19 Mart 2012 Pazartesi

ölügöldeki komşular..

Bugün eski bir yazımın istatistiklerde mevut olup olmadığını ararken, bundan tam 42 ay önce yazdığım bir yazımla karşılaştım. Eski yazdıklarımı ne zaman okusam, tek bir satırını bile beğenmem.. Ya çok abartılı bulurum ya da çok gereksiz.. Çok ender duygulandığım yazılarım da olur ama bakarım onlara da hiç yorum yapılmamış!!.. O zaman okuyanların da duygulandıklarını düşünerek kendime bir teselli yolu bulurum..
Bu iki sayfalık yazıma 38 + 21 yorum yapılmış..
Uzun süre düşündüm tekrarlasam mı yayınlayıp acaba okuyan olur mu diye.. sonra da bu düşünceyi kendime yakıştıramadım.. Bir tek kişi bile okusa.. yani adayı yeni keşfedenler olsa.. değişik komşular inse kayıktan.. yine de mutlu olurum diye düşündüm. Belki eski ada komşularımdan da hatırlayan gelen olur, özleyen vardır kim bilir?
Kim bilir belki de adımı unutan, adını unuttuğumu zanneden.
Veya hatırlayınca geçmişi benim gibi duygulanan ?? 20/8-2015
Dün gece uykusuz pek çok geceme bir yenisini daha ilâve ederken, saate ilişti gözüm. 03.45' i gösteriyordu.. 
Baktım, baktığım pencereden seyredebileceğim bir görüntü yok en iyisi yazmak dedim.. Neden bilemem beni çok etkileyen bu fotoğrafa takılı kaldım.. Bu geceyi, şu anki hislerimi..
Sonra... Keşke o adacıktaki ev gerçek olsaydı diye düşündüğüm an,.. kendimi orada örtüsü olmayan tahta bir masanın başında otururken buluverdim..
Baktım doğum sancısı çekiyor doğmakta zorlanan gün.. puslu!.. 
Neyi yazdığımı hatırlıyorum da niye yazdığımı hatırlamıyorum.. sorulmayan sorulara verilen cevaplar, mankenlerin giydiği nadide kıyafetler gibi sahipsiz!!
En iyisi yatmak!
**
Yazdıklarımı, gün ışıdığında ve uyandığımda bir kere daha okuyunca ne kadar saçmaladığımı gördüm.. Yanılıp yanılmadığımı kontrol edince de, hayretle gerçekten son derece saçma anlamsız ve de gereksiz bir yazı yazdığımı fark ettim.. Hikâye desen değil.. anı hiç değil... bir mesaj bile içermeyen bomboş bir yazı!!.. Ve ne kadar gereksiz uzunlukta.. Kızdım kendime... amaaan gülsen sil gitsin okuyanları güldürme kendine dedim.. Ama omuz silkti içimdeki!! "Bir kulübe daha var ölügölün sol tarafında gördün mü? ben az önce fark ettim" dedi ve bana sesli olarak yazdıklarımı okumaya başladı.. :)) sesimi dinlerken .. o saçma bir çocuk masalı gibi düşündüklerim, gerçekmiş gibi geldi bir an .. ve ne kadar saçmalayabileceğimi sizler de okuyun istedim sonunda :))

**
              "Hemen atlayıp iki adımlık sudan karşıya geçip bakmak istedim komşularım kim diye.. balıklar çırpınınca durdum.. iki karış zannettiğim suya baktım suyun dibi görünmüyor!.. iki ağaçlı tek bir evin sahibi adacıklar var böyle iki adım mesafeli, hız alıp atlayabileceğin mesafede ama hız alacağın mesafe yok!.. suyun dibi de görünmüyor.. o zaman aklıma kuyunun merdivenleri geldi .. benim kuyudan inip dehlizlerden geçip karşı evin kuyusundan da çıkabilirim komşu adacığa diye düşündüm.. Ve.. arka arkaya ölügölün adacıklarını gezdim keşfe çıkıp… hepsinde tek odalı evler var.. hepsinin kapısı kırık pencerelerinde cam yok.. hemen yanımdaki evde olmasını istediğim geldi aklıma ve önce onu yerleştirdim oraya hayâlimde… a-aa … aman allahım !!  anında... elinde oltasıyla dizlerine kadar sıyırdığı pantolonu ile suya sarkıttı bacaklarını balık tutmaya başladı ..

O zaman anladım ki,  kimi düşünürsen.. o,  gelip yerleşiveriyor o hayâl evine hayâlinde..

Ölügölün her tarafı adamsı tek ağaçlı toprak kümeleriyle dolu… ve topraklarda metruk tek göz evler.. kimin gelmesini istiyorsan hayâlinde, sahibi anında gelip yerleşince, kapısı camı çerçevesi kendiliğinden onarılıyor.. görüyorsun.. hiç birisinde perde yok hiç birisinin kapısında kilit yok.. oralara yerleştirdiğin dostlarına arkadaşlarına sevdiklerine gidebilmen için, kendi kuyundan inip, onun kuyusundan çıkman gerekiyor ki gün ışığını görebilesin!..

Bugün aklıma ilk gelen, ve karşı eve yerleşen komşuma gittim ziyarete.. sinirliydi biraz.. hiç balık tutamamış.. “nasıl olur yahu.. balık kaynıyor göl ama bir tanesi oltaya yakalanmadı” diye anlattı dertli dertli..  demek ki iyi olmuş  balıkların kulağına fısıldamam.. dikkat edin komşum sizi yer demiştim bu sabah yemlerini verirken!!.. ben de sıvadım paçalarımı yanına oturup suya sarkıttım ayaklarımı, “ hadi anlat” dedim.. “neyi” dedi.. “burası ölügöl.. burası hayâl ettiğin müddetçe yaşayabildiğinin kanıtı olan adacıktaki mülkün!..
neyi istersen istediğin şekle sokup anlatabilirsin!! .. sadece “gerçek” leri anlatma..  gerçekler ağır gelir batırır hayâl adasını” dedim!!.. “ o zaman sen anlat” dedi.. “tamam ama yarın” dedim… yarın anlatırım!.
Burada hiç “yarın” olmadığını bilmeyen komşuma.

Daha çağıracaklarım var.. ve olmalı!… Hiç tükenmemeli gelmesini istediklerim.. yüreğimin düşündükleri ve çağırdıkları, duyarlar beni bundan hiç şüphem yok.. isimleri burada yazılsa da yazılmasa da!.. Nihan gelemez meselâ annesi babası geldi yanına… belki Lodoscum gelir bir akşam lodosla beraber.. Yoğunbakımda olan anacığına bakmaktan harap olan Anjelika gelmeli… dinlenmeli.. Dağ başlarında aradığı evin yerine koyar mı acaba Tufan görse bu tek göz odayı… ama eminim yeni şiirlerine gebe Newbahar görse bayılır.. Ustacım olmadan olmaz! bazı konularda gerçekten ustaya ihtiyaç duyabilir gelenler belli mi olur :)) sonra Çağla da hazır gelmişken, çağlalar açmadan!!.. Ama en çok en çok gelmesini istediğim benim sufim.. Dileğim.. inanıyorum çağırışımı duyuyordur gelecektir.. Yakamoz olur mu ölügölde Esin'im bilemem ama gezegenim ay tüm haşmetiyle aydınlattığında ortalığı, sen yanımda ol ki yakamozlar seni kıskansın..

Odaların biri de mutlaka öğretmenler odası olmalı Arzu.. ki, vefa yoklaması yapabilelim her sabah Nalân'la… daha,  kısa ya da uzun tatilden dönecekler var yolu gözlenen!! Belki briç kulübü kurarız ha Alizafer?? belki ben de öğrenirim briçi.. Ve.. ne zaman gece olsa hatırladığım Leyâl.. adının gece ışığı olduğunu bildiğimden değil.. el ayak çekilince, ölügöl kıyısında fısıldaşmak için..
Ağacı bol ama "Çınar" yok meselâ!! gelişiyle "Nur" yağacak olanlar var!! Ve, olmazsa olmazım, yanına mutlaka iki eserini alıp gelecek eminim Ecem!. Sönmez mutfağın herkesi doyuracağından eminim ben korkunuz olmasın!!..

Bilmem ki acaba gelirler mi yolları kardan kapananlar?? bir saksafon sesinin büyüsü ile roman yazan Evren?? yurt dışında olup beni özleyenler?? Sayfamda sadece gözlerinin izini gördüklerim!!
Düşüncemde çağırsam onlar da gelirler mi??

İşinden alıkoyar mıyım acaba, kap fotoğraf makineni gel, yeni doğan mutluluğumuzu çek desem? "

Yok hayır unutmadım... belirtmediğimi düşündüklerinizi.. istedim ki onlar da kendilerini belirtsinler!

Bu resim kalkmaz bu sayfadan!..

Nedenini sorgulamadığım bir kalabalık arıyor gönlüm ilk defa

bu yıl .. bu ay!.  






37 yorum:

aysema dedi ki...

Gözlerimin izini bırakıp gitmeden Sufi'yi diledim ben de, telefonuma yanıt alamadım, tekrar aramaya cesaret edemedim, gelsin dileğinizi yineledim sessizce ve gitmeden öğretmen odasını kokladım özlemle...
Yüreğinize sağlık sevgili öğretmenim.

ayferbilici dedi ki...

Müthişsiniz:)

Balık tutamam ve tutmayı hayal edemem. Ama baktım çoktan kolları sıvamış, kulübenin duvarlarına lodosun resmini yapmaya başlamışım.
Hayır resim de yapmam ama bir değil mi ki hayal etme hürriyetim var, öyleyse ne gam diyorum:)
..
Siz orada bir an bile yalnız kalacağınızı düşünüyseniz gördüğünüz üzere aldanmışsınız:)

Newbahar dedi ki...

Burdayım, kapı açıktı daldım içeriye. Gel diyen bir ses vardı hiç duymadığım.
Perdesiz camlar yağmurlardan bulanık. Ben yağmurlu bir günde gelmişim meğer. Nev/baharın üzerinden hiç gitmeyen yağmur...
Gelen giden çok olmuş belli. Birtek toz bile yok tahta iskemlede.
Her şeyi düşünmüşsünüz, bomboş bir kağıt ve kalem...
Şimdi balık tutamayan adama bakıp bende sallıyorum oltamı hayatı resmedeceğim satırlara.

Arzu Sarıyer dedi ki...

Sevgili öğretmenim ;her zaman,ne zaman istersen ...hep,daima.Çağırdıkların arasında olmak ne büyük mutluluk ,sizi çok seviyorum Canım Öğretmenim.Selamlar.

NzlGl dedi ki...

Sevgili Gülsen hocam, siz uzun zamandır gecenin bir köründe gözümü pat diye açtığımda yanımda olanlardansınız:)(Hiç duymamış olsam bile) sesinizin o hafifliğiyle bana konuşanlardansınız.
Siz 'gel ' demişsiniz emin olun ikiletmem bile:))))
Hem ben orada son nefesime kadar kalmaya bile gönüllüyüm:)))
Sevgilerimle , iyi haftalar dilerim,,,

gülsen VAROL dedi ki...

Ben de aradım defalarca Sufi'yi sevgili Aysema cevap alamadım.. beni arayacağına inanıyorum.. tek tesellim bu..
Güzel gözlerinin izini yazıya çevirmen sevindirdi beni..
Bundan sonra yoklamada nâmevcut olmayacağına sevindim!! :))

gülsen VAROL dedi ki...

Güzel bir oyun bu sevgili Lodoscum.. Katılmana sevindim. Gerçekten insan hayâl ettiği müddetçe yaşıyor. Duvarlara yap lodosun, fırtınanın, aşkın, ihanetin resimlerini.. fırça senin elinde!! istediğini fırçalayabilirsin :)))))))))

gülsen VAROL dedi ki...

yani sevgili Alizafer!!.. bari cevap verseydin kuralım mı kurmayalım mı kulübü???

gülsen VAROL dedi ki...

Ohhh... sevgili Newbaharım.. senin olduğun yerde kağıtların boş kalacağını hiç sanmıyorum.. Hayâl gücünün sınırları yok biliyorsun zorlamaya da gerek kalmıyor.. Ne iyi ettin de geldin.. :)))

gülsen VAROL dedi ki...

Sevgili Arzu'm zaman zaman seni karşımda bildiği halde sorulan soruyu cevaplayamayan ürkek bir öğrencime benzetiyorum.. Öğretmenler odasını düzenle istediğin gibi.. hadi bakalım :)))))

gülsen VAROL dedi ki...

Nazlımmmm... hangi şehirdesin onu bile bilmem ama bu yorumları yazdığın yerde bak mail adresim var oraya yaz istersen .. hiç bir şey yapamasak bile "ya sen gel ya beni oraya aldır" diye şarkı söyleriz!! :)))

GÜVEN SERİN dedi ki...

Yeni bir uygarlık doğuyor; güzel,büyülü ve huzuru arayan bir uygarlık...

Sibel Demirel dedi ki...

Yüreği güzel insan,
nasılda etkiledi yazınız her zamanki gibi ruhumu...gözlerim aradı adımı,kıskandım yalan değil adı yazılanları...sonra duydum siteminizi ta içimde,sadece gözlerimin izini bırakıp gitmeme dair...Kaybetmiş olduğum yüreğimi dillendirememekti oysa nedeni sadece...Sessiz ama hep yanınızdayım...Çağırdıklarınızın arasında olduğumda koşup gelirim mutlulukla,ışığınızla aydınlanmaya,sohbetinizle doymaya...sizi seviyorum.

gülsen VAROL dedi ki...

Senin sessiz ziyaretlerini yazılı hale getirebilmen için senin gibi medeni insanları uyaran bir uygarlık bu sevgili Güven!! :))) Ne iyi ettin de geldin.

gülsen VAROL dedi ki...

O güzel gözlerin izi silinecek gibi değil Sibel.. bir gün gözbebeklerine bakarak konuşmak ve seni dinlemek istiyorum..

nihansu dedi ki...

Huzur buldum yazınızda, huzur buldum bu inanılmaz güzel hayalde... Keşke gerçek olabilse ama olsun hayallerde bile huzur bulabiliyorsak bu da yetmez mi?

Ama yanıldınız Mamyciğim, ilk fırsatta yanınızdayım, mekan inanın hiç farketmiyor. Özellikle bu ay, bu yoğun ilgi ve kalabalıkta benim de bir iz'im olsun istiyorum, güzel, hatırlanası anılar ve iz'ler...

Sizi çok seviyorum.

gülsen VAROL dedi ki...

neler neler... sanaldan gerçeğe dönüştü sevgili nihansu'm.. sonra yine neleri neleri gerçeğe yakıştıramayıp uzayın boşluklarına yolladık.. bundan sonraki yazım için iyi bir konu başlığı ilham ettin bana.. "sanaldan gerçeğe dönüşenler"!! :)))
Sanki (gerçek) kapı çalınacak ve açınca karşımda seni bulacakmışım gibi bir his var içimde :)))

Akgül Çubukçu dedi ki...

Nasıl duygulandırdı yazınız beni, anlatamam. Gözlerim doldu, ağlamaklı oldum. Oraya gitmeye, doğanın kucağına atmaya kendimi, ne kadar ihtiyacım var, nasıl da anlıyorsunuz halimi?

Kelimeler düğümlenip kalıyor sanki, ne desem duygularımı anlatamayacakmışım gibi... Sadece çok çok çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız Gülsen öğretmenim, iyi ki varsınız...

gülsen VAROL dedi ki...

Bak sevgili Anjelika.. şöyle düşün, sizler olmasanız, sizleri sanal ya da gerçek tanımamış olsam, ben, tek başıma, kim için iyi ki var olabilirim???

rakiip dedi ki...

Sevgili gülsen hocam,ölü göle gelebilmek için neler vermezdim,bu hayatın lanet gerçeklerine prangayla bağlanmış şu kolumu bile kesmezmiydim.Ama ölügöl senin gölün,sana ait,ben ancak ölügölü bir romana döktüğünde orda olurum diye düşünüyorum.Ben ölü gölü canlısından daha çok sevdim hocam lütfen uzun uzadıya bize anlat.

gülsen VAROL dedi ki...

Ben, siz olmadan ne yapayım ölügölü sevgili ustacım? Sizler olmadan ne yapılır orada bilemem ki!! Zaten neyi ve kimi düşünsem, bakıyorum orada yanıbaşımda..
Ne roman olur ne gerçeğe benzer.. Hayâl de kuramazsa insan, bu yaşam neye benzer??

Esin Bozdemir dedi ki...

Buradaki ay bile bir başka aydınlatıyor ormanımızı!.ölü göle yansıyan ışıklar şimdi her birimizin yüzlerinde!..bembeyaz orkideler birer tablo gibi gölün üzerinde... pırıl pırıl dupduru bir göl bu!suyun dibinde yüzeyi yumuşak renkli çakıltaşları var!.her ayağımı suya deydirdiğimde bir ses duyuyorum karşı kıyıdan!.. çakıltaşlarından yaptığı evinden bizlere tebessümle el sallıyor!duru yüzlü, aydınlık adam!..bizler de karşıdan el sallıyoruz uzaktaki tüm dostlara!..

Bu perde hiç kapanmasın ve bu masal hiç bitmesin Gülsen Hocam... ben yıldızdan taçlar koydum başlarımıza :)) izlerimiz hiç silinmesin diye!..ve burayı, buradaki dostları, tüm ambiyansı çok sevdim..

Yüreğinize sağlık,
Sevgilerimle, iyi haftalar dilerim...

gülsen VAROL dedi ki...

O bizim tanışmamıza vesile olan aydınlık yüzlü ve yürekli adamı, ağabeyimi anman duygulandırdı beni Esin'im.. Çocukça saçmalık kabul edilmeyişine seviniyorum bu hayâl mi desem yoksa hayâlden öte ütopya olan yazılanlara..
Tek tek her zaman düşündüklerim var, ama ilk defa hepsini, hepimizi birlikte anmak ne kadar farklı ve değişilmez güzellikte anlatamam..
ANLAYAN ve masalıma iştirak edenlere sonsuz sevgilerimle sarılıyorum..

Yaşamın kıyısında dedi ki...

O resim zaten kalkmasın oradan, çünkü ben de orada yaşamanın nasıl huzurlu bir şey olacağının hayalindeyim.
Sufim'le ne yazık ki bende irtibat kuramıyorum ama iyi olduğunu tahmin ediyorum, ama sadece bu bir temenni mi? önsezi mi?
Ve
insanı alıp götüren müthiş bir yazı, yüreğine sağlık güzel öğretmenim.

tufan dedi ki...

Bu gece kesin rüyalarıma girer eminim.. Bensiz olmazdı orası, çatlardım hasetimden yoksa, dağ başı yanlızlıklarının aynasıdır ölügöl, ne romanlar, ne şiirler yazılırdı kuru yapraklara, olsaydı da tek oda olsaydı, benim gönlümde saraydı..

Teşekkür ediyorum sevgili hocam konuk ettiğiniz için, umutlarım zenginleşti sayenizde..

Saygılar sevgiler..

nalan dedi ki...

Yine geç kalmışım okumaya 24 yorum yazılıp onaylanmış bile:(
Hiç adetim değildi eskiden geç kalmak,unutmak,kaçırmak. Çok sık olmaya başladı son yıllarda.
Kulübeleri barındıran bir çok adacık olduğunu okurken hemen rezervasyon yapmam lazım sağ başında (veya biraz uzağında ,çünki bir de düşünmeden söyleme ,yazma kötü huyları da başladı unutkanlığın yanısıra)derken yerimin çoktan ayrılmış olduğunu okuyup seviniverdim:))

gülsen VAROL dedi ki...

"Nur" yağacak demiştim!!! :)) geç olsun güç olmasın sevgili Nur'um..
Sufi'mle konuştum.. o bir savaşçı!

gülsen VAROL dedi ki...

Senin yazılarındaki ifade ne kadar içten ve doğal sevgili Tufan.. Bugüne kadar yapmacık olan güzel olması için gayret sarfedilen bir tek kelimeye bile rastlamadım.. Tıpkı kişiliğin gibi insana huzur veren yazılarını seviyorum.
Dost meclisinin Sensiz olması ne mümkün?

gülsen VAROL dedi ki...

Ah Nalân hocam... sen benim, blogdaki ilk üç gözağrımdan birisin.. Sanaldan gerçeğe dönensin.. Meslekdaşımsın.. Sanatkârsın..
Seni unutmak, kendimi unutmakla eşdeğer bilesin.

LEYAL ÖZKAN dedi ki...

GÜLSENCİĞİM, NEFİS FANTASTİK BİR ÖYKÜYE BAŞLADIN..BİLMEM FARKINDA MISIN ?
O RESMİ İLK GÖRDÜĞÜMDE, PUSLU ,GİZEMLİ DURUŞU İLE BENİ İÇİNE ÇEKMİŞTİ ZATEN .. ŞAŞKIN BAKINIYORDUM Kİ, SEN YETİŞTİN İMDADIMA...ŞİİR GİBİ USLUBUNLA BENİ PEŞİNDEN SÜRÜKLEDİN..BANA BU BÜYÜLÜ MASAL DÜNYASINDA YER VERDİĞİ İÇİN TEŞEKKÜRLER..
GERÇEKLERDEN O KADAR BOĞULMUŞTUM Kİ...İÇİMDEKİ ÇOCUK ZIP ZIP ZIPLAMAYA BAŞLADI ...YALNIZ BU DÜNYADA '' MASAL MASKESİ ''ALTINDA ..ÇOK DERİN ....ÇOK ANLAMLI OLAYLAR YAŞANACAĞINI HİSSETMEK FARKLI BİR HEYECAN...VE MERAK UYANDIRIYOR BENDE... GÜLSENCİĞİM ,SENİN 'ÖLÜGÖLDE' OLMANIN BİR NEDENİ OLMALI.. SANA ANLATACAĞI ÇOK ŞEY VARDIR DİYE DÜŞÜNÜYORUM.....
SİHİRLİ KALEMİNDEN BAKALIM NE İNCİLER DÖKÜLECEK....
ESKİ YILLARDA ADIMIN ANLAMINI SORDUKLARINDA 'GECELER '...DERDİM.
KARANLIKTAN ÜRKTÜĞÜMÜ BELLİ ETMEDEN...İLERLEYEN YILLARDA NE ZAMAN AYNI SORUYU SORSALAR YALNIZ 'GECELER' DEĞİL, 'MEHTAPLI GECELER' DİYE CEVAPLAMAYA BAŞLADIM....
GÜLSENCİĞİM BEN '''GECE'''....HER GECE ÖLÜGÖLÜN KIYISINDA ORTALIK SAKİNLEŞTİĞİNDE, AY IŞIĞI İLE EL ELE KEŞFETTİĞİMİZ SIRLARI, GİZLİ GÜZELLİKLERİ SANA FISILDAYACAĞIZ.
ENGİN HAYAL GÜCÜN....GÜÇLÜ KALEMİNLE MUCİZELER YARATACAĞINDAN EMİNİM..

LEYAL

gülsen VAROL dedi ki...

VAY.. VAY.. VAY!!... Ne yaptın Leyâl sen??? Benim kıytırık hayâl gücüme ne muhteşem anlamlar yükledin.. yücelttin!!
Sen gel yeter ki, biliyorsun şef olmadığında, orkestra eserleri icra edemez.. Sen, müstesna fikirlerinle bana şef ol.. Bak o zaman neleri keşfederiz :)))

nalan dedi ki...

Leyal'in yorumunu okurken ben de vaaaay dedim de yanıttaki vayları görünce de keyiflendim. Haklı ayol eveeet kesinlikle''ENGİN HAYAL GÜCÜN....GÜÇLÜ KALEMİNLE MUCİZELER YARATACAĞINDAN EMİNİM.. ''

gülsen VAROL dedi ki...

Nalân hocam... yani seni tanımasam, benimle kafa bulduğunu düşünebilirim...:))Bugün Leyâl'le bir saat telefonda konuştuk o Ankara'da.. ve bu fantastik dediği öyküye aslında o itti beni.. Ölüdeniz'in muhteşem sükûn veren manzarasını görüp havasını teneffüs ettikten sonra bu resmi gördüğümde, aynı esintiyi hissedince adını ölügöl koydum.. yarısı gerçek yarısı hayal herkesin hikâyelerinden demetler sunmak istiyorum...

Adsız dedi ki...

Bir yoklama var ise eğer Ruhgezini'nin gözleri burada.

gülsen VAROL dedi ki...

Beklediklerimin arasında idin.. bunu bildiğine eminim yoksa yoklamada 'mevcut' görünmek istemezdin!! :)) çağır ne kadar birlikte olmak istediğin varsa ölügöle.. bulduğunla yetinmek yok..çünki umduğun gerçek oluyor..
hoşgeldin.

aylintoygun dedi ki...

Bir ses duydum içimde. Sizin fısıltınızmış..Ben sayfanızda göz izi bırakanlardanım sanırım..Ama biliyorum geldiğimi bildiğinizi. Sizi sevdiğimi bildiğinizi ve beni vediğinizi biliyorum herşeye rağmen.. Eski dostlar, hala hayatımda olanlar ve hiç tanışmadıklarımla güzel bir masala yattım. Uyandırmayın beni :)

gülsen VAROL dedi ki...

Seni, "herşeye rağmen" olmadan sevdiğimi biliyorsun sevgili Aylin'im.. Eski dostsun sen.. blogcudan bu yana.. ilk gözağrısı denen !! Ne iyi ettin de geldin.. masalımıza bir peri kızı gerekiyordu !! :)))