Mutfaktaki dolap, kavanozun içindeki eski düğmeler, özenle saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler... yetim kalmıştır duvarlar.. kapalı kapılar..
Evdeki bütün sesler susar bir kadın gittiğinde.. Boynunu büker tüm çiçekler .. Değerini kimse anlayamaz o krom hac tasının!.
Balkonlar artık sessizdir..
****
Belki 7-8 yıl oldu bu yazısını okuyalı.. ilk okuduğumda gidenleri hatırlayıp saatlerce ağladığımı hiç unutamam.
Şimdilerde ise, sadece bir dost, bir arkadaş ve bir anne olarak yola koyulmadan, hazırlık yapmak istedim,"Çok kişi"
yok olmayacak nasıl olsa gidişimde diye düşünerek ve bu buruk sevinci kabullenerek..
Gazeteden itina ile kesip sakladığım pek çok yazıların olduğu ciltli defterimi karıştırırken buldum bugün.. Tıpkı burada yazılan gibi "Ben gittikten sonra" sını düşünerek dolap içlerini sandıkları çekmeceleri temizlemeye (bu kaçıncı kez unuttum) başladığım bugün elime geçen bu yazı, sırtımda şaklayan kırbaç gibi sanki..
Ne zaman sebepli sebepsiz ağlasam, "oh iyi ki yalnızım kimse görmüyor" diye düşündüğüm günlere bir yenisi daha eklendi bugün.. Öksüz kalacakların, ben gittikten sonra, ne olduğu niye saklandığı bile düşünülmeyecek "IVIR-ZIVIR" ın neredeyse tamamını çıkarttım sıkıştığı yerlerden.. Yazıyı bir kere daha okudum yüreğimde hiç doldurulamayan gidenlerin bıraktığı boşluklara bakıp.. Ne kadar doğru tespitler belki eksik ama asla abartılı değil.
Çünki, sadece gittikten sonra fark edilir, bir kadın gittiğinde ne çok kişinin gittiği..
Önce bir ANNE gider... Sonra, bir DOST... Bir arkadaş... Bir sevgili... Bir sırdaş..
DÜŞÜNSENİZE ne çok kişi yok oluyor bir kadın gittiğinde... Bunun, yani bu gerçeği görüp değer vermenin, o gidişi engellemesi mümkün değildir ama neleri kaybedeceğini önceden bilmek, o kıymeti bilmek anlamı taşıyabilir.


8 yorum:
Siz sakın gitmeyin...! Gitmenize engel olamam ama biz gidene kadar bizimle beraber olacağınızın garantisini size verebilirim. Kendinize iyi bakın, vedalaşmak için daha çok erken.
Bir erkek gittiğinde ise öyle değildir...Seviliyorsa arkasında pek çok gözyaşı bırakır ancak kapı kapanmaz, ocak sönmez, baca öyle ya da böyle tüter; kadın ondan geri kalanı toplar..Ölmüş hücreler bir süre sonra yeniden canlanır ve hayat bulur..
Ama nerden çıktı şimdi kıyı köşe toplamaca ?? Ben gelseydim, hoşuma gidenleri alsaydım olmaz mıydı :) :) Hem o kıyı köşeye sıkıştırdıklarınızın hikayeleri vardır onları dinlerdim.... :)
Ne zaman , "o" bu zaman desem, o bu zaman olmuyor..Yanlış zamanlar sadece kabullenişi kolaylaştırıyor..Yanlış zaman Canım Hoca'm , o bu zaman değil .. :) Daha çok şey sığacak bu zamana !
Yazıyı ben de okumuştum ve çok etkilenmiş hatta üzerinde çok düşünmüştüm. Bir kadın gittiğinde bir çok sıfat da beraberinde gitse de asıl ev eksiliyor bence, ev kimsesizleşiyor, boynu bükük kalıyor tüm eşyalar ve ayrıntıların... Sizin nasıl duygular içinde olduğunuzu, o unutulan kıyıda köşede kalanlara bakarken neler hissettiğinizi anlayabiliyorum.
Bugün sizin geçmişe ve kendinize bir yolculuk yaptığınızı anlıyorum yazınızdan. Kısa ama fazlasıyla duygu yüklü bir yazıydı.
Bekir Coşkun' un yazılarını çok severek, ilgiyle okurum. Yazısından alınmış bu pasaj da çok düşündürücü. Ama arkasından "boşluk" kalmayan ne çok kadın vardır.VE geride o boşluğun fakına bile varamayacak insanlar. Anne, dost, sevgili, sırdaş, arkadaş olarak belki de gidişine sevinilen kadınlar da vardır.
Ama siz... İnanın gereksiz iltifatı, abartmayı hiç sevmem. Siz kendi güzel dünyanızı yaratmış ve donatmışsınız. "Ivır- zıvır" olarak nitelendirdiğiniz o eşyaların bile çok şeye tanıklık ettiğine inanıyorum ben.Onlar bir dönemden izler taşıyan anı kaynakları. Yarım kalmış nice öykü, roman var belki de aralarında.Bizler onları okumak için sabırsızlıkla sıraya girmişken...
Her kadın gittiğinde çok şey değişmeyebilir. Ama bazı kadınlar gittiğinde...
Yazınızı okuyunca, bir süredir dillendirdiğim "önceden gideyim" sözünün arkası dolmuş oldu. Arkaya kalmaya katlanamayağımdan.
Gülsen hocam, Bekir Coşkun'un o yazısını okuduğum zamanı hatırlıyorum. Çok, çok etkilenmiştim. Ama şu an sizin yazınızı okuduktan sonra hissettiklerimin yanında, o günki etkilenişim solda sıfır kalır. Yüreğim dağlandı adeta. Hepimiz faniyiz, biliyorum, kadere karşı elimizden insan olarak hiç bir şey gelmiyor. Yine de sizden böyle içimi acıtan bir yazı okuyunca ne yapacağımı, ne diyeceğimi şaşırdım. Ben ve bu sayfada yazan herkes sizi çok seviyor, bunu zaten biliyorsunuzdur herhalde. Bu kadar sevilmek bir ayrıcalık, kalıcı olmak, unutulmamak. Keşke herkese nasip olsa. Size sağlıklı ve uzuunnn ömürler diliyorum. Sevgilerimle...
Gülsen hocam Evet o yazıyı ben de okudum. Üzerinde çok düsündüm. Karar verdim ki gittikten sonra olan şeyler çok önemli değil. Önemli kısmını da yapan az.
Şanslı olsaydık gitmeden görebilirdik.
Neyse bunları geçelim. Lütfen o daldığınız yerlerden çıkar mısınız? İçim acıyor.
"KADINLAR gittiklerinde arkalarında BOŞLUK lar bırakırlar..." Bekir Coşkun'un yazısı ve sonrasında sizin hissettikleriniz, duygu ve düşünceleriniz...ve diğer blogger dostlarımızın bu konuya dair (kimi birbirine yakın-uzak) düşüncelerini okuyunca. Bir düşünürün sözü geldi aklıma; "Bu yaşamın içinde insan da (üstlendiği roller ve sahip olduğu nitelikleriyle) izafidir" Çünkü her birimiz bambaşka hayatlar içinde; hayatın bize verdikleriyle/ aldıklarıyla ve bazen de değişebilir ruh halimizle, ilintili olarak bir konu hk.da tespitlerde bulunuyor ve yorumluyoruz. Oysa sürekli değişip duran ve yanıltan 'insan'ın izafi halleri gibi hayat da hiç adil değil!. O halde gelene de, gidene de eyvallah :))
Örn: Mutlu aileler, eşler, evlatlar..maddi ve manevi yeterlilikte donanımlı ve dolayısı ile bağımlı insanlar için bir şeyleri 'kaybetme korkusu' oldukça yüksektir. Ya da; 3 ay ömür biçilen bir insan için (ne gelenlerin, ne de gidenlerin vs..) sonrasına dair, başkalarının ne düşündüğünün bir önemi olabilir!...
Yorumlamam biraz karışık mı oldu acaba ;) her şey bir yana Gülsen Hoca'm.. Siz lütfen kendinizi üzmeyin ve yazmaya devam edin..İnanıyorum ki bizlere anlatacağınız daha çok hikayeleriniz var. Sonra 'Kalem'den daha güzel bir kapı mı var!.
Şarkıda ne diyordu hani 'Gönül kapım açıktır..Çalmadan gir içeri'
Yorum Gönder