GÜZELDİ...?
Eğer, Çanakkale boğazı geçildikten sonra fırtına çıkmasaydı!
Eğer, 8. kattaki kamaramın balkon camlarına kadar tırmanan dalgaların, o devasa gemiyi sallamasıyla; (çift kişilik karyolada tek kişi yatmanın verdiği o ilâhi huzura(!) alışık olduğumdan) 80cm.lik tek kişilik yataktan yere düşmeseydim!! ..
Eğer, sağımda solumda önümde ardımda hiç ama hiç durmadan kurulmuş makine gibi ve son derece cırtlak bir sesle ve de devamlı kavga eder gibi konuşan İtalyanlar olmasaydı !.
Eğer, 16 katlı 300 metre uzunluktaki gemide 20 kere kaybolmasaydım...
Eğer, kapalı bir cam kapının camı fark edilemeyecek kadar temiz olduğundan tüm bedenimle kafam ve dizlerimle bodoslamadan cam kapıya bindirmeseydim..
Eğer, bu yaşıma kadar bunca gezmeme rağmen, neden dendiğini bilmediğim "kıçı b.klu gâvur" lâfının sebebini öğrenmeseydim!!!
Eğer, .. yok artık.. bunu yazmayacağım.. yani... !!
Bir çocuksu neş'e ve coşku ile anlatacaklarımı hoş göreceğiniz umudu ile hikâyeme başlıyorum :))
Fırtına çıktığında, benim korkacağımdan korkan bilumum gençler(!) istisnasız yatağa yapışıp aaaaaaa……… oooooooooo……. sesleri ile perişanlıklarını dile getirirlerken ben, seyredeceğiniz görüntüleri çekiyordum en üst güverteden..
Sanki, “ne olursa olsun” felsefesi ile, yani bir kuru kafa olmadan elimde, "to be or not to be" dercesine!.. Aslında bedenimde de yok o kafa! Yani ben kafasız bir kadın olarak içimdeki fırtınalarla yakından uzaktan bir benzerlik taşımayan dalgaların, gemiye her çarpışında 14. Kat güvertesinde beni ıslatışını öylesine, alaycı ahmak bir gülüşle seyrettim.. “bana vız geliyorsunuz” dedim.."içimdeki fırtınaların yanında yok gibisiniz!!.. çok çok gözlüklerimi puslu yapabilir, görüş sahamı engelleyebilirsiniz, ben görmek istediğimi gözlerim kapalıyken de görüyorum"..
.. kahkahalarını bir kişinin bile duymadığı biri gülüyor devamlı içimde!!..
Ben bu gülüşü tanırım!!
Yanlışlıkla üst üste fotoğraf çekilir ya hani.. iki ayrı görüntü üst üste iç içe geçer karışır.. hiç gördünüz mü bilmem özellikle digital olmayan kameralardan çekilen fotoğraflarda sık olurdu bu hatalar..İşte şu an seyrettiğim her yer aynen böyle üst üste çekilmiş gibi.. Gözümün gördüğü için basarken deklanşöre, aklımın kaldığına da basmışım gibi!!
Son derece kibar (ve yakışıklı) bir kaptan, (ah! Giseppe) "sizin için endişe duymamı istemiyorsanız, lütfen güverteye daha sonra çıkın" dedi.. italyanca!... bön bön bakışım karşısında fransızcaya başladı kafamı iki yana sallayınca da ingilizce söyledi.. "Hazır ayağı ile geldi hadi şunu işlet" dedi içimdeki cadı!! "bırak bildiği tüm lisanlarla söylesin sen hepsine kafa salla anlamadım de.. sonunda kulaklarını gösterip "NO" işareti yap elinle, sağır pozuna yat"!! ah.. neyse ki çok üşümüştüm de uymadım velete, izci selâmı ile "ok" deyip kaptana, kamarama döndüm..
Son gece an'ane haline gelen kaptanla fotoğraf çektirme sırasında bini aşkın lady!nin yanında bostan korkuluğu gibi durup poz verdiği halde, elinin sıcaklığını, sarıldığı sağ omuzumda bırakan kaptanla ilgili anılarımı anlatmayı daha sonraya bırakmayı düşünüyorum!.
Ve bugünlük, kulağımda kalan müziklerden birini dinlemeniz için bırakıp huzurlarınızdan ayrılıyorum.. :))
Daha bavullar açılacak.. çiçeklerimden özür dilenip canlanması sağlanacak.. ev temizlenecek.. Üç aylığım (!) alınacak :)) ve hemen bitecek!!! Doktora gidilecek.. gebermek üzere olduğumu söylememe gerek yok .. fazladan da öte yorgunum.. ilaçlar alınacak.. Tüm fotoğraflar bilgisayara aktarılıp sunuma hazır hale getirilecek..
Ki, size yaşanan tüm güzellikleri görüntüleri ile anlatabileyim.. Yarın, (umarım)oğlumun çektiği muhteşem "İstanbul'a veda" görüntüleri ile
başlamak istiyorum..
SİZLERİ ÖZLEDİM.



30 yorum:
Canım Mamyciğim Hoşgeldiniz!!!
Ne çok özlemişim sayfanızı, sizin satırlarınızı.. Yokluğunuzda gidip gelip bakındım sayfanıza, anlatacaklarınızı nasıl da sabırsızlıkla bekliyorum. Kaldı ki verdiğiniz ipuçları bile ya da bir iki fotoğraf karesi bile paylaşacak ne çok şey olduğunu gösteriyor.
Tekrar Hoşgeldiniz....
Güüülllseeenn Hoocaaammm HOŞGELDİNİZ...
O güzel yorumunuzla ne kadar yazı birikti kimbilir. Biliyorum yapacak çok işiniz var... Ama , ama lütfen bizi sizsiz bırakmayın artık ....arayı açmayın .......
sevgiler
Biz de özlemiştik, hoşgeldiniz.
Hoşbulduk Nihan'ım.. Dilerim bekleyenleri sükûtu hayâle uğratmam..Neyse ki fazla bekleyen yok!! Çok kötüyüm ve ne yazık ki doktorum da izinde bulamadım..
Bu tür yorumlar en sinir olduğum tarzdır bilirsin, ancak, belki gecikmelerim olursa bir mesaj yerine geçer diye düşündüm.. :))
Nazlımmmmmmm... bu ne güzel bir sesleniş.. Çok az açmak zorundayım arayı.. yoksa temelli açabilir yukardaki!! :))
Sevgili Alizafer.. Sayfamın senin tarafından özleniyor oluşunu önemsiyorum. Teşekkürler.
Öncelikle Hoş geldiniz ve acil şifalar diliyorum,başlangıç güzel, gerisinide sabırla bekleyeceğiz..
Bunca sarsıntının ardından durulmak kolay olmasada önce dinlenin derim ben..
Saygılar sevgiler.
"dinlenmek" bazen en büyük yorgunluk içinde bile mümkün oluyor sevgili Tufan.. Ya da, sırtına yüklenen ve yüreği tırmalayan pişmanlık küfesi ile manastırda bile dinlenemiyor insan..
Yine de tavsiyeni tutacağım. Teşekkürler.
Sevgili Öğretmenim,özlemle bekledim.Bedenen yorgun olabilirsiniz ama ruhen iyi olduğunuzu umuyorum.Yaşadıklarınızdan öğreneceğimiz çok şey vardır...Sevgiler.
Ruhen, hiç olmadığım kadar iyiyim sevgili Arzu'm.. Bir ayda iki mükemmel ötesi doyumsuz seyahat!!
Yorgunluğum bedenimde.. geçer!
sanıyorum! :))
Hoşgeldiniz Gülsen Hocam...yazılarınızı ve sizi özlemek ne güzel bir duygu!..seyahat ruhunuzda çiçekler açtırmış, keyifle okuduğum yazınıza yansımasından belli:) beden yorgunluğunuzun da 'eğer ki, dinlenmeye söz geçirebilirseniz kendinizi!' çabuk atlatabileceğinizi ümit ediyorum...
Sevgilerimle...
Bu enerjiyi,
bu coşkuyu,
bu duyguyu
çok aradım..
çok özledim.
Safa geldiniz:)
O çiçeklerden (hiç ihtiyacın olmasa da) sana da bir buket sunabilirim Esin'im.. İlgine teşekkürler.
Lodoscum... ürkek nazlı dostum..ne hoş ne zarif bir güç sunuşu bu. Biz seninle her anlamda çok yakınız.. Atla gel.. taksiyle de olur!!! :)))
Bu dostunuz sizin yanınıza her zaman ve seve seve gelir..atla da taksiyle de:)) Hele siz biraz dinlenin dediğiniz gibi mesafemiz çok kısa..
Şimdi canım çok istedi, izninizle iyi geceler öpücüğü kondurdum yanağınıza.
:) :) :) :):)
Hoş geldin...
Anlatımını öyle özlemişim ki...
Anlattıkların gözlerimin önünde canlandı resmen...
Keyifli bir gemi gezisi...
Mutluluğun Gözlerinden okunuyor...
:)
Hoşgeldiniz Gülsen Hocam.
"Eger" le başlayan cümlelerinizi, "Ahh keşke" diye başlayan iç geçirmelerimle okudum. Defalarca ertelediğimiz ve yine bu yıl da ertelemek durumunda kaldığımız gemi gezisi planlarımızı hatırlayarak.
Ne güzel bir gezi olmuş. Yeni fotoğraf ve anılarınızı bekliyorum.
Sevgiler
Kaptanın elinin sıcaklığı hala duruyor mu sağ omuzunda?
Eğer duruyorsa dursun be Gülsen'im sen geri döndün ya, özledik seni kavuşmak güzeldi.sevgilerimle.
Hoş bulduk sevgili antipatik(olmadığını düşündüğüm) yazar.. Mutluluk, sadece gözlerden değil,vücudun her bir santimetrekaresinden okunur.. Okumayı bilene!! :)
Her ne şekil ve sebeple olursa olsun "özlenmek" güzel.
Sevgili Çınar zaten hep dönüşümlü kullanılır "eğer" le "keşke" !!
Ya biri baştadır ya da diğeri.. Tüm kalbimle aynı yolculuğu yapmanı diliyorum.
Sufim... canım... Dileğim.. İzmir'de pasaporta yanaştığımızda, binlerce kötü ve acı anıları kovdu kafamdan seni düşünmek, karşıyakayı alsancağı seyrederken..
Belki o nedenle cep telefonumu Ege'nin sularına düşürdüm..
hehehe.. kaptandan iki kere bahsedilmiş.. =)..
gezi keyifli geçmiş..
=)
hoş geldin
atalet
Hah hah haaaa..... buğday ambarında buluşanlar kulübüne hoş geldin sevgili Atalet!!
Hoş geçen seyahatin can alıcı
2.noktasını keşfetmişsin hemen:)))
anlaşılan o ki biz daha çok özlemişiz sizi :))
yine, yeni, yeniden hoş geldiniz.
iyi ki!
Tatlı ve bir o kadar da zarif sitemini çiçek gibi kokladım sevgili Beenmaya..
Özlenmediğini düşünmek, insanda dalganın kumda yarattığı erozyonu oluşturur. İyi bilirim.
hoş gelmişsin.. bir omuzunda sıcaklık, yüzünde yaygın bir gülümseme belli ki yüreğini bir iyice ısıtıp gelmişsin. iyi ki...
GÜLSEN ÖĞRETMENİİİİİMMMMM! HOŞGELDİNİİİİİİİİİİZZZ! :))))
Aman yarabbim! Şükür Kavuşturana! Çok özlemişim.. Yokluğunuzu çok hissettim. İyi ki döndünüz. :)))
Ben son haftalarda epeyce koptum internetten, o yüzden geç kaldım bloğunuza uğramakta. Umarım kusuruma bakmazsınız.
Bu arada ne kadar güzel görüntüler. Ne kadar güzel anlatım... Yorgun olmanızı anlıyorum. Aman ne olur kendinizi daha fazla yormadan sağlığınıza dikkat edin...
Ve tekrar HOŞGELDİNİZ! :)))
omuzdaki sıcaklık yüreğe yerleşecek kadar kalıcı olmuyor sevgili Evren.. ama dudaklarda hoş bir gülüşe sebep olduğu kesin!! :)
Demek ki sana aynısı oluyor Anjelika.. yani yanında olmasa da hatta hiç görmesen de sevdiğin bir kişi bulunduğu yerden farklı bir yere gidince özlemek..
:))) dönüşüme sevindiğine sevindim!!
Yorum Gönder