1 Nisan 2015 Çarşamba

Maviye iz süren... diyor ki..

Şiirlerini beğeniyle takip ettiğim sevgili Gülsen Varol öğretmenimizin okuduğum ilk romanı. Kendisinin daha önce yazdığı ilk romanı ise, Albümdekiler ismini taşıyor.

Cehennem Deresi, bu isme sahip bir mahalle sakini olan, hain bir pusuda yaşamının gidişatı tamamen değişen Ercan'ın zorlu yolculuğu ile başlıyor. Geride kalan babası Erhan, onunla yolları kesişen Aysel, aşkın ince sızısını onda bıraktığı Nihan ve diğer kahramanların içine dahil olduğu olaylarla sürüyor.



Yaşamamızın ortası, bir çizgi ya da bir dere ile ayrılır sanki. Derenin bir kenarında bizim hayallerimiz, beklentilerimiz; öteki kenarında ise, olacakların olduğu, insan gücünün yetersiz kaldığı yazgının getirdikleriyle varlığını idame ettirmeye çalışan benliğimiz yer alır. Aşkın kuşattığı esrik düşleri derenin karşı tarafında, uzağımızda bırakırken; derenin öteki tarafında aşka, güzelliğe hep hasret kalarak, yüzleşiriz gerçeklerle.. Dere akar gider, dinlemez, beklemez. Onun yansımasında kah olmak istediğimiz ben' i görürüz, kah gerçekten var olduğumuz, şartların, tercihlerin, kararların içinde beliren suretimizi görürüz. Bu gördüğümüz, yaşadığımız cehennemdeki Gayya Kuyusu' nu andırır kimi zaman. Zira insan aklına, hayaline sığmayacak öyle çetin olaylar yaşar ki, gerçek yaşamda doğup büyüdüğü, anılarını bıraktığı bir mahalle adı olan cehennem deresinde gerçek hayatta boğuştuğunu görür. İrkilir, sarsılır. Ah minel aşk, bir hıçkırık olarak kalır. Ercan ve Nihan'ın aşkı da yazgının büyük gücüne karşı direnebilecek midir? Yoksa aşk, yanık bir türkü olup, günümüzde de yaşanmadığı, özlem duyulduğu şekilde Kaf Dağı'nın arkasında mı gizlenecektir?

Gülsen Varol, çağımız insanının, gerçekler, düşler arasında beliren handikapını kahramanların yaşadığı olaylarla birleştiriyor. Ve bunu sade, duru ve içten bir üslupla aktarıyor.

Maviye İz Süren

*****

Benim içimden gelen kelimeleri içimde tutmama imkan yok sevgili dost.. Onlar coştuğu an, coştuğu şekli ile sahibine ulaşamazsa eğer içime yayılan kederi sana anlatmam mümkün değil. İşte aynen böyle oldu.. O müstesna, oku oku doyamadığım bloğundaki  bana ayırdığın sayfaya yazdıklarım da "kaydet" butonuna bastığım anda silinip gidince..
Neden?..  bu derecesi ölçülemeyen üzüntüme sebep ne, biliyor musun?..  çünki bir daha aynısını ASLA tekrar yazamam.. Hatta o an kuyu dibine değer kelimelerimin kovası su tükendiği için.. O gün bir istisna yaşadım tekrarlamaya çalıştım hafızamdan kopye çekerek .. ama o da silinince.. muhabbete nazar değdiğine bir kere daha inandım çaresizce!! :)

Kitabımın tanıtımındaki değişik sunum için, güzel yüreğinden defalarca öpüyorum güzel maviizim..

gülsenvarol

6 yorum:

Mehmet Bilgehan Merki dedi ki...

Kitabınızı Mart ayı içinde bitirdim. Sırası gelince blogda tanıtımıyla yer alacak. Ancak blogda yazamayacağım notlarım olacak. Belki mail ile..
Sevgiler, saygılar.

gülsen VAROL dedi ki...

Sevgili Mehmet Bilgehan, sizin yorumlarınızın sayfamda yer alması bana daima gizli bir gurur kaynağı oldu. Sizin derya gibi aklınıza hayran olduğumdan ve okumaya olan düşkünlüğünüzü bildiğimden..
Şimdi nasıl merak içinde beklemekteyim o gizli yorumunuzu ve de sayfanızda yer vereceğinizi söylediğiniz tanıtımınızı ANLATAMAM.
Yorumlar daima yoluma tutulan ışık olduğu için, ister övgü yüklü olsun, isterse yol gösterici tenkitlerle, kabulümdür.. Teşekkürlerimle.

maviye iz süren dedi ki...

ben teşekkür ederim, güzel kalbinize en güzel sevgileri bırakıyorum..
kaleminizden dökülenler hep ulaşsın bize..

gülsen VAROL dedi ki...

Maviizim.. doğruluğundan şüphe etmediğin ilgim ve sevgim, bugüne kadar iradem dışı hareket eden duygularım.. Ve beni hiç yanıltmadı. :))

nihansu dedi ki...

Çok güzel ve farklı bir yorumdu...

gülsen VAROL dedi ki...

Ben hep farklıları sevdim!! :)