12 Ekim 2012 Cuma

... (10. Bölüm)

Gülsen Varol
***

Cehennem Deresi.. (bölüm X)

 

20 yorum:

tufan dedi ki...

Babaların yaşı ilerledikçe, kız evlatları olduğu için daha mutlu olduklarını duyarım zaman zaman etrafımdan, bu ne kadar doğrudur bilemem ama erkeklerden daha hayırlı oldukları kesin..

Benim aklım her ne kadar Suriye ve Beşir'de kalsada Antalya da süprizlere açık durumda..

Meraklar yine yarım kaldı sevgili hocam, Cumaya kadar kurar dururuz artık senaryoları kafada..

Saygılar sevgiler...

NzlGl dedi ki...

Her insanın kalbine sevgiyle dokunacak kişiler mutlaka vardır.
İşte bu kişilere rastlamak ya da rastlayabilmek zor olan kısım olmalı....

Böyle insanlar size hayatın yolunuda açacaklar tıpkı muhtarda olduğu gibi:)

nihansu dedi ki...

Bu kez farklı hayatlara farklı iç dünyalara konuk olduk ve olacağız da sanırım... Dinginlik verdi bu bölüm bana, Muhtar'ın gittiği yerin tasvirinden mi bilemiyorum, ruhum dinlendi. Çok yüksek çıkışları olan fırtınalı bölümlerden sonra huzur dolu bir liman gibi olan bu bölümde ağırlanmaktan çok mutlu oldum.

Akgül Çubukçu dedi ki...

Ben de sevgili Nihan'a katılıyorum. Huzura, sükûnete, olaylardan, gerilimlerden, sıkıntılardan uzak kalma ihtiyacındaki ruhuma, bu bölüm gerçekten iyi geldi. Hayat o kadar yoruyor ki bazen, sorumluluklardan kaçacak yer aradığım çok oluyor. Ancak beyindeki düşünceleri de taşıdığımız için kendimizle, yine de huzura kavuşmak pek mümkün olmuyor.

Şimdi bu öykü bir kitap halinde ve benim elimde olsaydı, mümkün değil bitirmeden elimden bırakamazdım. Böyle de sabırsız ve manyakça bir okuma tarzım vardır. Bugünkü bölüm de çoook kısa geldi bana bu yüzden...

Saygı ve sevgilerimle. :))

Çınar dedi ki...

Her şey güzel olacak biliyorumm :)

Çok güzeldi, iple çekeceğim cumayı.

Sevgiler Hoca'm



ÇINAR

gülsen VAROL dedi ki...

Merhaba Çınar.. yorumun sonda yayınlandı ama ben önce sana cevap veriyorum zira nedenini anlayamadığım bir sebeple yolladığın yorum ardı arkası kesilmeden uzadıkça uzadı boş olarak ve yer kapladı.. benden de kaynaklanmış olabilir anlayamadım.
O nedenle yorumunu kesip tekrar yapıştırmak zorunda kaldım.. Yani ilk yorum olduğu için de önce sana seslenmek istedim.. :))
Daha çok cumalar var.. ip sağlam olsun yeter!!

gülsen VAROL dedi ki...

Meziyet dediğimiz nitelikler kız/erkek fark etmiyor evlatta sevgili Tufan.. Sadece sunuş biraz farklı oluyor!!
Sizlere aklım erdiğince yaşamı, tesadüflerin gücünü ve hiç bir şeyin sebepsiz oluşmadığını anlatmaya çalışıyorum.. roman gibi!!

gülsen VAROL dedi ki...

Evet çok haklısın Nazlı'm.. Ancak romanlarda olur diye düşünülen nice dokunuşlar yaşar insan .. ve ne yazık ki kaybedince farkeder!

gülsen VAROL dedi ki...

Sizleri dinlendirmek gerekiyor .. benim bile buna çok ama çok ihtiyacım var Nihanım.. Yoksa başka türlü nasıl başa çıkar okuyan, ummadığı kadar ikilem yaşayacağı bir gelişme ile??

gülsen VAROL dedi ki...

İşte aynen senin gibi düşünüyor Nihan da sevgili Anjelika.. Benim nihanım değil.. Erim'in annesi!! Bu nedenle de,sizin beklediğiniz değil de kendi istediği gibi bir son hazırlamak istiyor..

Mehmet Osman Çağlar dedi ki...

Babalar ve kızlar aynı duygularla bağlıdırlar, birbirlerinden saklarlar, belki de bebekliğinde kızını hiç öpmemiş, koklamış olabilir muhtar ama çok güçlü ve görünmez bir bağ var Muhtarla kızı arasında. Aylin hanım doğrusunu yapmış, adamın motele daha çabuk adapte olabilmesi için kızının ortalarda olmamasını söylemiş. İşin öbür yanı, babalar oğullarının kendilerinde olmayan, yaşayamadıkları güzel şeyleri yaşamalarını ve yaşarken görmek isterler. Muhtar çok haklı bence konuşmamakta, evlat acısı, acıların en kötüsü, ancak Aylin gibi donanımlı ve sevecen bir hanımla karşılaşması belki de hayatını olumlu yönde etkiliyecek. Tavla fikrinin hoşuna gitmesi, oynarken Aylin'le birbirlerini daha iyi tanıma olasılığı, bir sonraki bölüm için şimdiden içimi merakla doldurdu sevgili Gülsen hocam. Olağanüstü akıcılıkta güzel gidiyor. Gönlünüze sağlık...İyi hafta sonları dileklerimle sevgiler...

(Yeni profil resminiz çok hoş hocam, italyan bir film yıldızına benzettim, çıkartamadım.)

gülsen VAROL dedi ki...

BİR ÇAĞRIŞIM SÖZ KONUSU OLMALI SEVGİLİ MEHMET... ISRARLA AYSELİ AYLİN YAPMAK!!! :))) AH DAHA NELER GELDİ AKLIMA OKURKEN AMA BURADA YAZAMAM.. :)))
MUHTARIN BAŞINA GELECEKLERİ BİLEMEM.. KİMİNE GÖRE BULUNMAZ BİR NİMET OLABİLEĞİ GİBİ, KİMİNE GÖRE DE ALLAH ETMEYE DENECEK CİNSTEN OLABİLİR :))

PROFİL RESMİME GELİNCE... O BENZETTİĞİN YILDIZ MUHTEMELEN ÖLMÜŞTÜR.. ÖLMEDİYSE DE BUNU DUYSA KESİN ÖLÜR!!

Mehmet Osman Çağlar dedi ki...

Yorgun bir günün ardından zevkle okuduğum öyküde isim hatası yaptığım için özür dilerim hocam.:) Hiçbir çağrışım yok, yaşlanma! belirtileri olsa gerek!.:)

Profil resmi konusunda mütevazi davranmışsınız, düşündüğümü bundan sonra söylemeyeyim mi?

Tekrar güzel hafta sonları...

gülsen VAROL dedi ki...

Yaşlanmanın belirtisi olmaz sevgili Mehmet... saç ağarması... derideki kırışıklar ve sözünü dinlemeyen organlar, bedenin yıllara isyanı!.. Sen bana bir tane gönlü yaşlı bir insan gösterebilir misin? :)
Düşündüğünü... düşündüklerimi... söylemezsek eğer paylaşmanın ne zevki kalır? Ayrıca, kitap basılırsa eğer, ve sen okursan ve de ismi değişik görürsen sakın şaşırma!!
Bu arada sen "albümdekiler"i okumuş muydun?

Arzu Sarıyer dedi ki...

Sevgili öğretmenim nedendir bilemiyorum ama birkaç kez okudum bu bölümü.Yüreğimde birşeyler sıkıştı," hangi kapıyı çalsam yüreğimde buruk acı" şarkısı dilime dolandı...Tesadüfler hangisini getirecek bakalım;buruk acıyı mı ,buruk tatlıyı mı?
Emeklerinizi kutlarım,sağlıcakla...

uzakdost dedi ki...

İlginç bir hikaye.
10 bölüme yetişebilmişim ancak.
Önemli değil, dönerim, diğerlerini de okurum.
Hikaye baba-kız arasında mı geçiyor bilemiyorum ama, bana bu konuda güzel bir fikir verdi.
Bu günlerde büyük kızımla aramda problemler var.zaten hiç eksik olmadı ki...O konu da bir hikaye yazacağım sizden feyz alarak.
Bu arada,
anlatımınızın çok hoş olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim.
Hele de, bu günlerde okuduğum bir psikolojik kitabın rezalet anlatımıondan sonra, sizinki bir buket gül güzelliğinde oldu...
Kolay gelsin diyorum...

gülsen VAROL dedi ki...

Ben de bilemiyorum sevgili Arzu'm.. belki ikisini de.. belki hiçbirisini .. Ya da sadece bir tarafı buruk bırakan sadece tek yönlü olan gerçekleşecek.. Bakalım!!! :)))

gülsen VAROL dedi ki...

Hikayemi ya da romanın birinci bölümünü, ilk bölümünden itibaren okumazsanız pek bir şey anlaşılacağını sanmıyorum sevgili uzakdost.. Ayrıca sizin kişisel sıkıntılarınıza bir çare bulunacağını ya da yol gösterici olacağını da sanmıyorum.. Ama, sizin inceleyip fikir üretmenizi çok isterim, benim için önemli olduğundan!

Esin Bozdemir dedi ki...

Her bölümü okumadan önce bir önceki bölümü yeniden okuyorum Gülsen Hocam.

a..yazdığım yorum nasıl oldu da uçtu anlayamadım!(demiştim ki yorumumda;

Muhtemelen beklenilenin aksine, Aysel Hanım ile Erhan Bey arasında hiç umulmadık bir ilişki doğabilir!.Bu bölümde sakin bir limana demir attı gemimiz!sanki bana fırtına öncesi sessizlik gibi geldi!. Adrenalin, ardarda gelen şoklar, tutkular heyecanı canlı tutuyor!..yeniden doğmak için ihtiyacımız olan (...) şeyi de yaşayabiliriz ilerleyen bölümlerde !! belki de, kimbilir!!

Aralara serpiştirdiğiniz, psikolojik analizler ve edinilmiş tecrübeler ile tesadüflerin gücünü an ve an hissettiğimiz bu bölümde yine çok güzeldi..

kaleminize, yüreğinize sağlık Gülsen Hocam..

Sevgilerimle....

gülsen VAROL dedi ki...

Esin'im senin inceleme ve değerlendirme yeteneğine güvendiğim ve de buna başka yazılara yaptığın yorumlarda da şahit olduğum için senin bıraktığın yorumun bana bir şeyler katacağını veya yol gösterici olacağını biliyorum. Demek ki okuyanların sakin bir limana ihtiyaçları varmış diye düşündüm bugün.. okuyanların hemen hepsi bana bunu hissettirdi.. Ancak, bilinir ki, büyük fırtınalar sakin havalardan sonra gelir..:)