9 Ekim 2014 Perşembe

Esin BOZDEMİR .. diyor ki..



Şair ve yazar Gülsen Varol’un ‘Albümdekiler’ romanını büyük bir ilgi ve beğeni ile okumuş, konusu, üslubu ve akıcı dili ile üzerimizde bırakmış olduğu etki içinde roman ‘iz bırakan kitaplar’ arasında kütüphanemizin baş köşesindeki yerini almıştı. Ve Sevgili Gülsen Hoca’mızın ikinci romanını kaleme aldığının müjdesi bizleri sevindirmiş, ardından romanın başlangıç bölümlerini bloğunda paylaşırken, o heyecanlarına takipçilerini de ortak etmişti. Sonrasında yazar, romanını tamamlama sürecine girmiş, bizler de merakla biteceği günü beklemeye başlamıştık.

Ve… nihayetinde Gülsen Varol ‘Cehennem Deresi’ romanının yazımını bitirmiş, kitap basılmıştı. Artık sıra kitapla buluşacağım/ız ana gelmişti.




Uzunca bir sipariş bekleyişi sürecinin ardından, ‘Cehennem Deresi’ ile buluştuğumda, büyük bir heyecan ve merakla bir solukta okuduğum kitapta Gülsen Varol’un usta kalemine, müthiş kurgusal becerisine, zekasına bir kez daha hayran oldum. İnanılmaz sürükleyici konusu ile 'Cehennem Deresi' yazarın yaratıcılığı, dildeki arılığı ile de buluşunca, temponun ve ritmin yüksek olduğu olaylar silsilesinde, bir düne, bir bu güne gelip giderken, nefes nefese kalıyorsunuz adeta.

‘Cehennem Deresi' hem hayatın içinde, hem de güncele dair göndermeler yakalayabileceğiniz; Doğa olaylarından, aşka, nefrete, acılara, hüzünlere, sevinçlere dair çok şeyler bulacağınız ve her bölümün sonunda ‘acaba bir sonraki bölümde neler olacak!’ düşüncesi içinde meraklanacağınız ve elinizden bırakamayacağınız bir roman.

Okurken kitabı, öylesine içine giriyorsunuz ki hikâyelerin; toprakla, ormanla, denizle beslenen ve her çeşit duygu seli içinde birer birer kahramanların yerine bürünürken; yazarın güçlü dili, kurgusu ile sinematografik görüntüler uçuşuyor gözünüzde. Diyebilirim ki ‘Cehennem Deresi’ romanı çok etkileyici bir sinema filmi yada dizilere uyarlanabilir. Çok klişe ve sıradan bulduğum konuları ile dizileri izlemeyen bendeniz, eğer ki ‘Cehennem Deresi’ romanı dizi film olsa, sabırsızlıkla yayınlanacağı günleri bekler ve ilgi ile izleyebilirim filmini de.

Gülsen Varol’un ‘Cehennem Deresi’ romanını siz de elinizden bırakamayacaksınız.

Yazın hayatımıza katmış olduğunuz bu değerli kitap için size çok teşekkür ederim Gülsen Hoca’m.

Esin Bozdemir

                                                      ---



Beni nasıl bir hayâl dünyasına sürükledin bir bilsen Esin'im.. Kendimi seninle el ele tutuşmuş bir sinema salonunda oturmuş ışıkların karartılmasını beklerken buluverdim..
Sonra, içimdeki hayâl gücünden yoksun ikazları hissedince hemen çıktım apar topar sinema salonundan.. :)) 
Ama bir de baktım bu sefer bizim evde televizyonun karşısındayız seninle ve o sanatkâr ruhlu eşinle. Başlaması geciken bir diziyi bekliyoruz heyecanla !!

Tevekkeli dememişler insan hayâl ettiği müddetçe yaşar diye :)))..


Gerçek ise, sizlerin takdiri ile açılan sınırsız ufukların uçlarına gidip oralarda bir süre kalıp sonra geri geldiğim.. Eğer yazılarak .. çizilerek.. ya da bestelenerek sunulan sanat eserleri, okuyacak dinleyecek veya seyredecek kişilere ulaşmasa, neye yarar onun coşkusu??
 
Bir hocam, “yersiz tevazuu insana daima kaybettirir” der sonra da eklerdi: “tevazuu, insanın lâyık olana sunması gereken yüreğinin çiçeği olmalı”..

Ben o çiçeği sunmak istedim kitabımı beğenenlere..

İyi ki varsınız .. İçimdeki coşkuyu canlı tuttuğunuz için asıl ben teşekkür ederim.

gülsenvarol 


8 yorum:

Esin Bozdemir dedi ki...

İnanıyorum ki o hayâliniz de bir gün gerçek olacaktır.Eserleriniz, beyaz perdeden, ekranlara çok daha geniş kitlelere ulaşacaktır.

Sizin hissettiğiniz o heyecan ve coşkuyu bizler de paylaşıyoruz Gülsen Hoca'm.

Değerli armağanınız olan çiçeklerinizi, bizler hep diri tutacağız yüreğimizde.

En derin Sevgi ve Saygılarımızla..

Esin Bozdemir dedi ki...

İnanıyorum ki o hayâliniz de bir gün gerçek olacaktır.Eserleriniz, beyaz perdeden, ekranlara çok daha geniş kitlelere ulaşacaktır.

Sizin hissettiğiniz o heyecan ve coşkuyu bizler de paylaşıyoruz Gülsen Hoca'm.

Değerli armağanınız olan çiçeklerinizi, bizler hep diri tutacağız yüreğimizde.

En derin Sevgi ve Saygılarımızla..

Mehmet Bilgehan Merki dedi ki...

Esin hanımın yazı ve yorumları bloglarda en değer verdiğim grubun içindedir. Ne yazık ki okumakta oldukça geç kaldım ama şu anda özel yaşamdaki hızlı gelişmeler bir süre daha alıkoyacak gibi.
Umarım en kısa zamanda okurum.
Sevgi ve saygı dileklerimle.

nihansu dedi ki...

Yorumu okuduğum andan itibaren ben de bir hayal dünyasının içinde buldum kendimi. Kitabın nasıl dizileştirilebileceğini, nerelerde çekim yapılabileceğini, kimlerin oynayacağını ve daha bir sürü ayrıntı.. Yazmak da yorumlamak da çok ayrı bir başarı ki yorumda bile dalıp gidebiliyor insan.

Bir gün belki, neden olmasın?

Esin Bozdemir dedi ki...

Asıl biz teşekkür ederiz Gülsen Hoca'm. Edebiyat hayatımıza kattığınız zenginlikler adına..

Siz ikinci romanınızla bir hayâlinizi daha gerçekleştirirken, bizlere de öylesine güzel örnek oluyor ve umut dağıtıyorsunuz ki!. Sizin heyecanınızı ve coşkunuzu bizler de paylaşıyoruz. Temennimiz bu güzel sanat eserinin çok geniş kitlelerce okunması ve 'seyirciyle de buluşarak' bir başka hayâlin daha gerçekleşmesi olacaktır..

En içten dileklerimizle..
Sevgiler, saygılar...

gülsen VAROL dedi ki...

Çiçekleri diri tutacak olanlar o çiçeklerinin kıymetini bilenlerdir Esin.. ve bunu senin hiç unutmadan ve usanmadan yapacağına inancım sonsuz..
Ne güzel şey her vesile ile dostlara teşekkür edebilmek :))

gülsen VAROL dedi ki...

Sizin gerek kitap seçiminizden gerekse okumayı aşılama yönteminizden çok etkilenmiştim sevgili Mehmet Bilgehan.. Dilerim kitabımı da o müstesna raflarınızda saklamaya değer bulursunuz.

gülsen VAROL dedi ki...

Ben uzunca bir süre Esinin kurguladığı hayâl dünyasında vakit geçireceğimi biliyorum Nihan.. Ama nedense adı nihan olanın yerine seni koymayı hiç düşünmeden yazdım. Ancak, henüz yazmaya başlamadığım ama kafamda kurgulamaya başladığım sisin ardında sen varsın :) bakalım!!!