılarımın bilançosunu yapar gibi, pek çok konularda “artı” hanesinin boş olduğu yaşam defterimdeki “eksi” lere bakıp bu defa kendimi yargılamaya başlıyorum.

Sonra tam tuşun üzerine düşüp, bir kristal gibi parlayan damlayı parmağımla silerken, 'nasıl oluyor da hesaplamış gibi tam tuşa denk getirebiliyorsun' diye soruyorum içimden gözlerime..

Cevap vermiyor tabii  bildiğini okumaya devam ederek..

O an, bugüne kadar hiç bir şeyi, hiç kimseyi, hiç bir derdi ve sıkıntıyı tuşa getirip yok edemediğimi düşünürken, birden  bir bağ kuruyor sanki beynim, ikisi arasında.. Sanki bak diyor,   'tuşa getirdi işte hüznünü gözlerin' !

Farkında bile olmadan, ve bana sormadan chopin nocturne başlıyor ellerim.. Tüm hatalarımla yüzleştiğimi zannederken, hata olmadığını düşünerek yaptığım pek çok şeyin hata olduğunu görmeye başlıyorum bu sefer.. ve yeni baştan üzülüyorum..

Kendimi bir başkasının gözünden seyretmeye çalışsam da, o gözlerde kendimi ne güzel, ne de hatasız görüyorum.. Sonra, takat tükenmeye, beden isyana başladığında, Chopin'den sonra ne zaman geçip çalmaya devam ettiğimi bile fark etmediğim suzidil peşrevi yarıda kesip, bir yandan da kendimi teselli edip, ‘Üzülme yeter’ diyorum.. ‘yeter boş ver geçmişinle hesaplaşmayı, bugün günlerden pazar olsa da, çoğu gitmiş, azı kalmış olsa da ömrün.. umurunda olmasın..
Boş ver .. değer verdiklerinin değersiz olduğunu anlaman için, seni değersiz bulmuş olmalarını hatırlamayı bırak artık..
ve .. sonra.. bir güfteyi seslendirmeye başlayan tuşların arkasına takılıp gidiyorum..
 

Ben de seni sildim,
Beni sildiğin
günün ertesi..

Şimdi
soralım istersen
kendimize dürüstçe;
bulduk mu kaybettiklerimizi?


 

14 yorum:

nihansu dedi ki...

Bir yıl ya da bir ömür hesaplaşması gibi.. Kişinin kendi kendine bunca dürüst olup kendini ve duygularını sorgulaması ne güzel... Ucunda gözyaşı olsa da, sonunda değmezdi dedirtse de yaşanan her şey güzel, ister Pazar olsun ister Cuma ne fark eder?
Tüm duygusal hüzünlerimle okudum, sizi değil kendimi okudum aslında. Baştaki şiir ve sondaki şiir nerelere götürdü beni. Silinse de kalıyor, olsun kalsın sadece güzel olanlar hatırlanıyor.

Sizi çok seviyorum, bu hiç silinmeyecek olan tek duygu benim için.

gülsen VAROL dedi ki...

Biliyordum... İki elin taşta olsa bu yazıya ilk yorumun senden geleceğini orkidem... İster acı olsun isterse tadı hiç silinmesin sen de silinmeyen duygularımın içinde hatta başındasın.. BUGÜN ve YARIN (!) ları daima hatırlamak dileği ile..

ÇOBAN YILDIZI dedi ki...

O artilar ve eksilerin oluşturduğu bakiye BIZ'iz!! Üç yanlis bir dogruyu goturse de yanlislarin ogrettigi dogrulari banko dogrulara tercih ettim ben hep..O yanlislar cizdi hep yollarimi, o yollarda cizdim ben de doğrularimi..Sevdim o dogrulari yaratan yanlislarimi; bagisladim,hepsini affettim..Kol kola girdiler eksi artiyla, dogru yanlisla..:))

Piyano calarken soylemek isteyip de soyleyemediklerinizi hissettim hep...Hayayiñ özü hep icimizde kalanlar..

Sizi cok seviyorum

Arzu Sarıyer dedi ki...

Yine çok düşündürücü yazınızı okudum bitirdim ,sayfanın altında "bunlar ilginizi çekebilir" bölümünde "Paylaşmak İstediklerim "yazınız ve birlikte fotoğraflarımız çıktı ,döndüm o sayfalara çok güzel anılara...Geçmiş hesaplaşmalrımız olsun elbette ,güzelleri kalsın hiç silinmezin...Sevgi ile Sevgili Öğretmenim.

gülsen VAROL dedi ki...

Ne güzel bir yorum bu çoban yıldızım.. daha doğrusu ne kadar doğru tespitlerin yer aldığı yorum bu.. Belki de BİZ olabilmeyi başarabilen çok az kişi bu nedenle birbirine katıksız ve şartsız bağlanabiliyor..

gülsen VAROL dedi ki...

Güzel anlar ve onların içimizde yer eden güzel anıları olmasa, bu yaşamın pek çok çirkinliği ile ömür geçirmek ne zor olurdu bir düşün Arzu'm.. Ben de o güzel günleri defalarca tekrarlayarak yarınlarımda huzurlu yaşamaktayım.. Bu nedenle SEN hafızama kayıtlı müstesna bir meslektaşımsın arkadaşımsın ve dostumsun.

Akgül Çubukçu dedi ki...

Gülsen hocam, satır aralarında elle tutulurcasına derin hüzünler, acılar, sitemler gizliydi yazınızın. Yine adeta yüreğime bıçaklar saplanırcasına sızılarla okudum. Hesaplaşmalar ister kendimizle, ister başkalarıyla olsun çok acı veriyor. Sizinkini okurken, kendimle de hesaplaştım bir bakıma. Diyecek söz yok, bugünlerde yine duygu ve düşünce olarak çok dağınığım, unutkanım, yorgunum ama mazeret değil bunlar, sadece gerçek.

Size yeni yaşınızın sağlıkla, huzurla, mutlulukla gelmesini diliyorum. İyi ki varsınız, nice nice sevgi dolu yıllara, herşey gönlünüzce olsun, en içten sevgilerimle...

gülsen VAROL dedi ki...

HEPİMİZ İÇİN GEÇERLİ OLMASINA DUA ETTİĞİM TEMENNİNE CAN-I GÖNÜLDEN "AMİN" DEDİM AKGÜL'ÜM.. BAZI DUYGULARIN SATIRLARA DÖKÜLMESİ, OKUYANLAR ADINA DA SÖYLENMİŞ GİBİ.. SANKİ!..

hikayelerdirgeriyekalan dedi ki...



Elinde on gül tut ve aynanın karşısına geç
Aynada onbir gül göreceksin
Bu güllerin arasından
En güzel gül'de sensin
İyiki Doğdun.
Doğum Günün Kutlu Olsun..

Sağlık Huzur Sevgi dolu günler olsun..Saygılarımla esen kalın

gülsen VAROL dedi ki...

Bu kadar gerçek dışı olmasına rağmen böylesine hoşuma giden bir hediyeyi ilk defa alıyorum hikâyem.. Nick adının anlamını bıraktığın için Teşekkür ederim.

Makbule Abalı dedi ki...

Düşüncelerimizin, duygularımızın yoruma dönüşüp yorumlarla hayat bulması... Gecikmeli de olsa insan içinden geldiği gibi ifade edebilmeli değil mi Gülsen Öğretmenim? 10 gündür blogdan uzak kalmıştım.
Cesaretle iç dökmek, yazmak, paylaşmak herkesin kolay yapabileceği bir şey değil. Ama böylece başkalarını da yönlendiriyor, düşündürüyorsunuz. "Öğretmenlik" rolünüz devam ediyor.Bazen yazamasam da sürekli bloğunuzu ziyaret ediyorum.
Önünüzdeki her yıl geçmiş yıllarınızdan daha güzel, daha yaşanabilir olsun.
Esenlikler dilerim...

gülsen VAROL dedi ki...

Dileğin benim de dileğim Makbule'm.. Giden yılı aratmasın gelen yıllar..
Söylediğin gibi yazılarımdaki cesur ifadeler okuyanları yönlendirebiliyorsa ne mutlu bana.

ELİF dedi ki...

Uzun zamandır uğrayamamıştım sana .Şimdi tek tek gözyaşlarının değdiği harfleri okumak, çengelli iğneyle bir şeyleri birleştirsen bile, muhakkak bir yerlerden içsel hüzünlerinin sızdığını biliyorsun. Ah o! baktığımız aynaların içine sızan resim bizi de al içine, burada olduğum kadarın ne kadarı orada?
Yazdığın cümlelerini okurken parmaklarının bastı her bir nota olmak istedim. O notaya parmaklarından bulaşan ne varsa almak istedim.
Ah!!

gülsen VAROL dedi ki...

Elif'im.. bazen geç gelir posta.. hediye.. ziyaretçi.. mutluluk!! Tıpkı geç gelse de, bana bayram hediyesi olan güzel yorumun gibi.. Hissedilmek ve anlaşılmak en büyük armağan.