27 Nisan 2015 Pazartesi

benzerlik..

Mami  Cafe..
 
Hoş geldiniz Mami' nin Cafe' sine!.. 
Burada her şey bedava..:)) Bulacağınızı umduğum huzur için, buyurun.. şöyle geçin..
Ve okuyun duygularımı.. hissettiklerimi, kızgınlığımı, saklı üzüntülerimi.. yani kısaca beni..  bir gitar virtüözünün çaldığı La paloma eşliğinde.. 
 

Çünki olmayacak şeylere gülüyorum yine bu aralar. Hadi hep beraber gülelim!!.. :)
Sizce, arabasına alkollü binip hız denemesi yapan ve masum insanların ölümüne veya yaralanmasına sebep olan direksiyondaki 
eşşek mi suçlu, yoksa eşeğe alkollü binip arabalarla yarışmaya kalkan ve hızlanması için devamlı sopa vurunca, son hızla koşturan eşeğin sırtından karayoluna düşüp kafası kolu kırılan insan görünümlü eşşek mi? Muhteşem benzerlik!! ne dersiniz?

Haberin altında ise kimseyi ilgilendirmeyeceği düşünülen minik kısa bir haber.. "Euro 3.bin liraya dayandı..".. güler misin ağlar mısın??

Bir gazetede olsun, ya da bir blog sayfasında, güncel konularla ilgili fikirleri ve yorumları okumak hoşuma gidiyor. İnsanların karakterlerini analiz etmeme, haklarında fikir sahibi olmama, bir okuyucu olarak bazılarını bağrıma basıp, bazılarını da silip unutmama yardımcı oluyor..

Ancak, devamlılık arzeden aynı tip yazılar, (ister siyasi olsun ister ekonomiyle ilgili olsun veya dini konular içersin farketmiyor) zoraki ciddiyet ve tekdüzelik içinde, bir süre sonra o yazı beni sıkıyor. İlk belirti olarak şöyle göz atlayışları ile tarayıp okur gibi yapıyorum.. Sonra içeriğinde değişim olmadığını anlayınca da devam etmekte ısrarcı olmuyorum..

Çünki, canım biraz soluklanmak istiyor.. Dinlenmek.. Şöyle bir çay molası!.. üç dakikalık da olsa bir teneffüs!.. beni düşündüren ve biraz da sıkan onca yazıdan haberlerden TV denen faciadan sonra, biraz da gülümseten bir-iki satır.. Hani, gölgeli bir hamakta hafifçe kestirmek gibi..  Hele de ciddi ortamlarda bulunma mecburiyetinde olanlar ve bunalanlar için masum bir kaçamak!..  Okur, işte böyle bir köşe ya da sayfa arıyor bloglarda gazetelerde.. Boşa değil, hoşa giden vakitlerde, zihninde bir tebessüme yer vermek için.

Romantizmin artık pek rağbet görmediği bu çağda, bu tip yazılar yazanlara her ne kadar uzaylı muamelesi yapılsa da, ben yine de arada sizlere bir kaçamak sunmaya ve demli bir çayın veya köpüklü bir kahvenin hazzını verecek yazılar yazmaya çalışıyorum..  Bazı haberleri okurken ve yazarken de, bazen gülmekten yazacaklarımı şaşırıyorum..  Tıpkı yazıma başladığım haberdeki gibi..
 
Ufak bir ayrıntı var tabii.. direksiyondaki kaza yapınca, kazada hurdahaş olan araba, sahibini bırakıp çekip gidemiyor.. Ama eşek, sırtında taşıdığından bir de sopa yiyince, adamı yerde bırakıp çekip gidiyor!..
Ders verir gibi!!
             
Sizlere de, okurken ve yaşarken, gülebileceğiniz, kısa bir zaman diliminde bile olsa sıkıntılarınızı unutacağınız olaylar yaşamanızı diliyorum..

Eğer bunu gerçekten siz de istiyorsanız, ve dinlediğiniz müzik de sizi dinlendirdi ise, geçerken, ya da yolunuz düştüğünde, veya aklınıza geldiğimde ..  beklerim "Maminin kafesi"ne.. :)





 

14 yorum:

GÜVEN SERİN dedi ki...

Keyifle okudum; teşekkür ederim..

nihansu dedi ki...

Canım Mamim... Benim nefes alma alanım, molam, en güzel en duygusal misafirliğim bu sayfa... Sadece içerik değil, sizin kendinize özgü sunuşunuz, fotoğraflar, müzikler, sözler ve anılar ve yazılanlar, tüm içtenliğiyle duygular...
Hep bu "cafe" de kalmak isterim, hep ağırlanmak... Güldürürken duygulandıran bir kalemin gücü hakkında konuşulabilir mi? Siz yeter ki yazın hep yazın ben hep müdaviminiz olacağım.

gülsen VAROL dedi ki...

Bu fotoğrafı bana sen yollamıştın Nihan. Bugün ne olacağı meçhul bir neticeyi öğrenmeye giderken, belki dönüş gecikir ya da mümkün olmaz diye sayfamın girişini değiştirdim. SEN ve tüm sevdiklerim hep bu gönül kafesine uğrasınlar diye.. :))

gülsen VAROL dedi ki...

Teşekkürler Güven.. yine beklerim :))

deeptone dedi ki...

heh heh çok tatlı yaaa nerde ki bu mami cafeee nerde çekildi foto yaa :)

bugün tanıttığım roman sizin ilginizi çeker inanın. romanınızı andırıyor konu açısından. :) yine bir blogçu arkadaşımız. sizin romanın köy versiyonu gibi :)

gülsen VAROL dedi ki...

Bu fotoğrafın Ülkemde olmadığı kesin sevgili deeptone.. Yoksa cinsiyeti çağrıştırdığını düşünüp kapatırlardı yobazlar!

nihsnsu dedi ki...

Cevap vereyim istedim fotograf Ankara'da cekildi, isyerimin hemen yaninda, yemekleri enfes ve firsat buldukca gidiyorum ve hep aklima siz geliyorsunuz.

gülsen VAROL dedi ki...

İnanılacak gibi değil.. Ankara'da neden götürmedin beni oraya ?? cevap ver!! :) Gerçekten şaşırdım çünki..ve daha çok sevdim burayı şimdi..

deeptone dedi ki...

hımm ev yemekleri demek kiii :)

Recep Altun dedi ki...

Merhabalar.

Yazınızı büyük bir keyifle ve gerçekten zevk alarak okudum. Kaleminize ve yüreğinize sağlıklar dilerim.

Yazınızdaki şu tespitinize aynen katılıyorum: "...Okur, işte böyle bir köşe ya da sayfa arıyor bloglarda gazetelerde... Boşa değil, hoşa giden vakitlerde, zihninde bir tebessüme yer vermek için..."

Bizler ne yapıyoruz blog sayfalarımızda? Söylemeye ne hacet, zaten ortada.

Selam ve dualarımla.

gülsen VAROL dedi ki...

Bilgili ve aklı başında bir milletken ne yazık ki çağın modasına uyan yeni nesil yüzünden ki her birimizin çocukları veya torunları oluyor bu nesil, maalesef vurdum duymaz.. hazıra konan.. duygudan uzak.. saymakla bitiremeyeceğim negatif bulduğum davranış ve kabullenişler içinde olan bir topluma dönüştük. Kılavuzu karga olan bir toplum olduğumuzdan burnumuz maalesef b.ktan kurtulmaz oldu Recep bey.

gülsen VAROL dedi ki...

Sevgili deeptone.. bak sayemde güzel bir yer öğrendin.. açıkçası ben de yeni öğrendim.. Gidersen beni hatırla ve afiyet olsun..

gülsen VAROL dedi ki...

Nihan.. bir gidişinde değişik görüntüler alıp bana yollamanı istiyorum.. sadece manzara olarak.. lütfen :) :)

Nihansu dedi ki...

Ankara'ya geldiginizde mutlaka ama mutlaka gidecegiz söz.... Ve en kisa zamanda yeni fotograflar iletecegim.