Beş ay kadar önce yollanan ve beni diplerde bırakan bir Livaneli yazısı yollanmış tekrar..
İnsan insanın zehrini alır diyor.. insanla alay eder gibi!
***
"İnsanoğlunu birazcık sevgi mutlu edebiliyor; bir kadını, bir erkeği, bir çocuğu, bir dostu, bir sanat yapıtını sevmek mutluluk için yetiyor da artıyor bile. Yaşama büyük bir minnettarlık duyuyorsunuz..
Hele sevildiğini bilmek... Birisinin sizi düşündüğünü, sizi koruduğunu hissetmek. Sevgiyi ve düşünceyi paylaşmak..
Sait Faik’in cümlesiyle söylersek eğer, her şey bir insanı sevmekle başlar...
Ve İnanılır ki “İnsan insanın zehrini alır!” Doğrudur da.
Mutluluk, bizi sarıp sarmalayan dostlarımızdır, paylaşma duygusudur, sevdamızdır.
__Z.L._,_.___
**
"BUNLARI KALDIRINCA GERİYE ZEHİR KALIYOR"... demişti bunu bana beş ay önce yollayan bir dostum.. Ah dostum ah!.. aldandın livaneli'nin süslü sözlerine... Çünki, doğada zehir yoktur... Zehir zannedilen hiç bir şey öldürücü değildir.. Çünki zehir "DOZ" dur.. Dozunu bilmezsen, zehir panzehir olarak zerk edildiğinde damarlara, hayat kurtarabilir mi?..
Aynen sevgi gibi... ilgi gibi... dozunu ayarlayamadığın her duygunun insanı öldüren, boğan bir zehire dönüşmesi gibi..
Demek ki bunları kaldırınca geriye zehir kalmıyor, bunlar olmayınca geriye insan da kalmıyor dostum.. Ya ilgisizlikten, ya da aşırı dozdan!
Ama mutlaka ... mutlaka geriye bir şeyler kalmalı! İnsan olduğumuzu hatırlamamıza yardım eden!!

26 yorum:
16. yüzyıl hekimi ve simya bilgini Paracelsus’a göre, tüm maddeler birer zehir. Aralarında zehir olmayanı yok. Zehir ve devayı birbirinden ayıran ise doz... diye okumuştum ve bir başka yazı şöyle bir açıklama vardı doz ve zehir üzerine:
yaşamın kaynağı su bile yeri gelir zehir olur kişiye... dozudur belirleyen ve elbet niyettir onu sunarken...
Yazdıklarımın teyidi ve hissedilenin takdiri olarak kabul ettim yorumunu sevgili Evrim..
Dozun niyetle özdeşleşmesi ise gerçekten güzel bir sunuş!
Çok iyi bir paylaşım. "DOZ"u dikkate alacağım. Selamlar.
Bunu duyduğuma sevindim Alizafer.. O zaman benim yaptığım hiç bir hatayı yapmayacaksın demektir..
Egonuz ne kadar küçülüyorsa, mutluluğunuzda o kadar artıyor!
Belli bir olgunluğa erişmiş iseniz ve öyle ego derdinizde kalmamışsa artık!
ve bizler zaman denen saate takılı kalmadan ne yaş ne mekan ne de!..
birlikte gülüyor, düşünüyor, sanattan, aşktan hayattan söz edebiliyorsak !...
ben merkezci değilde, eskilerin deyimiyle diğerkam olabilmeyi de dozunda ayarlayabilmeyi!becerebiliyorsak eğer!..sanırım önem arz eden yer burda :)
insan olabilme çabası içinde; "baki kalan hoş bir seda imiş!" düşüncesi ile ardımızdan hoş bir tebessüm ve güzel bir seda da bırakabiliyorsak eğer!...
ne mutlu bize sevgili Gülsen Öğretmenim..bu arada bu isim bir insana bu kadar mı yaraşır:)GÜLSEN :)
Sevgilerimi ve saygılarımı gönderiyorum...
HEP GÜL+SEN:)
Teşekkür ederken bile gülüyorum sevgili Esin.. O yakıştığını söylediğin görüntü, benim yukardakine inat yüzümde saklı tuttuğum bir maske!!
O da bana inat yüreğimdeki "doz" dengelerini bozmakla meşgul!!!
Ne tuhaf, yazını okuyunca çoktandır beynimi kemiren şey tekrar aklıma geldi; ben, bildiklerimi unuttuğum oranda mutlu olabiliyorum.
İnsan insanın zehrini almıyor belki sadece bazen daha sıkı dozda bazen sadece daha az dozda enjekte ediyor damara.
Zaten günümüzde tıp bile; doğal yoldan evrimleşmemize izin vermiyor. Her şey katkılı -iyi ya da kötü oranda-
Ufak bir düzenleme yapmak istiyorum eceleriminecesi..
"Bildiklerimi" değil,
"istenmeyenleri.. bazı yaşadıklarımı.. beni anlayamayanları.. sevdim zannettiklerimi.. " bu böyle uzar gider..işte bunları unuttuğunda mutlu olabilirsin .. haklısın da.
Ama bildiklerin? onları unuttuğunda geriye senden ne kalır?
insan genellikle aynı kumaştan olduğu insanın zehrini alabiliyor...
yani ister iyicil ister kötücül olsun o duygularıyla empati kurabildiği insanın...
en azından doz ayarı aynı kumaştan olanlar arasında daha kolay sağlanıyor...
diye düşünüyorum...
sevgiyle...
Evet haklısın Seden.. en azından rakım farkı kalkıyor ortadan!!
Umarım doğru anladım???
Bildiklerimi unuttuğumda en "üryan" halim kalır ya. En naifi o belki. Ne demek istiyor olduğunu anlıyorum ama sirkelenmek ve sanki bildiğim herşeyi unutup kendi tarihimi yeni baştan yazmak istemek gibi bir duygu bu.
Selamlar
rakım farkı evet...
ama...
statüden,eğitimden,öğretimden,paradan,puldan ve bir çok şeyden bağımsız bir rakım farkı :))
sevgiyle...
BUNLARIN HEPSİNİN TOPLAMI OLARAK DÜŞÜNMÜŞTÜM RAKIM'I..
(M) harfini hesaba katmadan içinde balık olmayı düşünenlere inat!
ama doğrusu bağımsız düşünmek haklısın!!
Her yazınız beni kendimi sorgulamaya itiyor ya, bu da onlardan biri işte. İnsan insanın zehrini alır mı? Bilmiyorum, gerçekten. Hep içime atmaya alışmışım ya, acılarımı, üzüntülerimi, sıkıntılarımı paylaşamadığımdan, bilmiyorum. O "doz" olayı var ya? Ben doz'u ayarlamayı beceremiyorum galiba Gülsen hocam.
Hani demiştiniz ya "yengeçler gibi kabuğuna çekilmek" diye? Bende de yengeç özellikleri güçlü sanırım. Kabuğuma çekilip, saklanınca kendimi daha iyi hissediyorum çoğunlukla. Sonra da sitemler, alınganlıklar dolu söylemlerle karşılaşıyorum çevremde. Beceremiyorum işte dışa dönük olmayı, duygularımı paylaşmayı. Ne yapayım, kapasitem bu kadar demek ki.
İşin kötüsü, kendini anlatamayınca da bambaşka yorumlar, farklı düşünceler çıkıyor ortaya. Herkesi mutlu etmeye çalışmak çok yoruyor beni, sonunda da kimseyi memnun edememek var ya, kabuğuma çekilmeye çalışmam biraz da ondan diye düşünüyorum. Sonradan da bu davranış kalıbı alışkanlık haline dönüşüyor herhalde.
Ben kimseyi hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum aslında ama, beni hayal kırıklığına uğratanlara ne desem bilmiyorum? Beklentileri düşük tutmak sanırım en doğrusu...
Saygı ve sevgilerimi bırakıyorum.
oğlaklar yengeçlerle zıt burçtur sevgili anjelika.. ve doz ayarını en iyi bilendir aynı zamanda..
ama birbirlerinin zehrini mi alırlar yoksa birbirlerini mi zehirlerler bilemem!!!
Bence insan insana zehirini verir.
Kimi için bu zehir panzehir olur, kimi için se acı bir zehir. Sanırım bu o kişiyi ne kadar sevdiğimizle alakalı biraz da.
Sayın Hasret Senfonileri,
Sadece "niyet" diyebileceğim, eğer insan "niyet" etmişse "zehrini" de alır, "zehrini" de bırakır.
Sevgi ve saygılarımla
o zaman dozun çokluğu mu panzehir oluyor sevilen için.. ya da sevmeyen mi dozu az tutarak ölümcül olmuyor sevdiği için??
Çöz bunu başkanım hadi çöz!
niyetle hiç ama hiç ilgisi yok bana göre sevgili haykırış..
Niyet kötü olsa da, sevgi ve doz yoksa, o zaman zehrin olmayışı o niyeti iyi mi kılar?
ya da ölümü göze aldırabilen bir duygu selinin dozu zehir olup sevdiğine aksa o niyetin neresi kötü?
Ancak "kasıt" bilinçli olarak yönlendirebilir zehri diye düşünüyorum.. O zaman da insanlık bunun neresinde?
İnsan izin versin..ya da vermesin hocam, tek bir söz, tek bir bakış ve bir davranış yeter şifaya veya doz aşımına.
Yine de kendi adıma..dışarıdan esen rüzgarlara açık olmanın insanlığımı çok yorduğunu söylemeliyim....Peki öyleyse insanlığımı bilmek/yaşamak için pencereler mi kapanmalı dünyaya?
Hayır, aksine kapıları, pencereleri, perdeleri açmalı bence. Ama rüzgar dışarıdan içeriye değil, içeriden dışarıya essin diye.
Hocam, sözlerim buraya belki biraz karışık dizildi ama, bağışlayın. Bir süredir bu konu üzerine ders alıyorum! Yâreme parmak basınca yazınız, içim dışıma öylesine sızıverdi.
Ders almak isteğe, ders vermek bilgiye dayalıdır bilirsin!!
Ders veren(!) konuya vakıf değilse, vah ki vah sevgili lodoscum..
Bir paradoks oluştu anlam içinde.. şifa mı zehir, doz aşımı mı şifa??
Bir bakış, bir dokunuş, bir arayış, hatta bir hissediş için?
Sana soruyorum.. bakalım dersini iyi anlamış mısın???
Yoksa elektrikler mi kesildi ??
Hocam doz aşımını aşabilirse şayet, sıkı bir şifa olabilir insana. Çünkü bana kalırsa doz aşımını aşabilen kimse-başka biçimde anlatamam, bağışlayın:) kelimenin tam anlamıyla yırtmıştır kefeni. Şifa ve doz aşımı..içiçe. Birbirinden ayırt etmek zor ikisini. Ben böyle yaptım, umarım olmuştur:)
Bu arada hocam..açık ve net biçimde isteyip istemediğimden emin değilsem de, aldığım dersleri çağırdığımdan eminim ben:)
ayy valla insan insanın zehrını alır
valla hocam yaa :D
yemin etme.. inandım. ne mutlu ve ne güzel!
Açıkçası zehiri hiç, gerçek anlamda zehir veya bir panzehir olarak düşünmemiştim. Zehir benim için hep uzak durulması gereken kötü bir şey. Dozunda verildiğinde panzehir niyetine kullanılabilir mi? Sanmıyorum. Her ne olursa olsun zehir zehirdir bana göre, çünkü malesef bizler o dozu doğru düzgün ayarlamayı bir türlü beceremiyoruz. İnsan insanın zehrini alır ama bunu yaparken başka şeyleri de beraberinde götürür bence.
Sen Livaneli'ye inandın yaniiiii!
Sen de mi bürütüs??? :)
Yorum Gönder